Rutin HPV taramasında HPV pozitif olan infertil kadın hastaların iki yıllık fertilite oranlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN TÜREDİ
Danışman: Murat MUHCU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada amacımız, kadınlarda servikal HPV enfeksiyonu ile kadın infertilitesi arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Etik kurul onayı sonrasında araştırmanın düzenlendiği kliniğin infertilite polikliniği fiziki hasta dosyaları ve kliniğin elektronik bilgi yönetim sistemindeki hasta dosyaları; HPV PCR, pap-smear sonucu, vajinal kültür sonucu, hastaya verilen ovulasyon indüksiyonu tedavisi döngüleri, hastaya uygulanan intrauterin inseminasyon döngüleri ve hastaların gebelik sonuçları açısından tarandı. Ulaşılan kayıtlar araştırma kriterleri açısından değerlendirildi ve uygun olan vakalar çalışmaya dahil edildi. Dahil edilen kadınların sosyodemografik, obstetrik-jinekolojik ve genel tıbbi özellikleri kaydedildi. HPV sonucuna, pap-smear sonucuna ve vajinal kültür sonucuna göre hastalar gruplara ayrıldı ve gebelik sonuçlarına göre kıyaslandı. HPV tanısı için 'Aptima-Panther System' kullanılarak HPV tip 18, 16, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66 ve 68 araştırıldı. Ultrasonda gestasyonel sac görülen hastalar gebe kabul edildi, 'beta human chorionic gonadotropin' testi pozitif olup gestasyonel sac izlenmeyen hastalar gebe kabul edilmedi. 01.01.2018-01.06.2023 tarihleri arasında hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran infertilite tanısı almış ve rutin HPV-DNA taranmış kadın hastalar çalışmaya dahil edildi. Erkek faktörü tespit edilen kadınlar, bilateral tubal tıkanıklığı olan kadınlar ve AMH değeri 1.1'in altında olan kadınlar çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 755 hastanın 27'si (%3,5) HPV pozitif, 728'i (%96,5) HPV negatif idi. HPV pozitif hastalardan 6 kişi HPV tip 16, 18 kişi HPV HR, 2 kişi HPV 16 ve HPV HR, 1 kişi de HPV 16, HPV18 ve HPV HR tespit edildi. İnsan papilloma virüs pozitif olan grupta gebelik elde edilen hasta oranı (27 hastadan 6'sı %22), HPV negatif olan gruptan (728 hastadan 297'si %40) daha düşük olarak saptandı fakat iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır (p=0.053). Grupların yaş ortalamaları (p=0,096), ortama klomifen sitrat verilen siklus sayıları (p=0,198), ortalama gonadotropin verilen siklus sayıları (p=0,325), ortalama ovülasyon indüksiyonu sayıları (p=0,704), ortlama IUI yapılan siklus sayıları (p=0,862), IUI yapılan hasta oranları (p=0,398), nulligravid hasta oranları(p=0,521) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar yoktu. Hastalar IUI yapılma durumuna göre ayrı gruplarda da değerlendirildi. IUI yapılan hastalarda HPV pozitif ve HPV negatif olanların gebelik oranları arasında anlamlı fark bulunmadı (p=0,315). IUI yapılmayan hastalarda ise HPV pozitif olanların gebelik oranı, HPV negatif olanların gebelik oranlarına kıyasla istatistiksel olarak daha düşüktü (p=0.031). Hastaların smear sonucuna göre gebelik oranları karşılaştırıldığında anormal sitoloji bulgusu olan ve normal sitolojisi olan hastalar arasında anlamlı fark bulunmadı (p=0,208). Hastaların vajinal kültür sonucuna göre gebelik oranları karşılaştırıldığında kültürde üreme olan ve olmayan hastalar arasında anlamlı fark bulunmadı (p=0,910). Sonuç: Çalışmamızda, HPV pozitif infertil popülasyon ile HPV negatif infertil popülasyonun ovulasyon indüksiyonu ve IUI tedavisi sonrası, iki yıl içindeki gebelik sonuçları arasında anlamlı bir farklılık gözlenmedi. Hastalar IUI yapılma durumuna göre ayrı gruplarda da değerlendirildi. IUI yapılan hastalarda gebelik oranları arasında anlamlı fark bulunmadı. IUI yapılmayan hastalarda ise HPV pozitif olanların gebelik oranı, daha düşüktü. Servikal sitoloji ve vajinal kültür ile gebelik sonuçları arasında anlamlı ilişki bulunmadı.