Kadına yönelik aile içi şiddet ile sağlık kuruluşlarına başvuru sıklığı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EVİN ECE EVİN
Danışman: Mehmet ÖZEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Kadına yönelik aile içi şiddet tüm dünyada yaygın olarak görülen ancak ihmal edilen bir halk sağlığı sorunudur ve fiziksel, ekonomik, sosyal, duygusal birçok hasara yol açmaktadır. Şiddet mağduru kadınlar genellikle yaşadıklarını kolay ifade edememektedir. Diğer yandan eş şiddeti mağdurlarının psikosomatik yakınmalarla sağlık kuruluşlarına başvurdukları bilinmektedir. Şiddet mağdurları için yaşanılan bu eş şiddetini kabullenmek kolay değildir. Aynı zamanda bunu ifade etmek için çeşitli arayışlara girmektedirler. Kimi yargıya başvururken kimi de psikosomatik şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvurmaktadır. Tüm dünyada yaşanılan travmaların toplumsal sıkıntıların en yaygın bireysel ifadelerinden biri de bedensel belirtilerle sağlık kuruluşların başvurmaktır. Bu araştırmanın amacı eş/partner şiddetine maruz kalan kadınların sağlık sorunlarını tespit etmek ve sağlık kuruluşlarına başvuru sıklığı ile şiddet maruziyeti arasında ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Antalya Kepez Erdoğan Tuncay Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne 01.06.2024 - 31.08.2024 tarihleri arasında başvuran dahil etme kriterlerini karşılayan tüm hastalar araştırma hakkında bilgilendirilmiş ve katılmayı kabul edenlerden onam alınmıştır. Katılımcılarla yüz yüze görüşerek sosyodemografik verileri ve şiddete maruz kalma durumunu belirlemeye yönelik anket soruları ile 29 maddeden oluşan "Kadına Yönelik Eş Şiddeti Ölçeği" (KYEŞÖ) uygulanmış, ayrıca e-nabız sistemi üzerinden katılımcıların son bir yıl içinde sağlık kuruluşlarına başvuru sayıları incelenmiştir. Bulgular: Araştırma, 202 kadın katılımcı ile gerçekleştirilmiş olup kadına yönelik aile içi şiddet türleri, etkileri ve sağlık kuruluşlarına başvuru süreçleri incelenmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 42,38±11,13 yıl, eşlerinin yaş ortalaması ise 46,40±12,03 yıl olarak belirlenmiştir. Katılımcıların %93,6'sı evli, %72,3'ü ev hanımı, %43,6'sı ise ilkokul mezunudur. Araştırmaya katılan kadınların %21,8'i eş şiddetine maruz kaldığını belirtmiş; bu şiddet türlerinin %97,7'si sözel, %31,8'i fiziksel ve %13,6'sı cinsel şiddet olarak saptanmıştır. Şiddet türleri arasında en yaygın olanı sözel şiddettir; tüm katılımcıların %21,3'ü sözel şiddet, %6,9'u fiziksel %3,0'ü cinsel şiddet ile karşılaşmıştır. Şiddet mağdurlarının yalnızca %20,5'i bu nedenle sağlık kurumlarına başvurduğunu, başvuruların çoğunluğunun devlet hastanelerine olduğunu ifade etmiştir. Şiddete uğrayan kadınların %63,9'unda bedensel şikayetler gözlenmiş, bedensel şikayetlerin sağlık başvurularını artırdığı tespit edilmiştir (p<0,001). Fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalan kadınlarda sağlık kuruluşuna başvuru sayısı daha yüksektir (p<0,001). Eş şiddetine maruz kalma ile KYEŞÖ alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Eğitim düzeyi arttıkça KYEŞÖ puanlarının düştüğü belirlenmiştir (p<0,001). Destek alt boyut puanları üniversite mezunlarında daha düşüktür (p=0,003). Ayrı yaşayan veya boşanmış kadınların evliyken eş şiddeti yaşamış olma oranı (%66,7), halen evli olan kadınlardan (%20,1) anlamlı derecede daha yüksektir (p=0,002). Ayrı/boşanmış kadınlarda sağlık kurumuna başvurma oranı da (%80,0) diğer gruplara göre anlamlı şekilde yüksektir (p=0,003). Geliri giderinden az olan grupta eş şiddeti oranı (%23,6) daha yüksektir, ancak aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,360). Geliri düşük olan katılımcılar arasında şiddet alt boyutu puanı daha yüksektir. Fiziksel şiddet, sözel (%92,9) ve cinsel (%28,6) şiddet ile anlamlı şekilde ilişkilidir (p=0,001). Cinsel şiddete maruz kalan kadınların KYEŞÖ puanları ve şiddet alt boyutu puanları diğer gruplara göre daha yüksektir (p<0,001). Katılımcıların ve eşlerinin mesleği ile eş şiddeti ve kuruma başvuru arasında anlamlı ilişki gözlenmemiştir. Çocuğu olmayan kadınların KYEŞÖ puanı ve şiddet alt boyutu puanları daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların sağlık kurumuna başvuru sıklığı şiddet alt boyutu puanı ile anlamlı düzeyde ilişkilidir (p=0,024). Sonuç: Aile içi kadına yönelik uygulanan şiddet kadınları toplumsal, ekonomik, bedensel, kültürel ve ruhsal olarak çeşitli yönlerden ve olumsuz şekilde etkilemektedir. Çalışmamızda en yaygın şiddet türü sözel şiddet olup bunu fiziksel ve cinsel şiddet takip etmektedir. Şiddet mağduru kadınlarda bedensel ve ruhsal şikayetlerin arttığı ve bu durumun sağlık başvurularını artırdığı gözlenmiştir. Birinci basamak hekimlerine düşen görev; aile içi şiddet olgularını erken aşamada tespit etmek, özellikle kuruma sık başvuran kadınlarda şiddet öyküsünü sorgulamak, aile üyelerini durum hakkında bilgilendirmek ve gerekli rehberliği sağlayarak bireylerin fiziksel ve psikolojik kalıcı zararlarını en aza indirmektir.