ACİL SERVİSE AYAKTAN BAŞVURAN YÜKSEK RİSKLİ HASTALAR: PROSPEKTİF KESİTSEL BİR ARAŞTIRMA


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASIM CAN

Danışman: Serkan ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu araştırma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servisine 112 Acil Sağlık Hizmetlerini kullanmadan ayaktan başvuran ve triyaj değerlendirmesinde kırmızı kategoride sınıflandırılan yüksek riskli hastaların 112 Acil Sağlık Hizmetlerini tercih etmeme nedenlerini belirlemek ve bu nedenlerle ilişkili sosyodemografik ve klinik değişkenleri incelemek amacıyla yürütülmüştür. Materyal ve Metod: Tanımlayıcı ve analitik nitelikte, prospektif gözlemsel olarak tasarlanan çalışma, Eylül 2025-Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servisine kendi imkânlarıyla başvuran, triyaj değerlendirmesinde kırmızı kategori ölçütlerini karşılayan, 18 yaş ve üzeri toplam 300 hasta oluşturmuştur. Veriler, literatür doğrultusunda hazırlanan yapılandırılmış veri toplama formu aracılığıyla yüz yüze görüşme yöntemiyle (bilinci kapalı hastadan ise hasta yakınından bilgi alınmıştır) ve hastane bilgi yönetim sistemi kayıtlarından elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Ki-kare testi, Fisher's Exact testi, Kruskal-Wallis H testi ve multinomial lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya toplam 300 hasta dahil edilmiştir. Acil servis sonlanımları incelendiğinde hastaların %40,0'ının servise, %31,3'ünün ise yoğun bakım ünitesine yatırıldığı saptanmıştır. Bu bulgu, 112 Acil Sağlık Hizmetlerini kullanmadan acil servise ayaktan başvuran kırmızı triyaj kategorisindeki hastaların klinik açıdan yüksek riskli bir grup olduğunu göstermektedir. Ambulans kullanmama nedenleri değerlendirildiğinde ise en sık gerekçenin "acil olduğu için kendi imkânlarıyla daha hızlı başvuracağını düşünme" (%48,7), ikinci en sık gerekçenin ise "şikâyetin ambulans çağıracak ciddiyette olmadığını düşünme" (%38,0) olduğu belirlenmiştir. Ambulans kullanmama nedenleri ile cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, başvuru şikâyeti, birlikte yaşanılan kişi, hastaneye geliş saati ve acil servis sonlanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Çok değişkenli analizde cinsiyet, ambulans kullanmama nedeni ile istatistiki olarak anlamlı biçimde ilişkili bağımsız değişkenlerden biri olarak belirlenmiştir. Ayrıca yoğun bakım ünitesine yatırılan hastalar arasında da şikâyetini ambulans çağıracak kadar ciddi görmediğini belirtenlerin bulunması, öznel aciliyet algısı ile gerçek klinik risk düzeyi arasında belirgin bir uyumsuzluk olabileceğini düşündürmüştür. Sonuç: Bu çalışma, triyajda kırmızı kategori ölçütlerini karşılamasına rağmen 112 Acil Sağlık Hizmetlerini kullanmadan acil servise başvuran hastaların klinik açıdan yüksek risk taşıyan ve hasta güvenliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken özel bir grup olduğunu göstermektedir. Hastaların önemli bir bölümünün servis veya yoğun bakım ünitesine yatış gerektirmesi, ayaktan başvurunun her zaman düşük klinik risk anlamına gelmediğini ortaya koymaktadır. Ambulans kullanmama kararında en sık nedenlerin hastaların kendi imkânlarıyla daha hızlı ulaşacağını düşünmesi ve mevcut şikâyetini ambulans çağıracak kadar ciddi görmemesi olduğu belirlenmiştir. Özellikle yoğun bakım gereksinimi bulunan bazı hastaların da benzer gerekçelerle ambulans kullanmamış olması, öznel aciliyet algısı ile gerçek klinik risk düzeyi arasında önemli bir uyumsuzluk bulunabileceğini düşündürmektedir. Bu bulgular, uygun ambulans kullanımını artırmaya yönelik farkındalık çalışmalarının ve hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin etkin kullanımını destekleyen stratejilerin önemini ortaya koymaktadır.