Bilgisayar destekli kişiye özel artrosentez rehberi ile uygulanan artrosentezin konvansiyonel artrosenteze göre klinik etkinliğinin değerlendirilmesi: Retrospektif inceleme


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERT KARACAKURTOĞLU

Danışman: Tahsin TEPECİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, temporomandibular eklem bozukluklarının tedavisinde kişiye özel üç boyutlu rehber eşliğinde uygulanan artrosentez ile konvansiyonel artrosentez yönteminin klinik ve işlemsel sonuçlarının karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 01.01.2025-01.01.2026 tarihleri arasında artrosentez uygulanan 46 hastanın kayıtlarının retrospektif olarak değerlendirilmesiyle gerçekleştirildi. Hastalar konvansiyonel grup (n=23) ve rehberli grup (n=23) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Rehberli grupta Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi (KIBT) verileri kullanılarak hastaya özel cerrahi rehber tasarlandı ve üç boyutlu baskı ile üretildi. Değerlendirilen parametreler; işlem süresi, işlem zorluğu, kanül relokasyon sayısı, ağrı düzeyi [Görsel Analog Skala (VAS)], maksimum ağız açıklığı (MAA) ve Çenenin Fonksiyon Kısıtlanma Skalası-20 (JFLS-20) skorları idi. Klinik değerlendirmeler işlem öncesi, postoperatif 1. hafta, 1. ay ve 3. ayda yapıldı. Bulgular: Gruplar yaş, cinsiyet, işlem öncesi VAS, MAA ve JFLS-20 bakımından benzer bulundu. Rehberli grupta işlem süresi, işlem zorluğu ve kanül relokasyon sayısı konvansiyonel gruba göre anlamlı düzeyde daha düşüktü (p<0,001). Postoperatif 1. hafta VAS skoru rehberli grupta anlamlı olarak daha düşük bulundu (p=0,019). Buna karşın 1. ay ve 3. ay VAS, MAA ve JFLS-20 skorları açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Her iki grupta da zaman içinde ağrı skorlarında azalma, MAA'da artış ve JFLS-20 skorlarında düzelme izlendi. Sonuç: Kişiye özel rehber eşliğinde uygulanan artrosentez, konvansiyonel tekniğe göre daha kısa sürede, daha düşük işlem zorluğu ile ve daha az kanül relokasyonu gerektirerek uygulanabilmektedir. Klinik açıdan erken dönemde ağrı kontrolüne katkı sağlamakla birlikte, orta dönem sonuçlarda konvansiyonel yöntemle benzer etkinlik göstermektedir.