Hemorajik inme geçiren hastalarda poststroke epilepsi gelişiminde rol oynayan faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CELAL İLKER BAŞARIR

Danışman: Gençer GENÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ İnme, farklı nedenlerle erken ve geç dönemde hastanın nöbet geçirmesine neden olabilir. Hemorajik serebrovasküler hastalıklarda (HSVH) nöbet gelişimine neden olan faktörler konusunda fikir birliği bulunmamaktadır. Çalışmamızda, HSVH sonrası poststroke epilepsi (PSE) gelişmesinde etkili olabilecek faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmamızda Ocak 2017 – Ocak 2021 tarihlerinde Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği'nde HSVH tanısıyla izlenen hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler (cinsiyet ve yaş) ile eşlik eden hastalıklar kayıt edildi. Hematom lokalizasyonları derin supratentoriyal (putamen, talamus ve diğer bazal çekirdekler dahil), lober (subkortikal, tek lob ile sınırlı), masif (kortiko-subkortikal uzanımlı, birden fazla lobun etkilendiği), serebellum ve beyin sapı olarak sınıflandırıldı. Hastaların acil servise başvurusundaki Glasgow Koma Skoru (GKS) puanı, başvuru ve başvurudan 1 hafta sonra yapılan bilgisayarlı beyin tomografisi veya kraniyal manyetik rezonans incelemelerinde saptanan hematom hacmi, rezorbsiyon hızı (ml/hafta), başvuru esnasındaki ödem kalınlığı ve hematomun ventiküle açılmış olması ile cerrahi işlem gereksinimi olup olmadığı kaydedildi. Müteakiben hastalar acil servis, yatış dönemi ve taburculuk sonrası takiplerinde nöbet varlığı ve var ise nöbetin tipi, antiepileptik ilaç (AEİ) kullanım durumu ve status epileptikus (SE) tablosunun gelişimi açısından değerlendirildi. Olayın başlangıcından 2 hafta sonra yada daha geç dönemde oluşan / devam eden nöbetler PSE olarak kabul edildi. BULGULAR Hemorajik serebrovasküler hastalık tanısıyla izlenen 307 hastanın %30'una (n=92) PSE tanısı konmuş olup, %70'inde (n=215) PSE gelişmemiştir. PSE gelişen hastaların acil servis başvurusu sırasındaki ortalama GKS puanının, PSE gelişmeyen hastalardan daha düşük olduğu tespit edilmiştir (p=0,0001). Akut semptomatik nöbet ile acil servise başvuran hastalarda PSE gelişim risk 18 kat, hematom sebebiyle cerrahi geçiren hastalarda ise 5 kat artmıştır (sırasıyla OR:18,58, p=0,004 ve OR:5,27, p=0,001). Kortikal uzanım gösteren hematomların ve masif hacimde hematomların takibinde epilepsi gelişimi anlamlı derecede yüksek iken, derin yerleşimli hematomlarda düşük tespit edilmiştir (p=0,001). Hematom rezorbsiyon hızı (ml/hafta), PSE olan grupta daha yüksek saptanmıştır (p=0,034). Başvuru esnasındaki ödem kalınlığının ve hematomun ventiküle açılmış olmasının, PSE gelişimine anlamlı etkisi olmadığı bulunmuştur. PSE tanısı alan hastaların %88'i jeneralize, %12'si fokal başlangıçlı motor nöbetler geçirmiş olup, hastaların %2,3'ünde SE gelişmiştir. En sık kullanılan AEİ rejimi PSE hastalarının %78,3'ünde tercih edilen levetirasetam monoterapisidir. SONUÇ Çalışmamızda; acil servis başvurusunda nöbet geçirme, başvuru GKS değerinin düşük olması, masif ve kortikal uzanımlı bir hematomun varlığı, hematomun hızlı rezorbsiyonu, cerrahi geçirmiş olma faktörlerinin PSE gelişme riskini artırdığı tespit edilmiştir. Klinisyenlerin bu klinik ve radyolojik özellikleri PSE gelişimi açısından öngörücü olarak dikkate alarak HSVH hastalarını yakın takip etmesi uygun bir yaklaşım olacaktır. Anahtar Kelimeler: hemoraji, serebrovasküler hastalık, inme, poststroke epilepsi, nöbet