Gebelerde COVID-19'un klinik özellikleri, maternal ve neonatal sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR BİROL İLTER
Danışman: Niyazi TUĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gebeliğin neden olduğu immünosüpresyon ve diyafram elevasyonu, artmış oksijen tüketimi ve solunum mukozasında ödem gibi çeşitli fizyolojik değişiklikler nedeniyle gebe kadınların koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) salgınına karşı daha duyarlı ve hassas oldukları ortaya konmuştur (1,2). COVID-19 pnömonisinin klinik şiddeti gebe kadınlarda gebe olmayan kadınlara göre daha olumsuz seyretmekte olup, oksijen ihtiyacı ve yoğun bakım ünitesine yatış oranı artmıştır. Bu artmış morbidite ve klinik şiddet gestasyonel hafta ilerledikçe daha belirgin hale gelmektedir (3). Ülkemizde COVID-19 ile mücadele önemini ve ciddiyetini korumaktadır. Gün geçtikçe etkilenen gebe sayısı artmaktadır. Çalışmamız, gebeler üzerinde yapılan çalışmaların sınırlı sayıda olması ve pandemi sürecinin devamında COVID-19'lu gebelere yaklaşım ve klinik yönetimi açısından yol göstermesi amacıyla planlanmıştır. Gereç Ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışması, SARS-CoV-2 (Şiddetli Akut Solunum Sendromu koronavirüs-2) ile enfekte gebelerin bakımında uzmanlaşmış üçüncü basamak bir pandemi hastanesi olan Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapıldı. Mart 2020 ile 11 Kasım 2021 tarihleri arasında hastaneye başvuran ve nazofaringeal sürüntünden ters transkripsiyon polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testi veya toraks bilgisayarlı tomografisi (BT) ile COVID-19 olduğu doğrulanan gebelerin verileri hastane elektronik sağlık kayıtları kullanılarak geriye dönük olarak analiz edildi. COVID-19 enfeksiyonu olan annelerin demografik ve klinik özellikleri, obstetrik sonuçları, laboratuvar sonuçları ile ilgili veriler elektronik sağlık kayıtlarından toplanmıştır. Bu çalışmanın verileri IBM SPSS Statistics 22.0 sürümü (IBM Corporation, Armonk, NY) ile analiz edilmiştir. Değişkenlerin normallik varsayımı Shapiro-Wilk testi kullanılarak kontrol edildi. Tanımlayıcı istatistikler ortalama, standart sapma, medyan, sayı ve frekans olarak kullanıldı. Kategorik değişkenleri karşılaştırmak için ki-kare testi ve Fisher's Exact Test kullanıldı. Sürekli değişkenleri karşılaştırmak için Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Mann-Whitney U testi kullanıldı. p değeri < 0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza COVID-19 tanılı 956 gebe dâhil edilmiştir. Kohortta hastaneye yatış oranı %80.5 (n=770)'dır. 1.,2. ve 3.trimesterde yatış oranları sırasıyla %68.3 (n=84), %76.5 (n=250) ve %86.2 (n=436) olup trimesterlar ile yatış oranı arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (Z = 25,48 p <0.001). Kohortta abort oranı %2,5 (n=24) ve anne karnında fetal ölüm oranı ise %0.8 (n=8) olarak tespit edilmiştir. Kohortta nazal oksijen ihtiyacı %15.5, Noninvaziv mekanik ventilasyon (NIMV) ihtiyacı %6.2, İnvaziv mekanik ventilasyon (İMV) ihtiyacı %2.5, yoğun bakım yatış ihtiyaç oranı %4.4, ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (ECMO) ihtiyacı %1, maternal mortalite %2.1 (n=20) tespit edilmiştir. Nazal oksijen ihtiyacı (p<0.001), NIMV (p<0.001), İMV (p=0.022) ve yoğun bakım yatış oranları (p=0.003) trimester artıkça anlamlı olarak artmaktadır. SARS-CoV-2 enfeksiyonu izolasyon süresinde doğum yapan 244 hasta (%23.4) bulunmaktadır. Hastaların %80.3 (n=196)'ü obstetrik nedenlerle doğum yapmıştır. 34-37 hafta arası doğum yapma oranı %11.5 (n=28), 34 hafta altı doğum yapma oranı %14.3 (n=35) saptandı. Sezaryen (C/S) ile doğum oranı %64.8 (n=158) olarak tespit edildi. Sezaryen doğumların %71.7 (n=104)'si rejyonel anestezi ile gerçekleşmiştir. İzolasyon sürecinde doğan yenidoğanların %27.5 (n=67)'inde neonatal komplikasyon, %29.9 (n=73)'unda yenidoğan yoğun bakım yatışı saptandı. Hastanemize başvuran günlük COVID-19 gebe sayısına göre 4.dalga başlangıcı olarak 1 Temmuz 2021 bulundu. 4.dalga delta varyantının dalgası olarak kabul edildi. 184 gebe (%19.2) delta dalgasında yer aldı. Delta dalga hastalarında nazal oksijen desteği (1,7 kat), mekanik ventilasyon (3,3 kat), ECMO gereksinimi (4,5 kat) ve anne ölümü (3,37 kat) daha yüksektir. Sonuç: COVID-19'lu gebelerde trimester artıkça hastalığın kliniği şiddetlenmektedir (p<0.001). Nazal oksijen ihtiyacı (p<0.001), NIMV (p<0.001), İMV (p=0.022) ve yoğun bakım yatış oranları (p=0.003) trimester artıkça anlamlı olarak artmaktadır. Delta dalga hastalarında nazal oksijen desteği (1,7 kat), mekanik ventilasyon (3,3 kat), ECMO gereksinimi (4,5 kat) ve anne ölümü (3,37 kat) daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Gebelik, Klinik Şiddet, Maternal Mortalite