Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde yorgunluğun egzersiz kapasitesine ve vücut kompozisyonuna etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKÇE DURMAZ

Danışman: Pınar ERGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kanser hastalarında yorgunluk yaygın bir semptomdur. Akciğer kanseri hastalarında komorbiditenin ağırlığı ve tütün kullanım öyküsü sebebiyle kanser ilişkili yorgunluk daha şiddetli ve daha yüksek oranda görülmektedir. Fakat bu konuyla ilgili gerek akciğer kanseri hastalarında sağkalımın kısıtlılığı gerekse yorgunluğun subjektif bir semptom olması ve kesin bir değerlendirme aracının bulunmaması sebebiyle bu konuda yapılan araştırmalar yetersizdir. Bu nedenle çalışmamızda küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) tanılı hastalarda kanser ilişkili yorgunluğun egzersiz kapasitesi ve vücut kompozisyonu ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif kesitsel bir çalışma olarak planlandı. Çalışmamıza 15.06.2022-15.03.2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde takip edilen evreden bağımsız KHDAK tanısı alan; çalışmaya dahil edilmeden önce RT (radyoterapi), KT (kemoterapi), immünoterapi almamış ve akciğer kanseri sebebiyle opere olmamış, hastalar dahil edildi. Kanser ilişkili yorgunluk Edmonton Semptom Değerlendirme Skalası, yorgunluk şiddeti tek ögeli yorgunluk taraması ile iyilik hali ise ECOG (Eastern Cooperative Oncology Group) performans skalası ile değerlendirildi. Egzersiz kapasitesinin belirlenmesinde artan hızda mekik yürüme testi (AHMYT) kullanıldı. AHMYT referans değerleri; hastaların yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksine (VKİ) göre 1449.701 - (11.735 × yaş) + (241.897 × cinsiyet) - (5.686 × VKİ) (erkek cinsiyet =1, kadın cinsiyet= 0) formülü ile hesaplandı. Hastaların vücut kompozisyon ölçümleri biyoelektriksel impedans analiz yöntemi (BİA) ile yapıldı. Bulgular: Çalışmaya 30 hasta dahil edildi. Hastaların 27'si (%90) erkek, 3'ü (%10) kadındı. Yaş ortalaması 62,3 bulundu. Hastaların %3,3'ü (n=1) evre I, %16,7'si (n=5) evre II, %46,7'si (n=14) evre III, %33,3'ü (n=10) evre IV'tü. Tek ögeli yorgunluk taramasına göre olguların %36,7'sinde (n=11) yorgunluk saptanmazken, %20,0'sinde (n=6) hafif, %23,3'ünde (n=7) orta düzeyde ve %20,0'sinde (n=6) şiddetli düzeyde yorgunluk görülmektedir. Tüm hastaların AHMYT ortalama mesafesi 304 m, beklenen AHMYT yüzde değeri %38,3 ortalama vücut kitle indeksi (VKİ) değeri 24,9 kg/m 2 idi. Edmonton Semptom Değerlendirme Skalası toplam skorları 0 ile 64 arasında değişmekte olup ortalama 19,77±16,40 idi. Edmonton Semptom Değerlendirme Skalası sonuçlarına göre en sık görülen semptom sıhhat halindeki bozulmalar iken, bunu sırasıyla yorgunluk, nefes darlığı, anksiyete, depresyon ve uykuya meyil, iştahsızlık, ağrı ve bulantı takip etmekteydi. Hiç tedavi almamış hastalardan oluşan çalışma grubumuzda sıhhat hali ve yorgunluk yakınması en fazla olan hastaların anksiyete ve depresyon durumlarının da daha bozuk olduğu sonucuna ulaşıldı. AHMYT, beklenen AHMYT (%) ölçümü ile Edmonton Semptom Değerlendirme Skalası puanları arasında negatif yönlü ilişki saptanmıştır (p<0,05). Edmonton Semptom Değerlendirme Skalası toplam değeri ile VKİ arasında ilişki saptanmamıştır. ECOG performans skalası ile AHMYT, beklenen AHMYT(%) ölçümü arasında negatif yönlü ilişki saptanmıştır (p<0,01). KHDAK tanılı hastalarda evre ile AHMYT arasında negatif yönlü ilişki saptanmıştır. Tek ögeli yorgunluk taramasına göre olguların VKİ ölçümleri arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Tek ögeli yorgunluk taraması sınıflandırılmasına göre; şiddetli yorgunluk saptananların VKİ orta düzeyde yorgunluk saptanan olgulardan daha düşüktü (p<0,05). Yağsız vücut kitle indeksi (YVKİ) ve AHMYT ile yorgunluk düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamızda küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanılı hastalarda kanser ilişkili yorgunluk ve egzersiz kapasitesi arasındaki ilişki yorgunluğun değerlendirilmesinde kullanılan ölçeğe göre farklılık göstermektedir. Tek ögeli yorgunluk taramasına göre kanser ilişkili yorgunluk egzersiz kapasitesinin bir belirleyicisi değildir. Yeni tanı KHDAK'nde yorgunluk ve vücut kompozisyonu ilişkisi şiddetli yorgunluk saptanan hastalarda daha belirgindir. Bu sonuçlar KHDAK'li olguların yönetiminde bütüncül yaklaşım noktasında yorgunluğun değerlendirilmesinin önemini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: KHDAK, kanser ilişkili yorgunluk, egzersiz kapasitesi, vücut kompozisyonu