Sakrokoksigeal teratom nedeniyle opere edilen hastaların mesane ve bağırsak fonksiyonlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLCE KADAKAL KÖKEN

Danışman: Serdar MORALIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Sakrokoksigeal teratom yenidoğan döneminde en sık görülen germ hücreli tümör olup köken aldığı anatomik bölge nedeniyle mesane ve bağırsak disfonksiyonuna neden olabileceği düşünülmektedir. Gereç ve Yöntem: Aralık 2007-Şubat 2021 tarihleri arasında sakrokoksigeal teratom nedeniyle opere edilen 15 hasta alt üriner sistem ve bağırsak fonksiyonları açısından değerlendirildi. Hastaların tıbbi kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların mesane fonksiyonlarının değerlendirilmesi için alt üriner sistem semptomları sorgulanarak, idrar tetkiki, işeme günlüğü, üroflowmetri, üriner sistem ultrasonografisi ve basınç akım çalışması yapıldı. Bağırsak fonksiyonlarını değerlendirmek için direkt karın grafisi çekildi, kabızlık ve kontinans durumu sorgulanarak "Holschneider klinik kontinans skorlaması" uygulandı. Bulgular: Değerlendirilen 15 hastanın 4'ü (%27) erkek 11'i (%73) kızdı. Hastaların mesane ve bağırsak fonksiyonlarının değerlendirildiği yaş ortalaması 106 ay (20-181 ay) olup Altman sınıflamasına göre dağılımları 11 olgu (%73,3) Tip I, 3 olgu (%20) Tip II, 1 olgu (%6,6) tip IV sakrokoksigeal teratomdu. Üriner semptom sorgulanan Tip II sakrokoksigeal teratom nedeniyle opere edilen bir hastada yılda 1-2 kere gündüz idrar kaçırma şikayeti olduğu öğrenildi. İşeme çizelgesi incelenen 11 olguda işeme çizelgelerinde patoloji saptanmadı. Üriner ultrasonografi ile değerlendirilen olgularda üst üriner sisteme ve mesaneye ait patolojik bulgu izlenmedi. Ürodinamik incelemelerde tip IV olan hastadaki işeme fazı anormallikleri dışında patolojik bulgu saptanmadı. Üç (%20) hastada kabızlık mevcuttu. Holschneider klinik kontinans skalası ile değerlendirilen hastaların ortalama skoru 13,6 saptanmış olup, Altman tip I, II ve IV teratom olgularında ortalama skor sırası ile 13.6, 13.6 ve 14 idi. Sonuç: Altman tip I ve tip II sakrokoksigeal teratom hastalarında mesane fonksiyonları etkilenmemiş olup seride 1 tane olan Altman tip IV sakrokoksigeal teratom hastasında mesane fonksiyonlarında etkilenme saptanmıştır. Serimizde 1 Altman tip I, 1 Altman tip II ve 1 Altman tip IV sakrokoksigeal teratom hastasında saptanan kabızlık haricinde bağırsak fonksiyonu açısından anormal bulgu saptanmamıştır. Sonuç olarak Altman tip I ve tip II sakrokoksigeal teratom hastalarının öncelikli olarak noninvaziv değerlendirme yöntemleri ile değerlendirilmesi gerektiği düşünülmüştür. İntrapelvik uzanımı olan hastalarda invaziv tetkiklere ihtiyaç duyulabileceği düşünülmektedir. Sakrokoksigeal teratom nedeniyle opere edilmiş olan hastaların geç dönem takiplerinin bu bulgular ışığında planlanması gerektiği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sakrokoksigeal teratom, mesane, bağırsak, inkontinans