Femur başı avasküler nekrozunda hiperbarik oksijen tedavisi öncesi ve sonrasında diffüzyon ağırlıklı görüntüleme ve klinik iyileşmenin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MÜZEYYEN KALKAN
Danışman: Ali KOÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Femur başı avasküler nekrozu (FBAN) özellikle genç bireyleri etkileyen ciddi ağrı ve fonksiyon kaybıyla giden bir hastalıktır. Tedavide ana amaç femur başının şekil bozukluğunu önlemek ve dejeneratif süreci geciktirmektir. Bu sayede total kalça artroplastisi (TKA) gecikmekte ve morbiditeyi azaltmaktadır. Erken evre FBAN'de direk grafinin normal olması tanıyı ekarte ettirmemektedir. Sintigrafi tetkiki erken FBAN'de önemli bilgiler vermekle birlikte sensifitesinin yüksek spesifitesinin düşük olması ve çok küçük lezyonların gözden kaçabilmesi nedeniyle magnetik rezonans görüntüleme (MRG) tetkiki FBAN tanısında altın standart olarak kullanılmaktadır. Difüzyon MRG, konvansiyonel MRG dışındaki mekanizmalar kullanarak dokuların mikroskopik düzeyde incelendiği bir yöntemdir. En sık kullanım alanı santral sinir sistemi olmakla birlikte bir çok hastalığın tanısında kullanılmaya başlanmıştır. Tedavide cerrahiye alternatif tedavi yöntemleri araştırılmaktadır. Bunlardan birisi de Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT) dir. Biz bu çalışmamızda difüzyon MRG'nin femur başı avasküler nekrozlu hastalarda tanı, evreleme ve HBOT sonrası takibine katkılarını göstermeyi amaçladık. Ayrıca Hiperbarik oksijen tedavisi sonrası klinik iyileşmesyi ve Difüzyon MRG ile bu iyileşmenin korelasyonunu değerlendirmek istedik. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Şehir hastanesi Radyoloji Kliniği'nde Kasım 2016 – Nisan 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Hastanemiz Hiperbarik Oksijen Tedavisi Ünitesine avasküler nekroz ön tanısı ile başvuran hastalara tedavi öncesi ve tedaviden 3 ay sonra rutin kalça MRG protokolüne ek Difüzyon Ağırlılı Görüntüler (DAG) alındı. Hastalar faz dizilimli sargı kullanılarak 1,5 T süper iletken MR sistemi (Signa Excite II, GE Medical Systems, Milwaukee, USA) kullanılarak incelendi. Tüm görüntüler kontrastsız elde olundu. ADC(Apparent diffusion coefficien) haritaları aksiyel imajdan Advantage workstation, release 4.1; GE Medical Systems yazılımı kullanılarak otomatik olarak hazırlandı. ROI' nin şekli önemsenmeksizin nekroz alanını kapsayacak şekilde ölçüm yapıldı. Kontrol grubunda ADC ölçümü 31 femur başından 1 cm' lik ROI yerleştirilerek yapıldı. Toplamda 19 hasta 31 AVN' li femur başı çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalara 30 seans HBOT uygulandı. Tedavi öncesinde ve sonrasında hastalara Vizüel Analog Skala (VAS) değerlendirme formu ve Harris'in Kalça skoru formu uygulandı. İstatistiksel analizde IBM SPSS 23.0 Trial versiyon analiz paket programı kullanıldı. Bulgular: 19 hasta toplam 31 FBAN'lı kalça çalışmaya dahil edildi. 19 hastanın 11'i erkek, 8'i kadındı. 12 hastada bilateral tutulum vardı. Etyolojide 1 hastada femur boyun kırığı, 13 hastada steroid kullanımı varken 5 hasta idiopatikti. Olgular ARCO sınıflamasına göre 4 evreye ayrıldı. 2'si evre 1, 16'sı evre 2, 6'sı evre 3 ve 7'si evre 4'tü. FBAN'un tedavi öncesi ADC değeri 1713,87 iken tedavi sonrası ADC değeri 1651,71'di. ADC değerinde hafif düşüş izlenirken anlamlı değildi. Kontrol grubu ADC değeri 232,96 idi. FBAN'lı kalçalrın ADC değeri kontrol grubuna kıyasla anlamlı artış göstermekteydi. Tedavi öncesi evre 1, 2 ,3, 4 te ADC ölçümü sırasıyla 1571 ±417, 1633±388, 1748±230, 1907±254 idi. Evre arttıkça ADC ölçümlerinin hafif arttığı görüldü. ADC değerleri tüm evreler de birbirleriyle tek tek kıyaslandı. Evre 1 ve evre 4 arasında ve evre 2 ile evre 4 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Diğer evreler arasında anlamlı fark saptanmadı. Tedavi sonrası ADC ölçümü sırasıyla 1630±451, 1593±390, 1727±172, 1729±322 di. Tedavi sonrası Evre 1 olan hastalarda ADC değeri hafif artmışken; evre 2, evre 3 ve evre 4 te hafif azalmıştır. Ancak istatistiksel olarak anlamlı değildir. 31 kalçadan nekroz alanları koronal planda tek tek ölçülmüştür. 30 lezyonda nekroz alanında değişiklik saptanmamışken, 1 lezyonda nekroz alanının arttığı saptanmıştır. 31 kalçada tedavi öncesi VAS ortalaması (VAS 1) 5,81 iken tedavi sonrasında VAS ortalaması (VAS 2) 3,61 dir. Harrisin Kalça skoru (HKS) tedavi öncesinde 53,87 iken tedavi sonrasında 67,6 dır. Her iki değerlendirmede istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuç: FBAN'da ADC değerleri kontrol grubuna göre anlamlı artış göstermektedir. Evre arttıkça ADC değerinde hafif artış görülmekte evre 4 ile erken evre AVN arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır. HBOT sonrası ADC değerlerinde düşüş saptanmakla beraber istatistiksel olarak anlamlı değildir. 1 kalça hariç tüm olgularda tedavi sonrası nekroz alanında değişim saptanmamıştır. Tedavi sonrasındaki VAS ve HKS'de anlamlı iyileşme saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Femur başı avasküler nekrozu, HBOT, ADC haritası, MRG