Kliniğimizde endoskopik transsfenoidal yolla sellar bölge kitle cerrahisi uygulanan olguların retrospektif incelenmesi: 15 yıllık klinik deneyim


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERAY ÖĞÜT

Danışman: Serhat PUSAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Hipofiz bölge tümörlerinin cerrahi tedavisi bir asırdan fazla süredir uygulanmaktadır. Hatta Eski Mısır' da mumyalama prosedürleri sırasında transnazal yaklaşımlar uygulansada ilk hipofiz ameliyatı transkranial (transfrontal, transtemporal) keşif yoluyla yapıldı. Transkranial keşifle beraber, transfasial ve lateral rinotomi ile birlikte nazal ve nazal kavitelerin parsiyel rezeksiyonunu içeren transsfenoidal teknikler geliştirildi. Günümüzde endoskopik endonasal transsfenoidal cerrahisi başta hipofiz adenomu olmak üzere sellar ve parasellar bölgenin diğer tümörleri, rinore cerrahisi ve optik sinir cerrahisi gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu çalışmada, kliniğimizde transsfenoidal yaklaşımla cerrahi uygulanan sellar bölge kitle cerrahisi uygulanan 97 hastanın retrospektif incelemesi yapıldı ve literatür ile kıyaslandı. Gereç ve Yöntem Çalışmada, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahi Servisi'ne 2005 ile 2021 yılları arasında tedavi amacıyla müracaat eden, teşhis, takip ve ameliyatları burada yapılan, endoskopik transsfenoidal yöntemle sellar kitle cerrahisi uygulanan 97 hasta incelendi. Preoperatif ve Postoperatif olarak yaş, cinsiyet, semptom, tümör özelliği, tümör boyutu, görme alanı, hormonal durum, parasellar bölge özelliği (kemik yapı), durumlarıyla değerlendirildi. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) sürüm 25.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA) programı kullanıldı. VIII Bulgular Kliniğimizde 2005 ve 2022 yılları arasında opere edilen 97 hasta, 2005-2016 erken dönem (ilk grup) 35 hasta ve 2016-2022 geç dönem (ikinci grup) 62 hasta olarak iki gruba ayrılarak retrospektif çalışma ile karşılaştırıldı. Endoskopik trasnsfenoidal yöntemle opere edilen 97 hastanın 47'si (%48,5) kadın geri kalan 50'si (%51,5) erkek olarak belirlendi. Hastaların yaş ortalaması ise 49,17±17,27 olarak saptandı. Ilk grupta 19 kadın ve 16 erkek, ikinci grupta ise 28 kadın, 34 erkek belirlendi. Kadınlarda median yaş 51 erkeklerde median yaş 48 olarak belirlendi. Hastaların 84'ü (%90,3) makroadenom, 9'u (%9,7) mikroadenom olarak saptandı. İlk grupta 28 (%84,8) makroadenom, 5 (%15,2) mikroadenom, ikinci grupta ise 56 (%93,3) makroadenom, 4 (%6,7) mikroadenom saptandı. Hastaların 30 tanesinin (%30,9) Prolaktin salgılayan, 17 tanesinin (%17,5) GH salgılayan, 11 tanesi (%11,3) non-fonksiyonel iken, 11 tanesinin (%11,3) FSH salgılayan, 7 (%7,2) tanesinin ACTH salgılayan, 21 tanesinin Mikst adenom olduğu görüldü. 1 tümör tipininde germ hücre metastazı olduğu görüldü. Opere edilen hastaları Hardy sınıflamasına göre değerlendirdiğimizde 1A 2 hasta (%2,1), 1B 3 hasta (%3,1), 2A 5 hasta (%5,2), 2B 15 hasta (%15,5), 2C 8 hasta (%8,2), 3A 7 hasta (%7,2), 3B 20 hasta (%20,6), 3C 17 hasta (%17,5), 3D 6 hasta (%6,2), 4A 2 hasta (%2,1), 4 B 2 hasta (%2,1), 4D 6 hasta (%6,2) olarak hesaplanmıştır. 22 (%22,6) hastada komplikasyon görülmüştür. Bunlardan en sık olarak 11 (%11,3) hastada geçici Diabetes İnsipidus (Dİ) saptanmıştır. 80 hastanın sellar tipte, 15 hastanın post-sellar tipinde, 2 hastanın ise presellar tipte olduğu görülmüştür. Sonuç Yapılan retrospektif çalışmadaki verilerin istatistiksel değerlendirmeleri literatür ile karşılaştırıldı ve anlamlı bir fark saptanmadı, yalnız aynı kliniğin erken ve geç dönemin nüks oranında belli bir azalma görüldüğü saptanmıştır. Yıllar arasındaki farklılıklar değerlendirildiğinde opere edilen hastaların patoloji tanılarında disfonksiyonel adenoma sayısının azalarak fonksiyonel adenom sayısının arttığı görülmektedir. Semptom olarak bakıldığında günümüzde başağrısı şikayetinin geçmiş dönemlere göre arttığı tespit edilmiştir.