Acil seviste pulmoner emboli tanısı konulan hastalarda laktat ve laktat klirensinin mortaliteyi öngörmedeki yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAVUZ SELİM BENZER

Danışman: Gülşen ÇIĞŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Laktat düzeyi tansiyon ve nabız gibi vital bulgular normal olsa dahi dolaşım bozukluğunun erken belirteci olarak önemli bir yere sahiptir. Yükselmiş laktatın mortalite tahmininde anlamlı olması, laktat düzeyi normal veya normale yakın olan hastalarda laktat klirensini daha ön plana çıkarmıştır. Bu bağlamda ülkemizde ve dünyada pulmoner emboli tanısı almış hastalarda laktat klirensinin mortaliteye etkisi üzerine çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmada amacımız, hastanemize başvuran 18 yaş üstü pulmoner emboli tanısı alan hastalarda laktat ve laktat klirensinin erken ve geç dönem mortalite ile ilişkisini araştırmaktır. Sonuçlarımızı PE'li hastaların mortalite tahmininde kullanılan skorlama sistemleri ile karşılaştırmayı planladık. Gereç ve Yöntem: Prospektif kesitsel olarak tasarlanan bu çalışma 01 Eylül 2020 – 01 Ağustos 2021 tarihleri arasında, T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'nde yapıldı. Acil servise başvuran ve pulmoner emboli tanısı alan hastalar çalışmaya alındı. Hastaların risk faktörleri, vital bulguları, laktat (geliş ve 2. saatte) düzeyleri, toraks BT anjiyografi görüntüleri, ekokardiyografik görüntülemeleri incelendi. Elde edilen verilerilerle hastaların PESI skorları hesaplandı. Hastalar, hastane yatışları ve taburculukları sonrası da takip edildi. PTE tanısı aldıktan sonraki süreçte hastaların 24 saatlik, 7 günlük ve 30 günlük sağ kalım oranları hastane bilgi yönetim sistemi ve Sağlık Bakanlığı Ölüm Bildirim Sistemi kullanılarak bulundu. Olumsuz sonlanımlar hastaların kayıtlı telefon numaraları aranarak doğrulandı. Mortaliteyi öngörmede laktat düzeyi ve laktat klirensinin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı değerlendirildi. Bulgular: PTE tanısı konulan 119 hastadan 77 hasta çalışmaya alındı. Olguların, 51'ini (%66.2) kadın hastaların oluşturduğu, ortalama yaşın ise 71.8 (±14.6, min. 35 – max. 96) olduğu görüldü. Hastaların 54 tanesi (%70.2) sağ kalırken, 23'ünde (%29.8) 30 gün içinde eksitus gerçekleşti. PESI, PE'li hastalarda mortaliteyi öngörmede anlamlı bulundu (p:0.002). PESI skorlamasının ROC eğrisi analizinde EAA 0.703 (%95 GA: 0.586 – 0.820) olarak hesaplandı. Hastalardan başvuru sırasında alınan 0. saat laktat düzeyi ve 2. saat laktat düzeyi, PE'li hastalarda 30 günlük mortaliteyi öngörmede sırasıyla p:0.009 ve p:0.002 ile anlamlı bulundu. Hastaların 0. saat laktat değeri için yapılan ROC eğrisi analizinde EAA 0.688 (%95 GA: 0.552 – 0.824) olarak hesaplandı. Hastaların 2. saat laktat değerleri için yapılan ROC eğrisi analizinde ise EAA, 0.722 (%95 GA: 0.586 – 0.857) büyüklüğünde bulundu. Laktat klirensi için yapılan istatistiksel analizler sonucunda PE'li hastalarının 30 günlük mortalitesini öngörmede laktat klirensinin anlamlı olmadığı görüldü (p:0.290). PESI, 0. saat laktat ve 2. saat laktat değişkenlerinin ROC curve eğrileri arasında mortaliteyi öngörmede anlamlı fark bulunamadı. Mortalite zamanında ise PESI skorlaması p:0.598 ile moralite zamanını tahmin edemiyorken, 0. ve 2. saat laktat düzeyleri mortalite zamanı ile korele bulundu (p:0.001, p:0.001). Sonuç: Acil serviste PE tanısı alan hastalarda plazma laktat düzey yüksekliğini mortalite ile ilişkili bulundu. Çalışmamızda PE'li hastalarda laktat klirensi mortalite ile ilişkili değildi. PE'li hastaların mortalite tahmininde plazma laktat düzey ölçümleri ile PESI skorlaması arasında anlamlı bir fark yoktu. Anahtar Kelimeler: Akut pulmoner emboli, laktat klirensi, mortalite, PESI