Yaş gruplarına göre kadın ve erkek obstrüktif uyku apneli hastaların klinik ve polisomnografik farklılıkları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LEYLA YÜKSEL
Danışman: Selma FIRAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: OSAS uyku sırasında üst solunum yollarının tekrarlayıcı tam veya kısmi daralmaların olması ve sıklıkla kan oksijen saturasyonunda azalma ile karakterize bir sendrom olarak tanımlanmaktadır. OUAS'da kesin tanı yöntemi polisomnografi (PSG) olup bu yöntemle uyku dönemleri, solunum ve gaz değişimindeki anormallikler saptanabilir, vücut pozisyonu, kalp ritmi, kas tonusu ve kontraksiyonları hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu nedenle kadın ve erkek olgularda OSAS'ın farklılıklarının ortaya koymak öönemlidir. Amaç: Bu çalışma yaş gruplarına göre kadın ve erkek obstrüktif uyku apneli hastaların klinik ve polisomnografik farklılıklarının karşılaştırmayı amaçladı. Yöntem: Çalışmaya 2019-2020 tarihleri arasında hastanemizde OSAS tanısı alan 1069 hasta dahil edildi. Çalışmaya, 18 yaşından küçük ya da dosya bilgisi eksik olan olgular alınmadı. PSG testi ile toplam uyku süresi ve REM uyku süresi yetersiz olan olgular çalışmaya alınmadı. Olguların yaş, cinsiyet, vücut-kitle indeksi, medikal özgeçmiş, sigara içme öyküsü, alkol kullanımı, uyku ile ilişkili yakınmaları, Epworth uykululuk ölçeği bilgilerine uyku kliniğine başvurduklarında açılan uyku dosyalarından ulaşıldı. Olgular 18-40, 40-60 ve 60 yaş üstü olmak üzere üç farklı yaş grubuna ayrılarak her yaş grubu için kadın ve erkek olguların demografik, klinik ve polisomnografik özellikleri retrospektif olarak karşılaştırıldı. Veriler IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik paket programında değerlendirildi. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 374'ü kadın 695'i erkek toplam 1069 hasta alındı. Hastaların medyan yaşı 50 idi. Olguların uyku ile ilişkili şikayetleri incelendiğinde en sık yakınmaların sırasıyla, horlama, tanıklı apne, uykuyu sürdürme güçlüğü ve gündüz aşırı uyku hali olduğu görüldü. Çalışma popülasyonundaki 313 (%29.3) hastada hafif, 301 (%28.2) hastada orta, 455 (%42.6) hastada ağır OSAS vardı. Kadın ve erkek olgularda uyku ile ilişkili şikayetler karşılaştırıldığında, kadın ve erkeklerde horlama, gündüz aşırı uyku hali, Epworth uykululuk ölçeği ve uykuda boğulma hissi sıklığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Tanıklı apne sıklığının erkek olgularda kadınlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Erkek olguların kadınlara göre istatistiksel olarak anlamlı daha erken uykuya daldığı görüldü. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlüğünün kadın olgularda daha yüksek olduğu izlendi. Kadınlarda medyan uyanma sıklığı daha fazlaydı. Uykuda göğüs ağrısı, çarpıntı ve sabah baş ağrısı kadınlarda erkek olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek bulundu. Kadın ve erkek olgular polisomnografik olarak karşılaştırıldığında, uyku letansı kadın olgularda erkeklere kıyasla daha uzun olduğu izlendi. Toplam uyku süresi erkek olgularda fazla idi. Uyku etkinliği medyan değeri erkek olgularda kadın olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Evre 3 uyku süresi ve yüzdesi kadın olgularda erkek olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. REM uyku süresi erkek olgularda kadınlara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı daha yüksekti. Kadın ve erkek olgularda saptanan uykuda solunumsal olaylar karşılaştırıldığında, erkek olgularda medyan AHİ değeri istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Uykuda ortalama SpO2 medyan değeri kadın olgularda daha düşük izlendi. Supin AHİ değerinin erkek olgularda daha yüksek olduğu izlendi. REM AHİ değerinin kadın olgularda daha yüksek olduğu izlendi. OSA subtipleri karşılaştırıldığında, kadın olgularda REM bağımlı OSA sıklığı istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Erkek olgularda supin pozisyon bağımlı OSA sıklığı istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Santral olayların eşlik ettiği OSAS erkek olgularda daha yüksek olduğu izlendi. OSA'ya eşlik eden uyku ile ilişkili hipoksemi ve hipoventilayon varlığı kadın olgularda istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu izlendi. Erkek/kadın oranı 40 yaş altı grupta belirgin olarak daha yüksekti. Yakınmalar ve komorbiditeler 40-60 yaş grubunda istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterirken, 40 yaş altı grupta yakınmalar ve komomorbiditeler arasında istatistiksel anlamlı fark yoktu. 60 yaş üstü hastalarda ise hipertansiyonun kadın hastalarda daha sık görülmesi dışında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. 40-60 yaş grubundaki hastalara bakıldığında diğer yaş gruplarına göre, uykuda solunumsal olayların kadın erkek hasta popülasyonundaki farklılıkların en çok gözlemlendiği yaş grubu olduğunu gördük. Bu yaş grubunda kadınlarda REM AHİ daha yüksek minimum SpO2 daha düşük, uyku ile ilişkili hipoksi ve hipoventilasyon daha sık, erkeklerde ise AHİ ve supin pozisyonda artan AHİ daha yüksekti. Sonuç: Yaş gruplarına göre kadın ve erkek obstrüktif uyku apneli hastaların klinik ve polisomnografik farklılıkları mevcuttur ve bu durum ilerleyen dönemlerde hastalığın tanı ve tedavisinde farklılıklara neden olabilecektir. Anahtar Kelimeler: OSAS, PSG, Yaş, Cinsiyet, OSA Ağırlık