Pozisyonel ve pozisyonel olmayan obstrüktif uyku apne sendromlu hastaların klinik ve polisomnografik verilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE KILIÇ ATASOY

Danışman: Elif TORUN PARMAKSIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OUAS) tanısı alan hastaların pozisyonel ve pozisyonel olmayan fenotiplerine göre antropometrik, demografik, klinik ve polisomnografik (PSG) özelliklerinin karşılaştırılması; uyku kalitesi, depresyon/anksiyete düzeyleri ve laboratuvar parametrelerindeki farklılıkların incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca pozisyonel fenotipi ve hipoksemiyi belirleyen bağımsız değişkenlerin saptanması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Prospektif ve tek merkezli olarak tasarlanan bu çalışmaya,Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uyku Laboratuvarı'na Aralık 2024 - Ağustos 2025 tarihleri arasında başvuran ve PSG sonucunda OUAS saptanan 160 hasta dahil edildi. Hastalar; supin pozisyondaki AHİ değerinin lateral pozisyona göre en az iki kat fazla ya da non-supin AHİ 0,05). Polisomnografik verilerde; toplam AHİ, REM AHİ ve NREM AHİ değerleri non-pozisyonel grupta anlamlı derecede yüksek bulundu (p 0,05). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; AHİ ve PLT'nin pozisyonel OUAS ile ters yönde, N3 süresinin ise pozitif yönde bağımsız olarak ilişkili olduğu saptandı. Hipoksemi parametrelerini değerlendiren lineer regresyon analizinde ise pozisyonel fenotipin bağımsız bir etkisinin olmadığı, viii oksijenlenmeyi belirleyen tek bağımsız değişkenin toplam AHİ olduğu saptandı (p<0,001). Sonuç: Pozisyonel OUAS sık görülen bir alt tiptir. Non-pozisyonel grup daha ağır polisomnografik verilere ve daha belirgin hipoksemiye sahip olsa da, her iki grup benzer klinik semptomlar ve psikolojik stres yükü taşımaktadır. Non-pozisyonel hastalarda saptanan yüksek PLT değerleri, kronik hipokseminin sistemik etkilerini yansıtıyor olabilir. Çok değişkenli analizler, hipoksemi derinliğinin doğrudan pozisyonel fenotipten ziyade hastalık şiddeti (AHİ) ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. OUAS yönetiminde pozisyonel özelliğin belirlenmesi, erken dönem pozisyon önerileriyle komplikasyonların önlenmesi ve tedavi stratejilerinin bireyselleştirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: OUAS, Pozisyonel OUAS, PSG, Depresyon, Anksiyete, Platelet, Hipoksemi, Regresyon Analizi.