Total korreksiyon operasyonu yapılan izole atriyoventriküler septal defekt tanılı hastaların postoperatif erken ve orta dönem sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERDAR BAŞGÖZE

Danışman: İsmihan Selen ONAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Atriyoventriküler septal defekt (AVSD); atriyoventriküler septumun yokluğu veya eksikliği ile birlikte olan, ortak atriyoventriküler bağlantı ile karakterize kompleks bir patolojidir. Hastaların başvuru şekilleri ve prognozu bu anatomik çeşitlilikle ilişkilidir, varolan lezyonların genişliğine ve şiddetine bağlıdır. Günümüzde AVSD'li hastalarda ameliyat mortalitesi düşüktür ve çoğunda uzun süreli izlem sonuçları yüz güldürücüdür. Ancak geniş serilerde %11 yeniden ameliyat oranı bildirilmektedir. Cerrahi onarım sonrası uzun dönemde gelişebilecek komplikasyonlar sol AV kapak yetmezliği, sol ventrikül çıkış yolu darlığı, geç dönemde başlayan AV tam blok, pulmoner vasküler hastalık, atriyal ve ventriküler disritmiler, sol AV kapak darlığı, sağ AV kapak darlığı/yetmezliği, rezidüel ventriküler septal defekt ve aort yetmezliğidir. Bu durumu azaltabilmek için geçmişten günümüze farklı ameliyat teknikleri kullanılmaktadır. En sık kullanılan cerrahi yöntemler modifiye Tek Yama ve Çift Yama tekniğidir. Bu iki cerrahi yöntem dışında 2016 yılında tanımlanan Anterior Liflet Augmentasyonu tekniğini kullanan merkezler olmuştur. Bu çalışmada her üç cerrahi tekniğin erken-orta dönem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 1 Ocak 2014- 1 Haziran 2018 yılları arasında izole AVSD tanısıyla opere edilen 89 hasta değerlendirildi. Hastalar Tek Yama grubu, Çift Yama grubu, 2016 öncesi ve sonrası opere edilen hastalar ve 2016 yılından sonra tecrübe edilmeye başlanan Anterior Liflet Augmentasyon grubu olarak gruplandırıldı. Gruplar demografik veriler, operatif veriler, operasyon sonrası yoğun bakımda gözlenen sorunlar, mortalite ve postoperatif erken-orta dönem ekokardiyografik sonuçlar ile karşılaştırıldı. Bulgular: Seksen dokuz olgu mevcuttu. %50,5'i (n=45) kız ve %49,5'i erkek (n=44). Median yaş 5,5 ay (2-36 ay) ve median ağırlık 5,4 kg (3,4-59 kg) idi. Olguların %90'ı down sendromu tanılıydı. Gruplar arasında demografik veriler ve operatif datalar açısından fark yoktu(p>0.05). Postoperatif dönem takip sorunları değerlendirildiğinde; Tek Yama grubu ve 2016 öncesi opere edilen hasta grubunda morbidite ve mortalite sonuçları daha kötüydü(p<0.05). Ayrıca izlemde Tek Yama grubu ve 2016 öncesi opere edilen hasta grubunda ekokardiyografik olarak rezidü atriyoventriküler (AV) xiv kapak kaçak derecesi ve sıklığı anlamlı yüksek bulunmuştu(p<0.05). Tüm gruplarda düşük vücut ağırlığı ve düşük vücut yüzey alanının (VYA) mortaliteyi bağımsız olarak artırdığı saptandı(p<0.05). Sonuç: AVSD düzeltme cerrahisinde klinik ve cerrahi tecrübenin sonuçlara etkisi yadsınamaz derecededir. Serimizde AVSD düzeltme cerrahisinde Çift Yama ve Anterior Liflet Augmentasyon tekniği erken ve orta dönemde tatminkâr sonuçlar vermektedir. Daha anlamlı sonuçlar için geniş kapsamlı, daha uzun ve tek cerrah odaklı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Sözcükler: Komplet Atriyoventriküler Septal Defekt, Down sendromu, Çift Yama, Tek Yama, Anterior Liflet Augmentasyon, mortalite