Suç işleyen şizofreni spektrum bozukluğu hastalarında koruma ve tedavi sonrası uzun etkili antipsikotiklerin tedavi uyumu, klinik gidiş ve yeniden suç işleme üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNEM ÖZDEMİR
Danışman: Fatih ÖNCÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmada suç işledikten sonra koruma ve tedavi altına alınan uzun etkili antipsikotik+oral antipsikotik (UEAP+oral AP) ve oral antipsikotik (AP) ile taburcu olan hastaların sosyademografik, klinik ve adli verilerinin karşılaştırılarak yeniden suç işleme, tedavi uyumsuzluğu ve klinik gidiş üzerine potansiyel etkisi olan faktörler ve birbiri ile ilişkisi araştırılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Ceza Kanunu'nun (TCK) 57/1. Maddesi uyarınca koruma ve tedavi (KT) amacıyla yatan ve sonrasında zorunlu ayaktan tıbbi takip ve kontrol şartıyla 1 Ocak 2016 – 31 Aralık 2018 tarihleri arasında taburcu olmuş, "Şizofreni açılımı kapsamında ve psikozla giden diğer psikiyatrik bozukluklar'' tanı kriterlerini karşılayan UEAP+Oral AP taburcu edilmiş 35 hasta ve oral AP tedavi ile taburcu edilmiş 46 hasta dahil edilmiştir. Hastaların mevcut KT yatışı öncesi ve sonrası 3 yıllık süre içerisindeki veriler, retrospektif olarak hastane elektronik veri sistemi incelemesi ve aile görüşmeleri aracılığı ile sosyodemografik, klinik ve adli bilgi veri formunda kaydedilerek 3 yıllık ayna-görüntü çalışması yapılmıştır. BULGULAR: Taburculuk tedavisine UEAP eklenen grupta KT yatışındaki şizofreni tanısı alanların oranı (%45.7) şizofreni dışı tanı alanlara kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=.039). Taburculuk tedavisine UEAP eklenen grupta yatış süresi (p=.009) daha uzun taburculukta önerilen klorpromazin eşdeğer dozu (KED) daha yüksek (p<.001), yatış anında tedavi uyumsuzluğu daha fazla (p=.009) saptandı. UEAP ile taburcu edilen grupta %65.8 oranında birinci kuşak AP'lerin kullanıldığı saptandı. İkinci kuşak UEAP kullanılan hastaların KT sonrası tedavi uyumunun anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptandı (p<.05). KT yatışı sonrası adli psikiyatri kapsamında zorunlu ayaktan tıbbi kontrollere tabi tutulan her iki grupta hastaneye yatış sayısı, yatış süreleri ve suç sayısında düşme ve tedavi uyumlarında artma olduğu saptandı (p<.001). Tedavi uyumundaki değişim taburculuk tedavisine UEAP eklenen grupta istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=.001). Tedavi uyumundaki değişimin yordayıcıları taburculukta tedaviye UEAP eklenmesi, KT yatışında kötü tedavi uyumu ve taburculuk KED ile ilişkili olduğu bulunmuştur. UEAP kullanan grupta oral AP ile taburcu olanlara göre taburculuk sonrası 3 yıllık dönemde tedavi uyumunun arttığı saptandı (p<.05). Univaryant regresyon analizinde şizofreni tanısı almanın ve mevcut KT yatışında kötü tedavi uyumu bulunmasının taburculuk tedavisinde UEAP kullanımını yordadığı görülmüştür. Lojistik regresyon analizinde tedaviye UEAP eklenmesini yordayıcı faktör mevcut KT yatışında tedavi uyumunun kötü olması olarak saptanmıştır. Taburculukta tedavisine UEAP eklenmesi ve KT öncesi tedavi uyumunun iyi olması KT sonrası tedavi uyumunu yordayıcı faktörler olarak bulunmuştur. SONUÇ: Suç işleyen şizofreni spektrumu hastalarının ayaktan tıbbi zorunlu kontrollere tabi tutulması ve UEAP kullanımı taburculuk sonrası tedavi uyumunu artırarak yeniden hastane yatışı ve hastane yatış sürelerini azaltmakta yineleyici suç davranışlarını azaltmaktadır. Adli psikiyatri kapsamına giren hastalarda UEAP kullanımını ayna-görüntü çalışması ile daha önce yapılmadığı için çalışmamız bu anlamda yenidir ve literatüre katkı sağlayacaktır.