Karotis arterine stent takılan hastalarda, stent fraktürü ve deformasyonu sıklıklarının ve ilişkili risk faktörlerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYAN IŞIK
Danışman: Ahmet Arif YALÇIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Stent fraktürü (SF), karotis arter stentleme (KAS) sonrası gelişebilen bir komplikasyondur. SF prevalansı çalışmalarda değişen oranlarda bildirilmiştir. Çalışmamızda, SF'nin ve stent deformasyonunun prevalansını, etiyolojisinde rol oynayabilecek risk faktörlerini ve klinik sonuçlarını açığa çıkarmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, 2013 ve 2022 yılları arasında semptomatik (>%50) ve asemptomatik (%60) ciddi karotis arter darlığı (KAD) nedeni ile KAS prosedürü uygulanan 261 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın yapıldığı tarihe kadar geçen zaman dilimine kadar 67 hasta vefat etmiş, toplam 70 hasta ise ulaşılamadığı veya hastaneye gelemediği için dışlanmıştır. Böylelikle 124 hastada 134 karotis stenti, SF açısından floroskopi ile, stent açıklığı açısından doppler USG (DUS) ile değerlendirilmiştir. İncelenen tüm stentler self-expandable olup, 123 (%91.7) stent kapalı hücreli ve 11 (%8.7) stent açık hücreli grupta yer almıştır. Bulgular: Çalışmamızda 134 stentin 24'ünde (%17.9) SF, 20'sinde (%14.9) stent deformasyonu saptanmıştır. KAS sonrası çalışmaya dahil edilme süresi ortalama 50.4 ± 25.7 ay olmuştur. SF saptanan 24 stentin sadece 1'i (%4.2) açık hücreli stent (Protege®) iken 23 (%95.8) fraktür kapalı hücreli stentlerde (tümü Xact®) saptanmıştır. Deformasyon saptanan 20 stentin 4'ü (%20) açık hücreli stentlerde (tümü Protege®), 16'sı (%80) ise kapalı hücreli stentlerde (13'ü Xact®, 3'ü Wallstent®) izlenmiştir. SF için kalsifikasyon bir prediktör olarak saptanırken; (OR, 2.611; %95 GA, 1.366-4.993; p = 0,004) stent uzunluğu, stent tipi, tortuyozite indeksi ve semptom durumu ile SF gelişimi arasında ilişki bulunmamıştır. Postdilatasyon yapılması SF riskini anlamlı olarak arttırmaktadır (OR, 3.543; %95 GA, 1.222-10.273; p = 0,020). Restenoz, fraktür olan grupta oransal olarak yüksek olsa da istatistiki olarak anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. SF ve stent deformasyonu, serebrovasküler olaylarla ilişkili bulunmamıştır. Sonuç: SF ve stent deformasyonu KAS sonrası gelişen seyrek olmayan bir komplikasyonlardır. Çalışmamıza göre kalsifik damar yapısı ve stent sonrası postdilatasyon uygulanması fraktür riskini arttırabilmektedir. Artmış tortuyozite, SF riski ile ilişkili bulunmamıştır. Stent restenozu, fraktür olan stentlerde yüksek oranda olma eğilimindedir. KAS sonrası, stent restenozu açısından DUS ile takiplerin yanında SF ve stent deformasyonu varlığı açısından da belirli periyotlarla servikal grafi çekilmesi ve fraktür şüphesi olan hastalarda floroskopik değerlendirme yapılması düşünülebilir. Kalsifikasyon ve postdilatasyonun SF riskini arttırdığı düşünüldüğünde, özellikle kalsifik damarlarda aşırı postdilatasyondan kaçınmak faydalı olacaktır. Anahtar kelimeler: Karotis arter, karotis arter stentleme, stent fraktürü, stent deformasyonu, kalsifikasyon, tortuyozite indeksi, restenoz, postdilatasyon.