Sağlıklı okul çağı çocuklarında demir, çinko düzeylerinin taranması ve eksikliğe neden olan faktörlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ ÖZBAY
Danışman: Suar ÇAKI KILIÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Türkiye'de okul çağı çocuklarında demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi prevalansının bölgeye ve sosyoekonomik düzeye göre %5–40 arasında değişebildiğini, çinko eksikliği prevalansının ise bazı bölgelerde %10–30 düzeylerine ulaşabildiğini gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada, İstanbul ili Ümraniye ilçesinde öğrenim gören ve klinik olarak herhangi bir hastalık bulgusu göstermeyen sağlıklı okul çağı çocuklarında demir ve çinko düzeylerinin değerlendirilmesi, demir ve çinko eksikliği prevalansının belirlenmesi ve bu eksikliklerin gelişimine katkıda bulunabilecek risk faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, İstanbul ili Ümraniye ilçesinde yürütülen prospektif ve kesitsel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından izin verilen 54 okul arasından rastgele seçilen 39 okuldan (10 lise, 18 ortaokul ve 11 ilkokul) yaşları 6–17 yıl arasında değişen 402 gönüllü sağlıklı öğrenci (242 kız, 160 erkek) çalışmaya dahil edilmiştir. Gerekli yazılı gönüllü onam formlarının alınmasının ardından katılımcıların sosyodemografik özellikleri ve beslenme alışkanlıklarına ilişkin veriler anketler aracılığıyla toplanmıştır. Boy ve kilo ölçümleri ile fizik muayenenin ardından alınan kan örneklerinden tam kan sayımı, serum ferritin ve serum çinko düzeyleri analiz edilmiştir. Tam kan sayımı parametreleri Lanzkowsky's Manual of Pediatric Hematology and Oncology (2021), serum çinko düzeyleri IZiNCG (2007) ve ferritin düzeyleri DSÖ (2020) rehberlerine göre değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada 6–17 yaş grubunda anemi prevalansı %30,1, demir eksikliği (DE) prevalansı %41,0 ve demir eksikliği anemisi (DEA) prevalansı %12,4 olarak saptanmıştır. Çinko eksikliği prevalansı ise %11,4 olarak belirlenmiştir. DEA prevalansı, 12–14,9 yaş grubunda %27,6 ile en yüksek düzeyde bulunmuş; kız çocuklarında (%15,7) erkek çocuklarına kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Buna karşılık, çinko eksikliği erkek çocuklarda (%15,6) anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Demir eksikliği ile çinko eksikliği arasında anlamlı bir ilişki saptanmamış olup, her iki eksikliğin birliktelik prevalansı %5,2 olarak belirlenmiştir. Sosyoekonomik ve sosyodemografik faktörler ile demir veya çinko eksikliği arasında anlamlı bir ilişki gösterilememiştir. Konjonktival solukluk, hem demir eksikliği hem de çinko eksikliği ile istatistiksel olarak ilişkili ortak fizik muayene bulgusu olmuştur. Ayrıca, ferritin ve hemoglobin düzeyleri normal sınırlarda olsa dahi çinko eksikliği bulunan çocuklarda hematokrit (HCT) ve ortalama eritrosit hacmi (MCV) değerlerinin anlamlı derecede düşük olduğu saptanmıştır. Sonuç: İzole demir eksikliğinin (%28,6), demir eksikliği anemisinden (%12,4) yaklaşık 2,3 kat daha sık görülmesi, subklinik dönemin klinik anemiden daha yaygın olduğunu ve yalnızca hemoglobin temelli tarama yaklaşımlarının yetersiz kalabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, çinkonun eritropoez üzerinde düzenleyici bir role sahip olduğu ve hematolojik parametreleri etkileyebildiği gösterilmiştir. Bu nedenle, okul çağı çocuklarında sağlıklı büyüme ve gelişmenin desteklenmesi amacıyla yalnızca hemoglobin düzeyine odaklanmayan, demir ve çinko durumunu da değerlendiren bütüncül tarama programları uygulanmalıdır. Anahtar kelimeler: Okul çağı, demir eksikliği anemisi, çinko eksikliği, prevalans, beslenme.