Kan bağışçılarında hepatit B taramasında HBsAg ve anti HBc testlerinin birlikte değerlendirilmesinin etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NUR DİLARA İSLAMOĞLU GÜR

Danışman: Nesrin GAREAYAGHİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hepatit B virüsü (HBV), gelişmiş tarama yöntemlerine rağmen transfüzyonla bulaşabilen en önemli enfeksiyon etkenlerinden biridir. Ülkemizde kan bağışçılarında HBV tarama testleri kapsamında yalnızca hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) çalışılması zorunlu olup, hepatit B çekirdek (core) antijenine (HBcAg) karşı oluşan antikor (anti-HBc) testinin rutin kullanımı yer almamaktadır. Çalışmamızın amacı, yalnızca HBsAg testine dayalı tarama yapılmasının pencere dönemi, geçirilmiş enfeksiyon veya okült HBV (OHB) enfeksiyonu olgularını saptamada yetersiz kalabileceği gerçeğinden hareketle, kan bağışçılarında anti-HBc testinin tarama algoritmasına eklenmesinin gerekliliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif ve tek merkezli çalışma, 09 Aralık 2024-05 Mayıs 2025 tarihleri arasında Süreli Bölge Kan Merkezi (SBKM) olarak yetkilendirilmiş olan, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Seyrantepe Yerleşkesi Kan Bağış ve Transfüzyon Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, Ulusal Kan ve Kan Ürünleri Hazırlama, Kullanım ve Kalite Güvencesi Rehberi'nde (2016) yer alan tarama testleri algoritmasına göre HBsAg, Hepatit C virüsüne (HCV) karşı antikor (anti-HCV), insan immün yetmezlik virüsü (HIV) tip 1/2 antijen+antikor (HIV 1/2 Ag+Ab) ve anti-Treponema pallidum testleri non-reaktif sonuçlanan 1281 kan bağışçısı dahil edilmiştir. Tüm örneklerde HBsAg ve anti-HBc testleri kemiluminesans mikropartikül immünoassay (CMIA) yöntemiyle çalışılmıştır. Anti-HBc test sonucu reaktif bulunan bağışçılar, hemovijilans kapsamında ulaşılarak bilgilendirilmiş ve Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Polikliniği'ne yönlendirilmişlerdir. Bu kan bağışçılarından alınan serum örneklerinde HBsAg'ye karşı antikor (anti-HBs), hepatit B e antijeni (HBeAg), HBeAg'ye karşı antikor (anti-HBe) testleri aynı şekilde CMIA yöntemiyle çalışılmış, ayrıca HBV'ye ait deoksiribonükleik asit (HBV-DNA) varlığının değerlendirmesi otomatik gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) testiyle gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 1281 kan bağışçısının yaş ortalaması 35,6 yıl olup medyan yaş 35 yıl (18-64 yıl) olarak bulunmuştur. Bağışçıların %89,5'i (n=1146) erkek, %10,5'i (n=135) kadındır. Bağışçıların %21,9'u (n=281) ilk kez kan bağışı yapanlardan, %78,1'i (n=1000) ise daha önce kan bağışı yapmış kişilerden oluşmaktadır. Anti-HBc reaktiflik oranı, %6,6 (84/1281) olarak saptanmıştır. Anti-HBc reaktif olgulardan polikliniğe yönlendirilen ve ek testleri yapılan bağışçıların hiçbirisinde (0/46) HBV-DNA saptanmamıştır. Anti-HBs testi, 43 (%84,3) kişide pozitif, sekiz (%15,7) kişide negatif olarak saptanmıştır. Anti-HBe, 37 olguda çalışılmış olup 23'ü (%62,2) reaktif, 14'ü (%37,8) non-reaktif saptanmıştır. HBeAg, 37 olguda değerlendirilmiş olup hiçbirinde reaktiflik saptanmamıştır. Çalışmamızda serolojik pencere dönemi veya viremiye rastlanmamış olmakla birlikte elde edilen sonuçlar, anti-HBc testinin geçirilmiş HBV enfeksiyonlarını belirlemede değerli bir katkı sunduğunu göstermektedir. Sonuç: Çalışmamız, yalnızca HBsAg ile yapılan taramanın geçirilmiş HBV enfeksiyonlarını ve potansiyel OHB enfeksiyonu olgularını gözden kaçırabileceğini, dolayısıyla transfüzyon güvenliğini tek başına sağlamada yetersiz kalabileceğini göstermektedir. Ülkemizde kan bağışçılarında anti-HBc testinin tarama algoritmasına eklenmesi, kan güvenliğini artırarak transfüzyon kaynaklı HBV bulaş riskini azaltabilir. Serolojik pencere dönemi ve OHB enfeksiyonu olgusuna rastlanmamış olmakla birlikte, literatürde bu dönemin HBV açısından bulaş riski taşıdığı bildirildiğinden, anti-HBc testinin kan bağışçısı tarama süreçlerine ulusal düzeyde entegrasyonu önemli bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Bağışçı seçimi, Hepatit B Virüs Antikorları, Hepatit B Virüsü (HBV), Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg), Kan Bağışçıları, Kan Güvenliği