Suriyeli sığınmacı ve türk gebe hastalarda doğumeyleminin ikinci evre sürelerinin ve maternal fetalsonuçlarının kıyaslanması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANBERK USTA
Danışman: Niyazi TUĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Gebelik ve doğum süreçleri, kadın sağlığını doğrudan etkileyen önemli biyolojik olaylardır. Bu süreçler hem annenin hem de fetüsün sağlık durumunu belirlemede kritik rol oynar. Doğum eylemi, özellikle doğumun ikinci evresi, doğumun en yoğun ve kritik aşamasıdır. İkinci evre, rahim ağzının tam olarak açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi kapsar ve annenin aktif ıkınma ve itme çabalarıyla karakterizedir. Doğum, serviksin açılmasına ve incelmesine yol açan düzenli ve etkili kasılmalar sonucunda fetüsün rahim içinden dünyaya getirilmesidir. İkinci evre doğumun en zorlu ve aktif aşamasıdır. Bu evrede bebeğin başı ve vücudunun doğumu gerçekleşir. İkinci evrede geçen süre doğum sürecini ve sonrasında oluşan maternal-fetal sonuçları doğrudan etkileyen bir faktördür. İkinci evrenin uzun sürmesi; annenin yorgun düşmesi, doğum travmaları ve postpartum kanama riskini artırabildiği gibi fetüste hipoksiye neden olabilir. Doğum eyleminin ikinci evresi hem anne hem de bebek için önemli sonuçlar doğurabilir. İkinci evrede meydana gelen komplikasyonlar ve sonuçlar, doğum sürecinin genel sağlığı ve güvenliği üzerinde belirleyici bir rol oynar. Amaç: Türkiye'de yaşayan Suriyeli sığınmacı ve Türk gebe kadınlar, gebelik ve doğum süreçlerinde farklı sağlık hizmetleri ve sosyoekonomik koşullarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışmada, kliniğimize başvurmuş olan Suriyeli sığınmacı kadınlar ile Türk gebe kadınlar arasındaki farklar, sağlık hizmetlerine erişim, sosyoekonomik durum, kültürel faktörler ve doğum sonuçları açısından ele alınmış, bu farkların anlaşılması, her iki grup için de daha uygun sağlık politikaları ve programlarının geliştirilmesine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 1 Ocak 2022 - 30 Kasım 2023 tarihleri arasında kadın hastalıkları ve doğum bölümünde doğum yapan çalışma kriterlerine uygun hastalar toplanmış, alınan veriler eşliğinde Suriyeli sığınmacı ve Türk gebe hastaların doğumun ikinci evrelerinde geçirdikleri süreler elde edilip aralarında fark olup olmadığı, bu durumun maternal fetal sonuçlarının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma grubuna dahil edilen hastaların tıbbi kayıtlarından hastaların; yaşları, vücut kitle indeksleri, gebelik haftaları, gebelik sayıları, doğum sayıları, ikinci evre süreleri, prepartum ve postpartum hemoglobin değerleri, perineal yaralanma düzeyleri, doğan bebeklerin; doğum ağırlıkları, baş çevreleri, 1. ve 5. dk APGAR v skorları, mekonyum varlığı ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatış ihtiyaç varlığı verileri toplanmıştır. Bulgular: Hem nullipar hem de multipar hastalar kendi aralarında değerlendirildiğinde ikinci evre süreleri, VKİ, gravida/parite, APGAR skorları, perineal yaralanma, bebek doğum ağırlığı, mekonyum varlığı ve yenidoğan YBÜ ihtiyaçları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Prepartum/postpartum hemoglobin farkları kendi arasında, yaşlarda ve bebek baş çevrelerinde Suriyeli ve Türk hastalar arasında anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç: Yoğun sığınmacı popülasyonu barındıran bir bölgede olan kliniğimizde gerek doğurganlık gerek gebe takibi gerekse doğum sonrası takip konusunda bir inceleme gerçekleştirerek yapılabilecek geliştirmeler ve alınabilecek önlemler hakkında fikir sahibi olunmuştur.