Erişkin çölyak tanılı hastalarda klinik, serolojik ve patolojik bulguların değerlendirilmesi; 3.basamak tek merkez deneyimi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GONCA KARAKAN
Danışman: Banu BÖYÜK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çölyak Hastalarının tanı konulma süreci ve takibinde dikkat edilmesi gereken parametreler hakkında farkındalık yaratmak; klinik, biyokimyasal, serolojik ve histopatolojik bulgularını ve merkez deneyimlerimizi paylaşmak amaçlı çalışmamızı planladık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji polikliniğine 2017-2022 arasında başvuran ve takibi polikliniğimizden yapılan 18 yaş üstü, çölyak tanılı, histopatolojik örneklemesi yapılmış 228 hasta dahil edilmiştir. Hastaların başvuru semptomları, eşlik eden hastalıkları, laboratuvar parametreleri, serolojik ve histopatolojik parametreleri değerlendirildi. Bulgular: Çölyak hastalığı (ÇH) tanılı 228 hasta ile yapılan çalışmamızın %69.7'si kadın, %30.3'ü erkekti. Yaş ortalaması 39.3412.45; vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 23.373.11 olarak saptandı. Çölyak tanı süre ortalamasının ise 7.02 yıl olduğu görüldü. Eşlik eden hastalıkları açısından incelendiğinde; %14.9 ile en sık tiroid hastalıklarının eşlik ettiği ve bunu %7.9 ile osteoporoz, % 6.6 ile romatolojik hastalıkların takip ettiği görüldü. 228 hastanın %70.6'sında atipik ÇH bulundu. Tipik ÇH olanların atipiklere göre boyları daha kısa (p=0.025), anti t-TG IgA değerleri anlamlı olarak (p=0.044) daha yüksek saptandı. Histopatolojik Marsh sınıflandırması ile anti t-T IgA yüksek pozitiflik arasında anlam olduğu görüldü (p<0.001). Hemoglobinin, t-TG IgA yüksek pozitif olan grupta daha düşük saptanması anlamlı olarak görüldü (p=0.024). Anti t-TG IgA yüksek pozitifliğinin saptandığı hastalarda %77.8 oranında Marsh 3C olarak raporlandığı ve bunun istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p=0.029). Sonuç: Çalışmamızda ÇH'nın erişkin yaş grubunda sıkça atipik bulgu ve semptomlarla da karşımıza çıkabildiği gösterilmiştir. Bu çalışmada hastaların kliniği, laboratuar parametreleri, serolojileri ve histopatolojik bulgularının zincir halkaları gibi birbirine bağlı olduğunu ve takiplerinde de bu parametrelerin değerlendirilmesinin ne denli önemli olduğunu farkettik. Ülkemizde ve dünyada erişkin ÇH ile ilgili çok çalışma olmaması nedeniyle çalışmamızın bu anlamda literatüre katkı sağladığını düşünmekteyiz.