Karpal tünel sendromlu hastalarda kompresyon şiddeti ile klinik,antropometrik, radyografik ve ultrasonografik olarak değerlendirilen lokal faktörlerin ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CUMA UZ

Danışman: Ebru KARACA UMAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET UZ C.Karpal Tünel Sendromlu Hastalarda Kompresyon Şiddeti İle Klinik, Antropometrik, Radyografik Ve Ultrasonografik Olarak Değerlendirilen Lokal Faktörlerin İlişkisi S.B. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Uzmanlık Tezi, Ankara 2017. Amaç: Çalışmamızda; karpal tünel sendromlu (KTS) hastalarda farklı seviyede kompresyon seviyeleri ile; klinik, antropometrik, radyografik ve ultrasonografik yöntemlerle değerlendirilen eli etkileyebilecek lokal faktörlerin ilişkisinin araştırılması amaçlandı Materyal ve Metod: Çalışmaya; 18-80 yaş arası ellerinde ağrı, uyuşma ve güçsüzlük gibi şikayetler ile KTS ön tanısı konularak ile elektrofizyoloji laboratuvarımıza yönlendirilen ve elektrofizyolojik inceleme yöntemi ile KTS tanısı alan 97 hastaya ait 194 el dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, eğitim durumu, meslek, dominant el, etkilenen el, boy, kilo değerleri ile vücut kitle indeksini (VKİ) içeren demografik özellikleri kaydedildi. Klinik değerlendirmede; hastalar ağrı, parestezi, güçsüzlük ve ince motor hareketlerde beceriksizlik olarak mevcut semptomları, semptomların zamanı ve süresi, semptomları artıran ve azaltan faktörler kaydedildi. Semptom şiddeti; "yok", "hafif", "orta", "şiddetli" ve "çok şiddetli" olarak 5'li Likert ölçeği ile değerlendirildi. Hastaların semptomlarına göre KTS klinik evresi kaydedildi. Hastaların fizik muayene bulgularından eklem hareket açıklığı ölçümü, yüzeyel ve ağrı duyusu ile sabit 2 nokta ayrımı, Tinnel ve Phalen testi pozitifliği ölçüm sonuçları kaydedildi. Kas etkilenimini değerlendirmek için, kavrama güçleri Jamar el dinanometresi ile ölçüldü. . Parmak kavrama üç ayrı pozisyonda (lateral, palmar, parmak ucu) pinçmetre ile değerlendirildi. Hastanın fonksiyonel yetersizlik ve semptom ciddiyeti Türkçe geçerlilik ve güvenilirliliği yapılmış, Fonksiyonel durum ölçeği (FDÖ) ve Boston semptom ciddiyet ölçeği (BSCÖ) ile değerlendirildi. Antropometrik değerlendirmede; el uzunluğu, el oranı , 1. web aralığı mesafesi ve açısı ölçüldü. Hastaların palmar distal el bilek seviyesinden 3. parmak ucuna kadar ölçülerek el uzunluğu, 2. ve 5. metakarp başları hizası arası ölçülerek palmar genişlik düzeyleri belirlendi ve el uzunluğuna palmar genişliğin bölünmesi ile el oranı cm cinsinden hesaplandı. Radyografik değerlendirmede; karpal arkların durumu, osteoartrit ve süperpozisyon varlığı bakıldı. Hastaların her iki el posterioanterior (PA) grafisi çekilerek Mann ve Gilula tarafından tanımlanan 3 ark değerlendirildi. Yine hem PA hem lateral grafi ile 1. KMK eklemdeki osteoartritik değişiklik varlığı ve lateral grafi ile radius, skafoid, lunatum ve capitatum akslarının paralel olup olmadığı, süperpozisyon varlığı değerlendirildi. Osteoartrit var ya da yok olarak, süperpozisyon veya aks bozukluğu var veya yok olarak değerlendirildi. Ultrasonografik değerlendirmede; proksimal ve distal median sinir alanları ölçüldü, ayrıca el