ST elevasyonlu miyokard infarktüsü teşhisi ile birincil perkütan koroner girişim yapılan hastalarda ilk yatış ve 3ay kontrol değerlendirmede sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonundaki değişiklik ile monosit/yüksek yoğunluklu lipoprotein oranı arasında ilişkinin saptanması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HUDAVERDİ MERGEN

Danışman: Tolga Han EFE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Koroner arter hastalığı (KAH) ve kalp yetmezliği (KY) toplum sağlığı ve yaşam kalitesini bilhassa etkileyen ciddi klinik durumlara yol açtığından önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Kalp yetmezliğinin esas nedenlerinden biri de koroner arter hastalığıdır. KAH ve KY patogenezi, kliniği ve neden olduğu komplikasyonlarında inflamasyon özellikle dikkat çekmektedir. Aterosklerotik koroner arter hastalığın tüm aşamalarında, plak oluşumundan plak yırtılmasına kadar, inflamasyon izlenmektedir. İnflamasyon sureci kalp yetmezliğinin gelişmesinde, tetiklenmesinde ve süreğenliğinde önemli görev oynamaktadır. Tüm patolojik süreç antijen bağımlı ve bağımsız bağışıklık sistemi bileşenleri ve humoral faktörlerin iştiraki ile gerçekleşmektedir. Kardiyovasküler hastalıkların prognozu ve risk belirlenmesinde inflamasyonun katkılarını değerlendirmek için kanda tespit edilebilecek belirteçlerin arayışı sürmektedir. Maalesef bu belirteçlerin saptanılması çok maliyetlidir ve çalışmalarla sınırlıdır. Son zamanlarda görece yeni tanımlanan monosit /HDL (High-density lipoprotein, HDL; yüksek yoğunluklu lipoprotein) kolesterol (MHR, monocyte-to-HDL cholesterol ratio) oranının bir inflamasyon belirteçi olabileceği öngörülmüş ve birçok çalışmalarla da bu desteklenmiştir. Bu hematolojik belirteç kolay ulaşılabilir ve az maliyetlidir. Böylece hem zaman hem de maliyet açısından avantajlıdır. Çalışmamızda ST elevasyonlu miyokard infarktüs (STEMİ) tanısı ile kateter laboratuvarına alınan ve başarılı şekilde revaskülarize edilen hastalarda MHR ile sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonundaki (SVEF) zamanla değişim arasındaki ilişkinin saptanılması amaçlanmıştır. Çalışmaya retrospektif olarak Ocak 2017- mart 2020 tarihleri arası Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil servisine başvuran ve STEMİ teşhisi ile kateter laboratuvarına alınan ve ilk yatış ve 3 ay kontrol ekokardiyografisi olan hastalar alınmıştır. Çalışmamızın sonucunda hastaneye başvuru esnasında bakılan MHR değeri ile SVEF toparlanması arasında kuvvetli ters yönde ilişki saptandı (r= -0,83 p <0,001). Çalışmaya alınan 136 hastada SVEF'de toparlanma izlenmedi. 24 hastada %1-9 arası SVEF'de artış ve 133 hastada SVEF'de %10 ve üzeri toparlanma saptandı. Çalışmamızda infarkt ilişkili damar (İİD) dışı kritik lezyonyonun indeks ve sonraki yatışta revaskülarizasyonu SVEF toparlanması üzerinde etkisi bulunmadı (p = 0,600). Multivariate lojistik regresyon analizlerde MHR (OR 1,007, 95%CI: 1,005-1,009), maksimum troponin (OR: 1,003, 95%CI: 1,001-1,005) ve maksimum CK-MB (OR: 2,504; 95%CI: 1,169-5,365) SVEF toparlanmasının bağımsız prediktörleri olduğu tespit edildi. ROC analizinde SVEF toparlanması için MHR cut-off olarak 0,0227 olduğu saptanıldı. AUC 0,99 (0,979-1,00), spesivite %98,7, sensitivite %96,3 olarak saptanıldı (p<0,001). Sonuç olarak ilk başvuru esnasındaki MHR değeri SVEF toparlanmasını öngördürmektedir (p<0,001) . Çalışmamızda İİD dışındaki kritik lezyonların indeks ve sonraki yatışta revaskülarizasyonunun SVEF toparlanması üzerine etkisi bulunamadı (p=0,600). Anahtar kelmeler: ST elevasyonlu miyokard infarktüsü (STEMİ, ST Elevated myocardial infarction), Akut koroner sendrom (AKS), Koroner arter hastalığı (KAH), monosit / yüksek yoğunluklu lipoprotein ( High-density lipoprotein, HDL), Hipertansiyon (HT), Diyabetes Mellitus (DM), hiperlipidemi (HL), sol ventrikül remodeling (SVR)