Akut iskemik inme hastalarında trombolitik ve/veya trombektomi uygulamaları öncesi kan basıncı kontrolüne kadar geçen süre: Nikardipin ve lLabetalol'un karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET UYANIK

Danışman: Özgür SÖĞÜT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç Akut iskemik inme tedavisinde, trombolitik ve/veya trombektomi gibi zaman duyarlı girişimsel uygulamalar öncesinde hedeflenen kan basıncı düzeyine hızla ulaşılması, tedavi başarısını doğrudan etkileyen kritik bir basamaktır. Bu bağlamda, hipertansiyonun etkin kontrolü hem iskemik alanın genişlemesini önlemek hem de hemorajik komplikasyon riskini azaltmak açısından önemlidir. Güncel kılavuzlarda bu amaçla önerilen başlıca iki intravenöz antihipertansif ajan olan Labetalol ve Nikardipin, farmakolojik özellikleri, etki başlangıç hızları ve klinik deneyimle desteklenen güvenlik profilleri nedeniyle ön plandadır. Ancak, bu ilaçların farklı etkinlik ve güvenlik profillerine sahip olup olmadığı belirsizdir. Bu çalışmanın amacı, intravenöz antihipertansif ajanlar olan Nikardipin ve Labetalol'ün, akut iskemik inme hastalarında hedef kan basıncına ulaşma süresi, yapılacak tedaviye erişim süresi ve klinik sonuçlar üzerindeki etkinliklerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, trombolitik ve/veya trombektomi endikasyonu bulunan ve ilk başvuruda kan basıncı ≥185/110 olarak ölçülen hipertansif akut iskemik inme tanılı 34 hasta dahil edilmiştir. Hastalar, intravenöz antihipertansif tedavi olarak uygulanan ilaca göre Nikardipin (n=22) ve Labetalol (n=12) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki grup arasında demografik özellikler, vital bulgular, yan etkiler, hedef kan basıncına ulaşma süresi, yapılacak işleme ulaşma süresi, NIHSS (National Institutes of Health Stroke Scale) skoru, erken nörolojik iyileşme (ENİ) varlığı, intrakraniyal hemoraji gelişimi, hastanede kalış süresi ve mortalite oranı karşılaştırılmıştır. Bulgular Çalışmaya 23 kadın (%67,60) ve 11 erkek (%32,40) olmak üzere toplam 34 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 72,1 ± 10,7 (medyan yaş, 74,00; IQR, 63,8–79,30) idi. Nikardipin tedavisi uygulanan hastalarla karşılaştırıldığında Labetalol tedavisi uygulanan hastalarda ortalama hedeflenen kan basıncına ulaşma süresi (dk) istatistiksel olarak anlamlı daha kısa saptandı (16,40 ± 4,10 vs. 9,60 ± 4,00, p<0,001). Benzer şekilde, Nikardipin tedavisi uygulanan hastalarla karşılaştırıldığında Labetalol tedavisi uygulanan hastalarda ortalama yapılan işleme ulaşma süresi (dk) istatistiksel olarak anlamlı daha kısa idi (52,00 ± 13,60 vs. 37,90 ± 6,60, p=0.002). Ek olarak, Nikardipin ve Labetalol tedavisi verilen gruplar arasında yan etkilerden hipotansiyon, bradikardi ve taşikardi oranları açısından anlamlı bir fark bulunmadı (p=1.000, p=0.118 ve p=0.273, sırasıyla). Ayrıca, Labteolol tedavisi uygulanan hastalarla karşılaştırıldığında Nikardipin tedavisi uygulanan hastalarda ENİ oranı (%) daha düşük bulundu, ancak istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktu (40,90% vs 50,00%, p=0.610). Son olarak, gruplar arasında hastanede yatış süresi ve mortalite oranı açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı (p=0.425 ve p=0.912, sırasıyla). Sonuç Çalışmamızda elde edilen bulgular ışığında, Nikardipin ve Labetalol'ün hipertansif akut iskemik inmeli hastalarda güvenle kullanılabilecek intravenöz antihipertansif ajanlar olduğu sonucuna varıldı. Ayrıca, Labetalol ile trombolitik ve/veya trombektomi uygulamaları öncesinde hedef kan basıncına ve yapılacak işleme ulaşma sürelerinin daha kısa olması, özellikle zamana duyarlı müdahalelerin planlandığı bu hastalarda belirgin bir avantaj sağlayabilir. Anahtar Kelimeler Hipertansif akut iskemik inme, Labetalol, Nikardipin, Trombolitik/Trombektomi, ENİ