Tip 2 DM'si ve kalp yetmezliği olan hastalarda serum ürik asit seviyelerinin sglt2 inhibitörü tedavisi sonrası değişiminin sol ventrikül hipertrofisiyle ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE GÜNEŞ

Danışman: Yalçın HACIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: SGLT2 inhibitörlerinin kardiyoprotektif etkileri literatürde vurgulanmakla birlikte bu faydaların altında yatan mekanizmalarla alakalı çalışmalar hala devam etmektedir. Bu moleküllerin kronik hastalıklarda (DM, KVS hastalıkları, Metabolik sendrom) artış gösteren serum ürik asit düzeyini düşürücü etkisi potansiyel mekanizmalardan biri olarak görülmektedir. Kalp yetmezliğinde (KY) mortaliteyi artırıcı bir bileşen olarak görülen LVH (sol ventrikül hipertrofisi) ile yüksek ürik asit seviyeleri ilişkili bulunmuştur. Ürik asit düzeyindeki azalmanın olası faydaları düşünüldüğünde buna bağlı olarak LVH'da gerileme ve KY prognozunda iyileşme görülebilir. Bu çalışmada SGLT2 inhibitörlerinin serum ürik asit düzeylerini düşürücü etkisinin sol ventrikül hipertrofisiyle ilişkisini incelemeyi hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışma kesitsel, olgu kontrol çalışması olarak yürütüldü. Çalışmamıza hastanemiz Aile hekimliği, Kardiyoloji ve Diyabet/Endokrin polikliniklerinde T2DM (Tip 2 diyabet) ve KY tanılarıyla izlenmekte olup SGLT2 inhibitörü tedavisi alan 80 (40 LVH olan +40 LVH olmayan) hasta dahil edildi. SGLT2 inhibitörü tedavisi öncesi ve sonrası (min:0,5 ay-max:18 ay) biyokimyasal analizler (serum ürik asit, üre, kreatinin, eGFR) kaydedildi. İki grupta tedavi başlandıktan sonraki süreçte delta ürik asit (ΔÜA) seviyeleri karşılaştırıldı. Hastaların bilgileri Hastane Bilgi Yönetim Sistemi'nden elde edildi. Delta ÜA = Başlangıç ÜA – Tedavi başlandıktan sonraki (min:0,5 ay-max:18 ay) ÜA seviyesi Analizler için SPSS 27.0 ve 28.0 programları kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p 0.05). SGLT2 inhibitörü tedavi süresi ile ürik asit değişimi arasında anlamlı korelasyon gözlenmemiştir (p>0.05). LVH olan ve olmayan gruplar karşılaştırıldıklarında; gruplar arasında tedavi öncesi/sonrası ürik asit değerleri ve ürik asit değişimi (ΔÜA) anlamlı fark göstermemiştir (p>0.05). LVH olmayan grupta tedavi sonrası ürik asit değeri tedavi öncesine göre anlamlı değişim göstermemiştir (p>0.05). LVH olan grupta tedavi sonrası ürik asit değeri tedavi öncesine göre anlamlı düşüş göstermiştir (p=0.003). Sonuç: SGLT2 inhibitörü tedavisinin LVH' ı olan kalp yetmezliği hastalarında ürik asit düşüşü üzerine etkisi açık bir şekilde ortaya konsa da gruplar arasında ürik asit değişimi (ΔÜA) açısından anlamlı fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. LVH ile ürik asit düzeyinin ilişkili olduğu çalışmalarda gösterilse de LVH olan grupta diğer gruba göre ürik asit düzeyleri arasında anlamlı fark görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Diabetes Mellitus, Kalp Yetmezliği, SGLT2 İnhibitörleri, Sol Ventrikül Hipertrofisi, Ürik Asit