Kronik obstrüktif akciğer hastalığı atağı ile hastanemize başvuran ve yatışı gereken hastalarda bronşektazinin atak sıklığı, şiddeti ve yatış süresine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM TÜRKEŞ
Danışman: Nesrin KIRAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ: KOAH genellikle tehlikeli parçacıklara veya gazlara maruz kalmanın neden olduğu, persistan respiratuar semptomlar, hava akımı sınırlaması ve solunum yolu ve/veya alveoler anormallikler ile karakterize olan yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH hastalarının yaklaşık %30-40'ında görülen ancak birlikteliğinin nedenleri henüz net olarak ortaya konmamış olan bronşektazi varlığında hastaların solunum fonksiyonlarında ciddi bozulma, yıllık alevlenme sayılarında ve alevlenme ağırlığında artış, potansiyel patojen mikroorganizma tespitinde artış (özellikle Pseudomonas aeruginosa) görülmekte ve tüm bu nedenlere bağlı daha yüksek morbidite ve mortalite söz konusu olmaktadır. Çalışmamızın amacı KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye yatırılan hastalarda bronşektazinin görülme oranını saptamak, bronşektazi birlikteliğinin KOAH atak sıklığı, şiddeti ve yatış süresi üzerine bir etkisinin olup olmadığını belirlemek ve radyolojik olarak tespit edilen bronşektazinin tipi ve yaygınlığı ile güncel KOAH rehberlerinde tanımlanan fenotipik yaklaşıma dayalı yeni KOAH gruplarına katkı sağlamaktır. MATERYAL VE METOD: Çalışmamız hastane tabanlı, tek merkezli olan prospektif kesitsel bir çalışmadır. Haziran 2019 – Ekim 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde KOAH alevlenme ile yatırılan 50 hasta çalışmamıza dahil edildi. Çalışmamıza dahil ettiğimiz hastalar bronşektazisi olan ve olmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların sosyodemografik özellikleri, rutin kan tetkikleri, kan gazları, balgam kültür sonuçları, toraks bilgisayaralı tomografi değerlendirmelerine göre Smith Skorları ve Modifiye Reiff Skorları, EKG ve EKO tetkikleri, solunum fonksiyon testleri, CAT ve mMRC skorları, GOLD evrelemesi, yatış süresinde aldıkları medikal tedaviler, oksijen tedavileri ve mekanik ventilatör uygulamaları kayıt altına alındı. Hastaların KOAH ve eşlik eden komorbid hastalıklarına yönelik aldıkları medikal tedaviler kayıt altına alındı. Hastalar evde uzun süreli oksijen tedavisi ve non-invaziv mekanik ventilasyon kullanımı ile ilgili sorgulandı. Hastalar taburculukları sonrasındaki ilk 6 aylık dönemde alevlenmeler yönünden prospektif olarak poliklinik ve telefon vizitleri ile takip edildi. BULGULAR: Çalışmamız %28'i (n=14) kadın, %72'si (n=36) erkek olan toplam 50 olguyla yapılmıştır. Çalışmaya katılan olguların yaşları 48 ile 91 arasında değişmekte olup, ortalama 70,02±10,27 olarak saptanmıştır. Çalışmaya katılan 50 hastanın %44'ünde (n=22) bronşektazi eşlik etmekteydi. Bronşektazinin daha çok tübüler tipte (%68) olduğu, yerleşim yerinin daha çok alt loblarda (%36) ve bilateral (%55) olduğu saptanmıştır. Bronşektazisi olan olguların VKİ değeri bronşektazisi olmayan gruba göre düşük saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Bronşektazi varlığına göre olguların Anthonisen Sınıflamasına göre sınıf sayısı yükseldikçe bronşektazi görülme oranının düştüğü saptanmıştır (p=0,007; p<0,01). Bronşektazisi olan olguların CAT ve mMRC skoru, bronşektazisi olmayan olgulara göre yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Ortalama CAT skoru bronşektazili olgularda 31,36 iken bronşektazisi olmayan olgularda 22,82 idi. Ortalama mMRC skoru bronşektazili olgularda 2.91 iken bronşektazisi olmayan olgularda 2,11 idi. Son 12 ay içerisindeki KOAH semptomlarının şiddetlenmesi nedeni ile toplam acil servis başvuru sayısı (p=0,005; p<0,01) ile KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye ve yoğun bakım ünitesine yatış öyküsünün olması bronşektazisi olan olgularda olmayanlara göre daha yüksek oranda saptanmıştır (sırasıyla p=0,001; p<0,01 ve p=0,020; p<0,05). Bronşektazisi olan KOAH hastalarının GOLD evrelemesine göre hastalık evresinin bronşektazisi olmayan hastalara göre daha ileri evrede (daha çok evre D) olduğu saptanmıştır (p=0,017; p<0,05). Bronşektazisi olan olgularda pulmoner hipertansiyon görülme oranları, bronşektazisi olmayan olgulara göre daha yüksek saptanmıştır (p=0,006; p<0,01). KOAH alevlenme dönemlerinde bronşektazisi olan olguların olmayanlara göre kan tetkiklerinde CRP değeri daha yüksek (p=0,001; p<0,01), albumin, hemoglobin ve hematokrit değerleri ise daha düşük saptanmıştır (sırasıyla p=0,001; p<0,01; p=0,015; p=0,026 p<0,05). Bronşektazisi olan olguların balgam kültüründe üreme olması daha yüksek oranda saptanmıştır (p=0,041; p<0,05). Bronşektazisi olan olgularda KOAH alevlenmesinin daha şiddetli olduğu, hastanede toplam yatış süresinin bronşektazisi olmayan olgulara göre daha uzun seyrettiği ve taburculuk sonrasında ilk 6 ay içerisinde yeniden KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye yatış gereksiniminin daha sık görüldüğü saptanmıştır (sırasıyla p=0,006; p=0,003; p<0,01, p= 0,034; p<0,05). Bronşektazisi olan olgularda semisolid/ subsolid nodül, tomurcuklanmış ağaç görüntüsü, hava hapsi, trakeobronkomalazi, aort kalsifikasyonu, pulmoner arterde çap artışı, konsolidasyon, atelektazi, mukus tıkacı, trakeal divertikülü ve bronşiyal genişleme görülme oranı, bronşektazisi olmayan olgulara göre daha yüksek saptanmıştır (sırasıyla, p=0,001; p=0,001; p=0,006; p=0,032; p=0,001; p=0,005; p=0,001; p=0,001; p=0,001; p=0,032; p=0,001; p<0,05). Bronşektazisi olan hastalar kendi içinde değerlendirildiğinde bronşektazi türü, yerleşim yeri ve yaygınlığı ile bakılan diğer parametreler arasında anlamlı ilişki saptanan bulgu olmamıştır. SONUÇ: KOAH hastalarında bronşektazi sıklıkla görülen bir komorbidite olup bu hastalarda alevlenmeler daha sık görülmekte ve daha şiddetli seyretmektedir. Bu durumun bronşektazisi olan KOAH'lı hastalarda artmış havayolu inflamasyonuna bağlı olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda radyolojik olarak bronşektazi tipi ve yaygınlığı ile KOAH alevlenme sıklığı veya şiddeti ilişkili bulunamamış olsa da bununla ilgili yapılacak yeni çalışmalar ile güncel KOAH rehberlerinde tanımlanan fenotipik yaklaşıma dayalı yeni KOAH fenotiplerinin tanımlanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: kronik obstrüktif akciğer hastalığı, bronşektazi, alevlenme