İntraservikal balon katater uygulanan gebelerde myometrial kalınlık, subpubik açı ve posterior servikal açının doğum sonuçlarını öngörmedeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LATİFE EKECAN
Danışman: Elif YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, servikal olgunlaşma amacıyla intraservikal balon kateter uygulanan gebelerde myometrial kalınlık, subpubik ark açısı (SPA) ve posterior servikal açı (PCA) ölçümlerinin doğum şekli ve süresi üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde, 15 Temmuz 2024 - 15 Şubat 2025 tarihleri arasında yürütülen prospektif tanımlayıcı bir araştırmadır. Doğum indüksiyonu kararı alınarak servikal olgunlaşma amacıyla intraservikal balon kateter uygulanan 154 primipar gebe çalışmaya dahil edilmiştir. Myometrium kalınlığı, SPA ve PCA ölçümleri transabdominal, transperineal ve transvajinal ultrasonografi ile gerçekleştirilmiştir. Hastalar doğum şekline göre Grup 1 (vajinal doğum, n=105) ve Grup 2 (sezaryen, n=49) olarak iki gruba ayrılmış; veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiştir (p 0,05). Sezaryen grubunda, balonun eksterne olmasından doğuma kadar geçen süre ile toplam travay süresi daha uzun; Bishop skoru ise anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Ultrasonografik parametreler incelendiğinde, sezaryen grubunda serviks uzunluğu daha uzun; vajinal doğum grubunda ise PCA ve SPA anlamlı düzeyde daha geniş ölçülmüştür (p<0,05). Normal doğum grubunda yapılan korelasyon analizlerinde, Bishop skoru, alt uterin segment ve anterior myometrium kalınlıkları ile travay süreleri arasında negatif yönde ve anlamlı ilişkiler belirlenmiştir (p<0,05). Lojistik regresyon analizinde, toplam travay süresi ve serviks uzunluğu sezaryen riskini artıran; SPA ve PCA ise bu riski azaltan bağımsız prediktörler olarak belirlenmiştir (p<0,05). ROC analizine göre, sezaryeni öngörmede SPA için ≤103,5°, normal doğumu öngörmede PCA için ≥92,5° ve serviks uzunluğu için ≤29,5 mm eşik değerler olarak saptanmıştır. Sonuç: Doğum indüksiyonu uygulamalarının artması ve yüksek sezaryen oranları göz önünde bulundurulduğunda, doğum sürecinin yönetiminde objektif, invaziv olmayan ve hasta konforunu gözeten yöntemlerin önemi artmaktadır. Bu bağlamda, myometrium kalınlığı, posterior servikal açı, subpubik ark açısı ve serviks uzunluğu gibi ultrasonografik parametrelerin doğum şekli ve süresi üzerinde öngörü gücüne sahip olabileceği düşünülmektedir. Bulgularımızın daha geniş örneklemli ve çok merkezli çalışmalarla desteklenmesi, bu yöntemlerin klinik kullanıma entegrasyonu açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Doğum indüksiyonu, balon kateter, myometrium kalınlığı, posterior servikal açı, subpubik ark açısı, serviks uzunluğu