Prediyaliz hastalarında uyku bozukluğunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP SELCEN DARTICI

Danışman: Arife Çimen ATALAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Uyku bozukluğu KBY'de sık görülen nörolojik komplikasyonlardan biridir. Yapılan bir çalışmada hemodiyaliz uygulanan KBY hastalarının dörtte üçünden fazlasında, bir veya daha fazla subjektif uyku yakınmasının olduğu gösterilmiştir. KBY'nin erken evrelerinde uyku bozukluğu varlığının tespit edilmesi, hastaların daha ileri dönemde karşılaşacağı fonksiyonel kaybı ve komplikasyonları en aza indirmek ve uyku bozukluğu üzerinde etkili olan parametreler ile ilişkili düzenleme yapılması konusunda fayda sağlayabilir. Biz de bu amaçla prediyaliz dönemdeki KBY hastalarında, evrelere göre uyku bozukluğunun sıklığını, uyku kalitesi ve etkileyen faktörleri, uyku bozukluğu gelişiminde etkili diğer parametreleri belirlemeyi amaçladık. Çalışma planı: Çalışmaya 75 prediyaliz dönemde takip edilen KBY hastası ile 50 gönüllü kontrol dahil edildi. Çalışmaya katılan hastaların ayrıntılı öyküleri alındı ve nörolojik muayeneleri yapıldı. Hastaların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), hastalık evresi, eşlik eden hastalıklar ve laboratuar tetkikleri kayıt edildi. Uyku bozukluğu varlığını sorgulamak için Epworth uykululuk (EUS), Pittsburg uyku kalite indeksi (PUKİ) ölçekleri kullanıldı. Hastalarda huzursuz bacak sendromu (HBS) varlığı belirlendi, HBS olanlarda UHBSÇG skalasına göre hastalık şiddeti sorgulandı. Uyku bozukluğu saptanan hasta grubuna polisomnografi (PSG) yapıldı. Hasta ve kontrol grubundaki tüm hastalara yaşam kalite ölçeği SF-36 uygulandı. Bulgular: Hasta grubunun (Grup 1) 57'si (%76) kadın, 18'i (%24) erkek, yaş ortalaması 58±9,3, kontrol grubunun (Grup 2) ise 35'i (%70) kadın, 15'i (%30) erkek, yaş ortalamaları ise 46±15,2 idi. Hastaların %82,7'sinde diabetes mellitus (DM), %45,3'ünde hipertansiyon (HT) saptandı. GFR düzeylerine göre evre 1'de 9 (%12), evre 2'de 16 (%21,6), evre 3'de 25 (%33,3), evre 4'de 18 (%24), evre 5'de ise 7 (%9,3) hasta vardı. KBY hastalarının %42,7'sinde, kontrol grubunun %40'ında uyku bozukluğu saptandı. Uyku bozukluğu saptanan KBY hastaları arasında evre, yaş ve cinsiyet açsından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,005). HBS, hasta grubunda 15 (%20), kontrol grubunda ise 4 hastada (%8) saptandı. Bu oran istatistiksel olarak anlamlı bulunmamakla birlikte görülme oranları bakımından literatürdeki çalışmalarla uyumlu idi. Hasta grubunda saptanan HBS'nin 9 u ağır (%12), 3'ü orta (%4) ve 3'ü hafif (%4) bulunurken kontrol grubunun 2'si hafif (%4) ve 2'si orta (%4) düzeyde saptandı. PSG yapılan 12 hastanın 1'inde (%8,3) hafif OSAS, 5'inde (%41,6) ağır OSAS, 1'inde (%8,3) REM ilişkili apne-hipopne sendromu, 4'ünde (%33,3) ise basit horlama tespit edildi. PSG yapılan HBS hastalarının NREM 1 etkinliği yüksek, NREM 2 ve 3 düşük bulundu. Hasta ve kontrol grubunu SF-36 yaşam kalite ölçeği açısından karşılaştırıldığında prediyaliz hastalarında fiziksel fonksiyon istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunurken kontrol grubunda ise sosyal fonksiyon anlamlı derecede düşük bulundu. Sonuç: Çalışmamızda uyku bozukluğu, prediyaliz hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı yüksek saptanmadı ancak hastaların yaklaşık yarısında uyku bozukluğu ve HBS ile ilgili şikayetlerin bulunması bu hastaların erken dönemde uyku kalitesi ile HBS açısından sorgulanmasının önemli olabileceğini düşündürdü. Anahtar kelimeler: Uyku bozukluğu, Prediyaliz, Kronik Böbrek Yetmezliği, Polisomnografi