Perkütan koroner girişim yapılan hastalardatam kan viskozitesinin kontrast nefropatisi gelişmesi üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA KINIK

Danışman: Hasan ARI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Koroner arter hastalıkları (KAH) günümüzde mortalite ve morbiditenin en önemli nedenidir. KAH'ın en önemli tanı yöntemi koroner anjiyografi (KAG) ve tedavi yöntemi ise perkütan koroner girişimdir (PKG). Tam kan viskozitesi (TKV), kanın akışa karşı olan esas direncini ifade etmektedir. Bu direnç, kan akışı sırasında plazma proteinleri ve kan hücreleri arasındaki etkileşimden kaynaklanmaktadır. TKV'nin renal fonksiyonları etkileyebileceği çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Koroner girişimsel işlemlerin en önemli komplikasyonlarından birisi de kontrast madde nefropatisidir (KMN). KMN gelişiminin en önemli nedeni renal fonksiyonlardaki yetersizliktir. Biz de çalışmamızda perkütan koroner girişim (PKG) yapılan hastalarda tam kan viskozitesinin KMN gelişimi üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. MATERYAL VE METOD: Çalışmamıza kardiyoloji kliniğine başvuran PKG kararı alınan, hemodiyaliz veya periton diyalizi almayan, 24-48 saat içerisinde acil By-Pass planlanmayan her iki cinsiyetten 500 hasta prospektif olarak alındı. Bu hastalar elektif PKG, Non-STEMI ve STEMI hastalarından oluşmaktaydı. Çalışmaya alınan hastaların demografik, biyokimyasal ve ekokardiyografik parametreleri, PKG sırasında kullanılan kontrast madde miktarı ve işlem ile ilgili özellikler kaydedildi. Hastaların işlem öncesi hematokrit ve total protein değerlerinden TKV hesaplandı. Hesaplamada daha önceki çalışmalarda kullanılan ve kabul görmüş olan [(0,12x Hematokrit) + (0,17 x (Total Protein-2,07)] formülü kullanıldı. KMN; kontrast madde maruziyetinden 48 ila 72 saat sonra bakılan serum kreatinin seviyelerinde 0.5 mg/dl den daha fazla bir artış ya da bazal serum kreatinin seviyesine göre %25 ve daha çok artış meydana gelmesi olarak tanımlandı. BULGULAR: Çalışmaya alınan 500 hastanın 69'unda (%13,6) KMN gelişti. İleri yaş (p<0,001), düşük EF (p<0,001), düşük GFR (p<0,001) ve kullanılan kontrast ix madde miktarındaki artışın (p<0,001) KMN ile ilişkili olduğu görüldü. Hastaların 206'sına (%41,2) elektif olarak, 175'ine (%35) Non-STMİ nedeniyle ve 119'una (%23) ise STEMİ nedeniyle PKG yapıldı. STEMİ nedeniyle işlem yapılan grupta %20,2 oranında, Non-STEMİ nedeniyle işlem yapılan grupta %13,7 oranında ve elektif PKG yapılan grupta ise %10,2 oranında KMN görüldü. KMN oranı, STEMI nedeniyle PKG uygulan hastalarda, elektif PKG uygulanan hastalara göre anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,012). KMN prediktörlerinin saptanması için yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizinde düşük EF [OR:0,95 (%95 GA: 0,92-0,97); p<0,001], düşük GFR [OR:0,96 (%95 GA: 0,95-0,98); p< 0,001] ve artmış kontrast madde miktarının [OR:1,008 (%95 GA: 1,004-1,01); p<0,001] KMN gelişimini açısından bağımsız prediktörler olduğu görüldü. Hastaların tamamı incelendiğinde TKV ile KMN arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Fakat yapılan alt grup değerlendirmesinde elektif PKG hastalarında TKV düşüklüğünün KMN gelişimi açısından bağımsız bir prediktör olduğu sonucuna varıldı [OR: 0,60 (%95 GA: 0,36- 0,99); p=0,04]. STEMI ve Non-STEMI grubunda böyle bir ilişki gösterilemedi. SONUÇ: İleri yaş, düşük EF, düşük GFR ve artmış kontrast madde miktarı KMN gelişimi ile ilişkili faktörlerdir. EF ve GFR düşüklüğü ile artmış kontrast madde kullanımının KMN gelişimini öngörme açısından bağımsız prediktörler olduğu bulundu. Acil ve elektif PKG yapılan hastaların tamamı değerlendirildiğinde KMN ile TKV arasında bir ilişki gösterilemedi. Ancak TKV düşüklüğünün elektif PKG uygulanan hastalarda KMN gelişimi açısından bağımsız bir prediktör olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Perkütan koroner girişim, kontrast madde nefropatisi, kan viskozitesi