Açık kalp cerrahisinde kullanılan kardiyopleji solüsyonlarının miyokardiyal redoks homeostazisindeki koruyucu etkilerinin redoks sistem ve antioksidan sistem gen ekspresyonu düzeyinde incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TAMER CEBE
Danışman: Bülend KETENCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kardiyoplejiler kalp cerrahisinde rutin olarak kullanılan farklı farmakokimyasal özellikteki, kalbi iskemiden koruyan ve arrest olmasını sağlayan solüsyonlardır. Klinik uygulamada farklı kardiyopleji solüsyonları (Bretschneider, del Nido, kan kardiyoplejisi, kristalloid kardiyopleji, St.Thomas gibi) kullanılmaktadır. Kardiyoplejilerden birinin diğerlerine üstünlüğünü ortaya koyan kesin bir bilimsel veri literatürde bulunmamaktadır. Uygun kardiyoplejinin seçimi cerrahın klinik deneyim ve tercihine bağlı olarak değişmektedir. Çalışmamızda kliniğimizde sık tercih edilen kan kardiyoplejisi ve del Nido kardiyoplejisini tercih ettik. Her iki kardiyoplejinin klinik uygulamada tercih edilmesine sebep olan farklı avantajları bulunmaktadır. Kan kardiyoplejisi otolog, fizyolojik tampon sistemlerini içeren, kalbin beslenmesine olanak sağlayan ayrıca içerisinde nativ antioksidan sistemleri içeren bir kardiyoplejidir. İlk uygulama sonrası her 20 dakikada bir tekrarlayan dozlarda uygulanma gereksinimi cerrahi konfor açısından dezavantaj oluşturmaktadır. del Nido kardiyoplejisi uzun uygulama aralıkları nedeniyle kompleks vakalarda cerrahlar tarafından tercih sebebidir. İlk doz sonrası 90 dakikaya kadar tek dozun yeterliliği cerrahi konfor ve ameliyat bütünlüğü açısından avantaj oluşturmaktadır. İçerik olarak elektrolit ağırlıklı bir kardiyopleji olması, 1:4 oranında otolog kan içermesi ve uzun süre tek doz verilmesi nedeniyle kalbi beslenmesi ve iskemiden koruması açısından kan kardiyoplejisine göre dezavantajlıdır. Bu farklı kullanım durumlarının yanında kardiyoplejilerin miyokardiyal korumalarının hücresel düzeyde redoks homeostazisindeki etkileri de güncel araştırma konuları arasındadır. Tez projemizin kardiyopleji solüsyonlarının kardiyoprotektif avantajları, cerrahide tercih sebepleri gibi konularda güncel literatüre ve klinik pratiğe katkıda bulunabileceğini düşünmekteyiz. Metot: Prospektif olarak planlanan çalışmamız, Ocak 2023 ile Temmuz 2023 tarihleri arasında çalışmaya dâhil edilen 28 koroner arter baypas ve 26 kapak cerrahisi yapılan hastalardan ameliyat öncesinde sistemik venöz dolaşımdan, kros klemp öncesi ve sonrası 4. dakikada ise koroner sinüsten retrograd kardiyopleji kanülü aracılığı ile sarı kapaklı jelli tüplere kan örnekleri alındı. Serum örneklerinde redoks sistem biyobelirteçleri (Mn-süperoksit dismutaz, katalaz (CAT), glutatyon peroksidaz (GPx), ileri oksidasyon protein ürünleri (AOPP), protein karbonil (PCO), lipid hidroperoksit (LOOH), antioksidan sistem transkripsiyon faktörleri (Nrf2, PGC 1-alfa ve Keap-1) çalışıldı. Hastalara ait demografik veriler ve klinik laboratuvar sonuçları hastanemiz veri tabanından taranarak elde edildi. Çalışmalar sonucu elde edilen verilerin istatistiksel analizi yapılmasının ardından gruplar arası parametreler karşılaştırılarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya katılan hasta gruplarında preoperatif ve postoperatif demografik veriler açısından anlamlı fark saptanmadı. Çalışılan parametre grupları arasında protein oksidasyon belirteçlerinden (PCO, AOPP ve LOOH) olan PCO düzeylerinde düşüş her iki kardiyopleji içinde anlamlı bulunmuştur. del Nido kullanılan koroner arter baypas grubunda kapak grubuna göre kros sonrası örneklerde PCO düzeyi anlamlı olarak düşük bulundu (p=0.033). AOPP ve LOOH düzeylerindeki değişim koroner ve kapak hasta grupları ile kardiyopleji alt grupları arasında anlamlılık olmasa da korelasyon testleri ile PCO ile korole hareket ettikleri görülmüştür. Antioksidan sistem biyobelirteçler olan GPx, CAT ve SOD parametrelerinin analizinde koroner ve kapak grupları arasında istastiksel anlamlılık olmamakla beraber, GPx aktivite ve ekspresyon düzeyi analizlerinde del Nido kullanılan koroner arter baypas grubunda artışın birbiri ile korole olduğu görüldü. Redoks homeostazisinin regülatör proteinlerinden olan Nrf2, Keap1 ve PGC 1-alfa parametrelerini koroner ve kapak hasta grubu ile alt grup analizlerinde anlamlı fark bulunamadı. Ancak bu parametrelerin düzeylerindeki değişim aynı yönde olması geniş hasta gruplarıyla yapılacak analizlerle anlamlılık olabileceğini düşündürmüştür. Sonuç: Kan ve del Nido kardiyoplejilerinin her ikisinin de oksidatif strese karşı miyokard korumada etkin olduğu, ayrıca koroner arter baypas cerrahisinde del Nido kardiyoplejisinin kan kardiyoplejisi kadar etkin bir miyokard koruması sağlayabileceği, hatta parametre bazında kan kardiyoplejisinden üstün olduğu miyokardiyal koruma yönleri sonucuna varılmıştır. Bu veriler ışığında klinik pratikte koroner arter baypas cerrahisinde kullanımında çekinceler olan del Nido kardiyoplejisinin bu hasta grubunda da etkin bir miyokard koruması sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kardiyopleji, del Nido Kardiyoplejisi, Redoks Homeostazisi, Miyokardiyal Koruma, Açık Kalp Cerrahisi