Kolorektal adenokarsinomda mikrosatellit instabilite durumunun tümör tomurcuklanması ve histopatolojik paremtereler ile olan ilişkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, MOLEKÜLER ONKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UĞUR TOPAL
Danışman: Mustafa DUMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada kolorektal adenokarsinom kanserli olgularda mikrosatellit instabilite (MSİ) durumunun tümör tomurcuklanması ve histopatolojik parametreler ile olan ilişkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza koloerektal kanser nedeniyle küratif cerrrahi tedavi uygulanan hastalar dahil edildi. Hastalar MSİ durumuna gruplandı. MSI'nın Değerlendirilmesi: İmmünhistokimyasal olarak kullanılan dört markerın (MLH1, MSH2, MSH6, PMS2) herhangi birinde tam kayıp olması (negatif) MSI lehinde değerlendirildi. Bu dört markerda ekspresyon kaybının görülmemesi (tümör hücrelerinde nükleer boyanmanın olması) mikrosatellit stabilite (MSS) olarak kabul edildi. Gruplarda olgulara ait demografik, klinik ve patolojik verileri incelendi. Bulgular: Çalışmamıza toplam 268 hasta katıldı. MSİ kabul edilen 32, %11,9 hasta vardı. MSS hastalar Grup 1; MSİ hastalar Grup 2 olarak adlandırıldı. Yaş ortalaması Grup 2'de daha küçüktü (61,4 vs 55,9 p: 0,034). Çekum (%5,9 vs %18) ve çıkan kolon (%11,9 vs %25) yerleşimli tümörler grup 2 daha sık bulunuyordu (p:0,019). CA19.9 değeri, Grup 1'de yüksekti (144 vs 11.5 p:0,014). Tümör tomurcuklanmasın varlığı (%75 vs %62,5 p:0,133) ve Tümor tomurcuklanamsı olan hastalarda tomurcuklanma derecesi gruplarda benzerdi. Tümör grade ise Az differansiye tümörler Grup 2'de daha sık bulunuyordu (%5,5 vs %25 p:0,001).Perinöral invazyon grup 1 de yüksekti (%50,4 vs %25 p:0,007). Tümör çapı grup 2 de daha büyüktü (3,58 vs 4,35 cm p:0,007). Sonuç: MSI, KRK'de çok önemli tanısal, prognostik ve öngörücü etkileri olan önemli bir biyobelirteçtir. Çalışmamızda MSİ ile tümörlerin sağ kolon yerleşimli olması, genç hasta yaşı, düşük tümör marker düzeyi, düşük grade, azalmış perinöral invazyon ve artmış tümör çapını ilişkili bulduk. Tümör tomurcuklanmasıyla ilişkili bulmadık. Özellikle benzer evrede farklı prognoz seyreden tümörlerdeki bu farklılığı saptamak önemlidir