Epileptik nöbet sonrası acil servise başvuran hastalarda elektrokardiyografi (EKG) bulgularının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPEREN ŞAHİN
Danışman: Burcu GENÇ YAVUZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızın amacı bilinen epilepsi tanılı ve yeni tanı epilepsi hastalarında epileptik nöbet sonrası elektrokardiyografi (EKG) değişikliklerinin incelenmesi ile epilepsi hastalarında ani beklenmedik ölüm (SUDEP) ve diğer ciddi kardiyak aritmilerin erken tespit edilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız; Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği' ne 13.07.2022 ile 13.01.2023 tarihleri arasında başvuran 205 epileptik nöbet geçiren hasta olgusu ile prospektif olarak gerçekleştirildi. Hastalarımızın 170' i daha önceden epileptik nöbet tanısına sahip olanlardı. 35 hastamız ise ilk nöbet olarak değerlendirilip, taburculuk sonrası kontrollerinde yapılan tetkiklerle epilepsi tanısı almıştır. Çalışmaya dahil edilen olgulara, acil servise başvuru anında nöbet sonrası rutin EKG çekimi yapılarak; kalp hızı, P dalgası, PR intervali, QRS kompleksi, ST segmenti, QT segmenti, T dalgası kayıt altına alındı. Hastaların yaşı, cinsiyet, kullandığı ilaçlar kaydedildi. Epileptik nöbete ait; nöbet türü, nöbet sıklığı ve olası nöbet tetikleyici faktörler kaydedildi. Hastaların santral görüntüleme bulguları ile hemogram, biyokimya ve enfektif parametreleri kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastalarımızda en sık kalp hızı anomalisi sinüs taşikardiydi (%24. 4). Sinüs ritmi görülme oranı % 88.3' tü. En sık EKG patolojisi ise %30. 2 ile T negatifliğiydi. Yeni tanı hastalarımızın laboratuvar ve vital parametreleri içerisinde; parmak kan şekeri (p = 0.014) ve laktat düzeyi (p = 0.001) yeni tanı epilepsi hastalarında anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Bikarbonat düzeyi ise bilinen epilepsi tanılı hastalarımızda anlamlı daha yüksek çıktı (p = 0.013). Hastalarımızda en sık görülen nöbet tipi % 48.8 ile jeneralize tonik klomikti. % 5.4 hastamızda ise status epileptikus ön tanısı ile yoğun bakıma yatış yapıldı. En sık nöbet tetikleyici faktörümüz % 28.8 ile anti epileptik doz atlamaydı. Yeni tanı epilepsi hastalarımızda 1. derece AV blok oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p = 0.015). Uzun PR interval oranı da aynı eşilde yeni tanı epilepsi hastalarımızda anlamlı yüksekti (p = 0.036). Ortalama QTc süresi yeni tanı epilepsi hastalarımızda anlamlı daha yüksek tespit edildi (p = 0.04). Status epileptikus tanısı alan hastalarımızda ise P dalgasız ritim oranı anlamlı daha yüksek çıktı (p = 0.022). Servise yatış yapılan hastalarımızda; parmak kan şekeri (p = 0.009), CRP (p = 0.037), CRP / Albumin (p = 0.037) anlamlı olarak yüksek çıktı. Yoğun bakıma yatış yapılan status epileptikus hastalarımızda ise; lökosit sayısı (p = 0.036), nötrofil sayısı (p = 0.009) anlamlı daha yüksekti. Aynı şekilde Ph (p = 0.004) ve bikarbonat miktarı (p = 0.009) yoğun bakıma yatan hastalarımızda anlamlı derecede düşüktü. Acil servise başvuru öncesi tek nöbet geçiren hastalamızda, birden fazla nöbet geçiren hastalarımıza göre ST segment normal olma oranı anlamlı ölçüde yüksekti (p = 0.015). Acil servise başvuru öncesi birden fazla nöbet geçiren hastalarımızda; sistolik kan basıncı (p = 0.042), nötrofil sayısı (p = 0.028), bikarbonat düzeyi (p = 0.043) ve NLR (p = 0.002) başvuru öncesi tek nöbet geçiren hastalarmıza göre anlamlı yüksekti. Lenfosit sayısı (p = 0.023) ise acil servise başvuru öncesi tek nöbet geçiren hastalarımızda anlamlı yüksek çıktı. Monoterapi antiepileptik kullanan hastalarmızda uzun QTc görülme oranı, politerapi alan hastalarımıza göre anlamlı yüksek bulundu (p = 0.005). Politerapi anti epileptik tedavi alan hastalarmızda; lenfosit miktarı (p = 0.02), hemoglobin miktarı (p = 0.032), hematokrit miktarı (p = 0.024), serum kreatinin miktarı (p = 0.049) ve laktat düzeyi (p = 0.018) monoterapi alan hastalamıza göre anlamlı yüksek bulundu. Levetirasetam kullanan hastalarımızda EKG' de T negatifliği görülme yüzdesi (p = 0.017) ve ST segment anomalisi görülme yüzdesi (p = 0.036) kullanmayanlara göre anlamlı daha düşük bulundu. Karbamazepin kullanan hastalarımızda uzun QTc görülme oranı kullanmayanlara göre anlamlı düşük çıktı (p = 0.029). Aynı şekilde karbamazepin kullanmayan hastalarımızda ortalama QTc süresi kullananlara göre anlamlı bulundu (p < 0.001). Diğer kullanılan anti epileptik ilaçların anlamlı bir özelliği tespit edilemedi. Sonuç: Özet olarak ulaştığımız noktalar; karbamazepin kullanımı QTc sürelerine kısaltıcı etki yapmaktadır. Epileptik nöbetlerin kendisinin EKG üzerine bir takım etkiler gösterdiği aşikardır. Bunları genel olarak; sinüs taşikardisi, PR interval uzaması ve QT interval uzaması olarak sıralayabiliriz. Laboratuvar ve vital parametreler açısından ise bilhassa status epileptikuslu hastalarımızda enfektif parametrelerde artış ve kan gazında asidoz eğilimi belirgindir. Anahtar Kelimeler: PR intervali, QTc süresi, postiktal, antiepileptikler