COVİD 19 hastalığının klinik yönetiminde nötrofil lenfosit oranı ve platelet lenfosit oranının prediktif rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANAN DOĞAN
Danışman: Meşide GÜNDÜZÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Covid19 son yılların en büyük pandemisi olarak 2019'un sonlarında Çin'de başlayıp tüm dünyaya yayılmıştır. Hastalığın tanınması ve tedavi protokolünün geliştirilmesi için birçok klinik çalışma yapılmıştır. Hastalığın prognozunun belirlenmesinde bazı tanısal hematolojik değişiklikler belirlenmiştir. Biz de çalışmamızda hızlı, kolay ulaşılabilir bir yöntem olan hemogramdaki nötrofil, platelet ve lenfosit sayısından türetilen NLR ve PLR değerlerinin Covid19 hastalığının klinik yönetimindeki prediktif rolünü bulmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif, kesitsel, tek merkezli olarak planlandı.1 Mart 2020 ile 31 Aralık 2021 tarihleri arasında Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran kontrol, ayaktan, servis ve yoğun bakım grubu için dahil edilme kriterlerine uyan hastalar seçildi. Geriye dönük sistem üzerinden yaş, cinsiyet ve laboratuvar parametreleri belirlenen veri bilgi formuna kaydedildi. NLR ve PLR hesaplanarak 4 grup arası karşılaştırma yapıldı. Bulgular: Çalışmaya 660 hasta dahil edildi. Hastaların NLR, PLR düzeyi medyanları, kontrol, ayaktan, servis ve yoğun bakım grupları için aradaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p < 0.001). Çalışmaya dahil edilen hastaların NLR ve PLR düzeylerinin yaş, beyaz küre, hemoglobin, hematokrit, Laktat Dehidrogenaz, sedimentasyon, C-reakrif protein, D-dimer, ferritin, troponin ve prokalsitonin düzeyleri ile anlamlı ölçüde korelasyon gösterdiği gözlendi. Özellikle C-reaktif protein, laktat dehidrogenaz ve sedimentasyon, bu değişkenler arasında en yüksek korelasyon katsayısına sahipken, en düşük korelasyon gösteren parametre kreatinin idi. Sonuç: Çalışmamıza kontrol, ayaktan, servis ve yoğun bakım grupları için sırayla bakıldığında hastalığın şiddeti arttıkça NLR ve PLR ortalama değerinin arttığı görülmüştür. Ayrıca NLR ve PLR değerlerinin diğer laboratuvar parametreleriyle korelasyonuna bakıldığında kreatinin dışında diğer parametreler ile anlamlı korele bulunmuştur. Hekimlere Covid19 hastalarının klinik yönetimini değerlendirirken birinci basamakta dahi ulaşılabilir olan NLR ve PLR değerleri yardımcı olabilir. Covid19 hastalarının prognozunun belirlenmesinde, takip ve tedavi planlarının yapılmasında bu parametreler yol gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: Covid19, NLR, PLR, klinik yönetimi, prognoz, hastalığın şiddeti