Ankara'da bir özel hastanede SCORE Türkiye puanına göre hastaların miyokard perfüzyon sintigrafisinin (MPS) ve koroner anjiyografi sonuçlarının metodolojik incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARDI RREKA

Danışman: Metin HASDE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bulaşıcı olmayan hastalıklar içerisinde tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan iskemik kalp hastalıkları açısından koroner arter hastalığının (KAH) teşhisinde kullanılan SCORE-Türkiye puanına göre miyokard perfüzyon sintigrafisinin (MPS) KAH tanı geçerliliğinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Aralık 2023 ve Kasım 2024 tarihleri arasında Ankara'da özel bir hastanenin kardiyoloji polikliniğine başvuran ve SCORE Türkiye puanına göre yüksek veya çok yüksek riskli olarak değerlendirilen hastalar bu çalışma için hedeflenmiştir. Yüksek ve çok yüksek riskli hastalar SCORE Türkiye sisteminin hesaplanmasına göre yapılmış ve iskemi taraması için non invazif MPS testinde iskemi pozitif olarak değerlendirilen bireyler dikkate alınmış ve toplam 427 gönüllü hasta çalışma için değerlendirilmiştir. Bu bireylerin ileri tetkik olarak altın standart olan invaziv koroner anjiografi görüntüleri değerlendirilmiştir. Veri toplama kapsamındaki ilgili değişkenler hastane bilgi sisteminden elde edilmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan hastaların, kilo, boy ve tansiyonlar ölçümleri poliklinik muayene sırasında yapılmıştır. Araştırma kapsamında değişkenlere yönelik toplanan verilerin tanımlayıcı istatistiklerinin gösteriminde frekans, yüzde, ortalama standart sapma kullanılmıştır. Ayrıca gruplar da dağılımlarının gösteriminde grafiklerden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamındaki ölçütlerin KAH'ı kestirme yeteneklerinin değerlendirilmesinde duyarlılık (duyarlılık), özgüllük (spesifite), pozitif prediktif değer ve negatif prediktif değer kullanılmıştır (1, 2). Ayrıca risk skorlarının KAH'ı kestirme yeterliliğinin değerlendirilmesini ise ROC analizinden faydalanılmıştır (3). Analizler SPSS 26 yazılım aracılığıyla yapılmıştır (4, 5) Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin cinsiyet dağılımı incelendiğinde, %40,75'inin (n=174) kadın, %59,25'inin (n=253) erkek olduğu görülmüştür. Katılımcıların yaş aralığı 35-90 yıl olup, yaş ortalaması 66,04 (±9,81) yıl olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların vücut kitle indeksi (VKİ) aralığı 19,60-45,70 olup, ortalama VKİ 29,59 (±4,61) olarak bulunmuştur. Sigara kullanım durumu açısından, katılımcıların %48,48'i (n=207) sigara kullanmamakta, %51,52'si (n=220) ise sigara kullanmaktadır. Alkol kullanımı açısından ise %85,95'i (n=367) alkol kullanmamakta, %14,05'i (n=60) alkol kullanmaktadır. Beslenme türü tercihlerinde, %28,81'i (n=123) Akdeniz tipi beslenmeyi tercih ederken, %43,33'ü (n=185) karbonhidrat ağırlıklı ve %27,87'si (n=119) protein ağırlıklı beslenmektedir. Tuz kullanım durumu incelendiğinde, %25,53'ü (n=109) tuz kullanmazken, %74,47'si (n=318) tuz kullanmaktadır. Ayrıca araştırmaya katılan bireylerin kardiyovasküler klinik risk faktörleri incelendiğinde, katılımcıların %61,15'inde (n=291) hipertansiyon (HT) olduğu tespit edilmiştir. Geçirilmiş miyokard enfarktüsü (MI) oranı %18,50 (n=79) olarak belirlenmiştir. Katılımcıların %66,51'inde (n=284) hiperlipidemi, %39,11'inde (n=167) diabetes mellitus (DM), %41,46'sında (n=177) KAH öyküsü bulunduğu kaydedilmiştir. Ayrıca, %57,62'sinin (n=246) ailesel genetik risk faktörleri taşıdığı belirlenmiştir. Sistolik kan basıncı değerleri incelendiğinde, bireylerin sistolik kan basıncı aralığının 90-180 mmHg arasında değiştiği ve ortalama sistolik kan basıncının 130,09 mmHg (±15,45) olduğu saptanmıştır. Ek olarak araştırmaya katılan bireylerin kardiyo-metabolik risk faktörleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Katılımcıların LDL kolesterol değerlerinin 29,00-281,00 mg/dL arasında değiştiği ve ortalama LDL seviyesinin 122,32 mg/dL (±39,26) olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanında araştırmaya katılan bireylerin kardiyak sonuçları incelendiğinde, miyokard perfüzyon sintigrafisi (MPS) sonuçlarına göre en sık görülen bulgular %20,84 ile (n=89) apeks + anterolateral ve %20,37 ile (n=87) anterolateral defekt olarak tespit edilmiştir. Son olarak da koroner anjiyografi (KAG) bulgularına göre, katılımcıların %56,67'si (n=242) KAH'a sahip değilken, %43,33'ü (n=185) KAH taşımaktadır. Araştırmaya katılan bireylerin koroner arter girişim öyküleri incelendiğinde, katılımcıların %19,20'sinin (n=82) koroner girişim geçirdiği tespit edilmiştir. Türkiye SCORE sonuçlarına göre, katılımcıların skor aralığı 0-63 arasında değişmekte olup, ortalama skor 11,41 (±9,22) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Katılımcıların MPS testinin anjiyografik bulguları öngörme performansı incelendiğinde, MPS testinin negatif sonuç verdiği katılımcılar arasında anjiyografi sonuçlarına göre %18,6'sında (n=55) koroner darlık olmadığı (negatif), %9,8'inde (n=13) ise koroner darlık olduğu (pozitif) belirlenmiştir. MPS testinin pozitif sonuç verdiği katılımcılar arasında ise %81,4'ünde (n=240) koroner darlık bulunmamış, %90,2'sinde (n=119) koroner darlık tespit edilmiştir. Bu sonuç, MPS testinin koroner darlık bulunan bireylerin büyük bir kısmını doğru bir şekilde pozitif olarak tanımlayabildiğini göstermektedir.