İskemik serebrovasküler olay ile risk faktörü olarak lipid düzeyleri arasındaki ilişkinin retrospektif analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET HÜSEYİN VAROL
Danışman: Ramazan KÖYLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İskemik inme, vasküler hasara bağlı olarak beynin belirli bir bölgesine serebral kan akımının azalması ve bununla birlikte akut gelişen nörolojik bozukluk şeklinde tanımlanmaktadır. Tüm inmelerin yaklaşık %80'i iskemik sebeplere bağlıdır. İskemik inmelerin en sık nedeni ise aterosklerotik plak rüptürü ya da plak üzerine trombüs eklenmesidir. Ateroskleroz, ilk oluşum evrelerinden itibaren kan lipid düzeyi ile bağlantılı bir süreçtir. Bu çalışmamızda acil serviste iskemik serebrovasküler olay tanısı konulup hastaneye yatışı yapılan hastalarda bakılan lipid düzeylerini diğer laboratuar parametleri, demografik özellikler, özgeçmiş, klinik, görüntüleme, yapılan tedaviler ve hastanın taburculuktaki durumunu incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine 2019/1 Mayıs-2020/ 1 Mayıs tarihleri arasında başvuran 18 yaş ve üzeri olgulardan iskemik serebrovasküler olay tanısı alan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya dahil edilen hastaların; demografik verileri, ek hastalıkları, kan lipid düzeyleri, diğer laboratuar parametleri, geliş Gloskow Koma Skoru (GKS), EKG ritmi, vital parametreleri, TOAST sınıflaması, NIHSS skorları, damar tutulumları, yapılan tedaviler, yatılan gün sayısı ve taburculuktaki durumu kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilme kriterlerine uyan 300 hastanın verileri analiz edildi. Hastaların 152(%50,7)'si kadınlardan ve 148(%49,3)'i erkeklerden oluşmaktadır. Hastaların genel yaş ortalaması 70,26±12,87, kadınların 72,85±11,75 ve erkeklerin 67,61±13,46 olarak tespit edildi. Yaşın klinik sonlanımla kıyaslamasında exitus olanlarının yaş ortalaması (75,72±11,95) anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi (p<0,001.Hastaların %80,7(n=242)'ninde HT, %40,3(n=121)'ünde DM, %49(n=147)'unda HL ve %41(n=123)'inde KAH mevcuttu. TOAST sınıflamasına göre dağılıma bakıldığında; büyük damar tutulumu %41,7(n=125), kardiyoembolizm %21,3(n=64), küçük damar tutulumu %33,7(n=101), diğer belirlenen nedenler %3(n=9) ve nedeni belirlenemeyenler %0,3(n=1) olarak tespit edildi. HDL ortalama değeri 39,85, klinik sonlanımı sağ olanlarda 40,16 ve ölü olanlarda 36,93 tespit edildi. HDL düşüklüğü ile mortalite arasında anlamlı negatif ilişki tespit edildi (p=0,001). NIHSS ≥20 olan hastalarda mortalite anlamlı şekilde yüksek bulundu (p<0,001). GKS 15 altında olan hastalarda mortalite anlamlı olarak yüksek tespit edildi (p<0,001). Troponin değeri yüksek olan hastalarda mortalite daha yüksek bulundu (p=0,001). Trombolitik tedavi uygulanan hastaların %33(n=32)'ünde tam düzelme ve %39(n=38)'unda kısmi düzelme gözlenirken, %16,5(n=16)'inde değişiklik gözlenmedi. Trombolitik uygulanan grupta mortalite oranı %11,3(n=11) olarak tespit edildi. Trombolitk tedavi alan hastalarda almayanlara göre klinik olarak tam düzelme anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: Düşük HDL düzeyleri iskemik inme için risk faktörü olmasının yanında mortalite artış ile de ilişkili olduğu tespit edildi. Anahtar Kelimeler: İskemik inme, lipidler, risk faktörleri, mortalite