Genç erişkin hemorajik inmeli hastalarda anormal elektrokardiyografik bulguların 28 günlük mortalite ve nörolojik iyileşme üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENES ŞİŞMAN

Danışman: Özgür SÖĞÜT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Hemorajik inme, nörojenik miyokardiyal etkilenmeye bağlı elektrokardiyografik (EKG) değişikliklerle seyredebilir ve kötü klinik sonlanım ile ilişkilidir. Ancak genç erişkin hemorajik inme hastalarında, başvuru EKG anormalliklerinin ve spesifik olarak frontal QRS-T (fQRS-T) açısının 28 günlük mortalite ve nörolojik sonlanımla ilişkisini değerlendiren çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı; acil tıp kliniğine hemorajik inme ile başvuran genç erişkin hastalarda, başvuru anındaki anormal EKG bulgularının ve fQRS-T açısının 28 günlük mortalite ve nörolojik sonlanım üzerindeki prognostik değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem Bu çalışma, 01.07.2020-30.06.2025 tarihleri arasında acil tıp kliniğine başvuran genç erişkin (18-55 yaş) hemorajik inme hastaları üzerinde yürütülen tek merkezli, retrospektif bir kohort araştırmasıdır. EKG bulguları ve fQRS-T açısı, hastaneye başvuru anında elde edilen 12 derivasyonlu standart EKG kayıtları üzerinden değerlendirildi. Beyin hasarının düzeyini ve nörolojik iyileşmeyi (engellilik) değerlendirmek için Glasgow Outcome Skalası (GOS) kullanıldı. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı olan ya da komada kalan hastalar immobile (GOS 2–3), normal yaşantısına dönebilen ya da bağımsız olarak günlük aktivitelerini sürdürebilenler ise mobil (GOS 4–5) olarak tanımlandı. Hastalar, sağ kalanlar ve sağ kalmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Ayrıca, sağ kalan hastalar beyin GOS'a göre mobil ve immobile olarak iki subgrupa ayrıldı. Gruplar arasında demografik ve klinik özellikler ile anormal EKG bulgularının sıklığı ve fQRS/T açısı değerleri karşılaştırıldı. Çalışmanın birincil sonlanım noktası anormal EKG bulgularının 28 günlük mortalite ve nörolojik sonlanım ile ilişkisinin belirlenmesidir. Çalışmanın ikincil sonlanım noktaları ise saptanan bu anormal EKG bulgularının sıklığı ve dağılımının incelenmesi ile ölçülen fQRS-T açısının 28 günlük mortaliteyi predikte etmekteki rolünün incelenmesidir. Bulgular Çalışmaya dahil edilen 322 hastanın 135'i (%41,9) kadın, 187'si (%58,1) ise erkek idi. Hastaların medyan yaş değeri 47 yıl (IQR: 42,0 – 52,0) idi. Hastaların %70,2'sinde (n = 226) başvuru EKG'sinde en az bir anormal bulgu mevcuttu. Hastaların 28 günlük mortalite oranı %15,5 (n = 50) oranı olarak bulundu. 28 günlük takip sonrasında hastaların %25,0'i (n = 68) ise immobil idi. Sağ kalan hastalar (n = 272) ve sağ kalmayan hastalar (n = 50) kıyaslandığında; yaş ve cinsiyet dağılımı benzerdi (p = 0,555 ve p = 0,344). Hipertansiyon varlığı, mortaliteyle ilişkiliydi (p = 0,033). İmmobil hastalarda yaş medyan değeri (51,5; IQR: 46,0 - 54,0) daha yüksek idi (p <0,001). En az iki kanamayı barındıran miks tip hemoraji, sağ kalmayanlarda daha sık görüldü (p <0,001). Posterior sistem kanamaları mortalite ile ilişkili (p = 0,006), midline shift ise kötü nörolojik sonlanımla ilişkiliydi (p<0.001). İntraventriküler yayılım ve ödem varlığı hem sağ kalmayan hastalarda (p <0,001 ve p <0,001) hem de immobil hastalarda (p = 0,004 ve p <0,001) daha sık idi. Hunt-Hess ve Fisher skorları, sağ kalmayan ve immobil hasta gruplarında daha yüksek ortalamaya sahipti (tümü p < 0,001). Sağ kalmayan ve immobil hasta grubunda anormal EKG bulgusu varlığı daha sık saptandı (p<0,001, p = 0,038). Artmış fQRS-T açısı, mortalite ve kötü nörolojik sonlanım ile ilişkiliydi (p < 0,001 ve p = 0,002). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ilk başvuruda düşük GKS skoru (aOR 1,473), anormal EKG bulgusu varlığı (aOR 4,97) mortalitenin; yüksek Hunt-Hess skoru (aOR 3,205) ise kötü nörolojik sonlanımın bağımsız prediktörü olarak saptandı. Sonuç Çalışmamız, genç erişkin hemorajik inme hastalarında anormal EKG bulgularının ve düşük GKS skorunun mortalitenin; yüksek Hunt-Hess skorunun ise kötü nörolojik sonlanımın bağımsız prediktörleri olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca artmış fQRS-T açısı da kötü nörolojik iyileşme ile doğrudan ilişkilidir. Sonuç olarak invaziv olmayan, hızlı ve düşük maliyetli bir araç olan EKG'nin acil servis pratiğinde geleneksel skorlamalarla birlikte değerlendirilmesi riskli hastaların öngörülmesinde klinisyene önemli bir destek sunabilir. Anahtar Kelimeler Hemorajik inme, genç erişkin, elektrokardiyografi, frontal QRS-T açısı, klinik sonlanım