Sivil havacılık personelinde kas iskelet sistemi ağrılarının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF AKARGÜL

Danışman: Erdinç ERCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, sivil havacılık personelinde kas iskelet sistemi ağrılarının yaygınlığını belirlemek ve ağrıların demografik, mesleki, psikolojik ve yaşam kalitesi faktörleriyle ilişkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız ülkemizde sivil havacılık faaliyetlerinde bulunan personelin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların demografik ve mesleki bilgileri alınmış, Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıkları Anketi ile kas iskelet sistemi ağrıları değerlendirilmiş, Beck Depresyon Ölçeği, Epworth Uykululuk Ölçeği ve SF-36 Yaşam Kalitesi anketi uygulanmıştır. Ağrı bölgeleri omurga, üst ekstremite ve alt ekstremite olarak sınıflandırılmış ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza 162 pilot (%57,9), 81 hava trafik kontrolörü (%28,9), 17 kabin ekibi üyesi (%6,1), 13 havacılık bilgi yönetim uzmanı (%4,6), 7 uçuş teknisyeni (%2,5) olmak üzere toplam 280 sivil havacılık personeli dahil edilmiştir. Katılımcıların kas iskelet sistemi ağrıları özellikle boyun (%41,8), bel (%36,4) ve sırt (%31,1) bölgelerinde yani omurgada yoğunlaşmıştır. Ağrı şiddeti ile depresyon düzeyi arasında zayıf-orta düzeyde pozitif korelasyon, SF-36 anketi alt boyutları skorları ile ağrı arasında ise genel olarak negatif korelasyon saptanmıştır (p<0,05). Üst ekstremite ağrıları kadın cinsiyette daha sık görülmektedir (p<0,05). Omurga ağrıları ile alkol kullanımı ve evli olma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır (p<0,05). Sonuç: Kas iskelet sistemi ağrıları kendine özgü çalışma koşulları olan sivil havacılık personelinde yaygın görülmektedir ve hem fiziksel hem de psikososyal yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu bulgular, ağrı yönetimi ve önleyici sağlık stratejilerinin multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmasının önemini vurgulamaktadır.