bilek deri kalınlığı (EBDK), 1. ve 2. parmakların birleşim yerinden web aralığı deri kalınlığı (WADK) 3 kez ölçülerek cm cinsinden ortalamaları kaydedildi. Hastalar ENMG değerlendirme sonuçlarına göre sinir, "hafif KTS: grup 1","orta derecede KTS: grup 2" ve "ağır derecede KTS: grup 3" olarak 3 gruba ayrıldı. Gruplar arasında klinik, antropometrik, radyografik ve ultrasonografik değerlendirme parametreleri karşılaştırıldı. Bulgular Çalışmaya alınan 97 hastanın yaş ortalaması 51.37yıl, hastaların 90'ı (%92.8) kadın, 7'si (%7.2) erkek idi. Hastaların tamamında (n=97, %100) bilateral el tutulumu vardı. Hastaların klinik değerlendirmesinde; semptomları sorgulandığında 182'sinde (%93.8) ağrı, 174'ünde (%89.6) parestezi, 133'ünde (%68.5) güçsüzlük ve 132'sinde (%68 ) beceriksizlik mevcuttu. Hastaların ortalama semptom süresi 24.36±30.59 ay idi. KTS klinik evre ortalaması 2.92 olarak bulundu. Hastaların FDÖ skoru ortalaması 19.59±6.88, BSCÖ ortalaması ise ortalama 27.64 ±8.67 idi. Antropometrik ve radyografik değerlendirmesinde ise; ortalama el uzunluğu 17.64 cm, palmar genişlik 8.57 cm, el oranı 2.07 cm, 1. web açısı 35.26°, 1. Web aralık mesafesi 4.13 cm olarak saptandı. Birinci ark bozukluğu olan hasta el sayısı 42 (%21.6) iken, 2. ark bozukluğu 61 (%31.4), 3. ark bozukluğu ise 93(%47.9) elde bulundu. Birinci KMK ekleminde osteoartritik değişiklik olan hasta el sayısı 149 (%76.8), süperpozisyon yada dislokasyon olan hasta el sayısı 29 (%14.9) olarak saptandı. Ultrasonografik olarak değerlendirmede; proksimal median sinir alanı ortalama 0.11cm2, distal median sinir alanı ise 0.12 cm2 olarak saptandı. El bilek deri kalınlığı ortalama 0.11 cm, 1. Web alanı deri kalınlığı ise 0.10 cm olarak ölçüldü. Hastaların ortalama median sinir amplitüdü 32.40±27.66 µV, duysal iletim hızı ortalama 33.33±25.62 metre/sn, motor amplitüdü 8.99±3.93 mV, ve distal motor latansı ise 4.04±1.11milisaniye olarak ölçüldü. Hastaların ENMG ile ölçülen kompresyon şiddetine göre, 74 (%38.1) el hafif KTS (grup 1), 109 (%56.2) el orta derecede KTS (grup 2), 11 (%5.7) el ise ağır derecede KTS (grup 3) olarak gruplandırıldı. Karşılaştırmalar sonucunda; 1- Klinik değerlendirme olarak; KTS klinik evresinin elektrofizyolojik evre ile pozitif yönlü ilişkili olduğu, FDÖ skorları bakımından hafif ve orta kts grupları arasında anlamlı farklılık olmadığı fakat bu iki grubun skorlarının ağır KTS'ye göre anlamlı düşük olduğu bulundu.Yine BSCÖ skorlarında; hafif KTS grubunda orta ve ağır KTS gruplarına göre anlamlı düşük olduğu, orta ve ağır KTS'li gruplar arasında ise farkın anlamlı olmadığı saptandı. 2- Antropometrik olarak; Birinci web aralığı açısı bakımından her üç grup arasında KTS şiddeti ile korele negatif bir ilişki saptandı. 3- Ultrasonografik olarak; 1. web alanı deri kalınlığının hafif ve ağır KTS'li grup arasında anlamlı farklılık oluşturduğu bulundu. 4- Radyografik değerlendirme ile elektrofizyolojik kompresyon şiddeti arasında ise ilişki olmadığı saptandı. 5- Regresyon analizi sonucunda; KTS klinik evrelemesi, BSCÖ skorları ve 1. web açısı ölçümünün KTS şiddetini göstermede etkili faktörler olduğu gösterildi. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda; KTS klinik evrelemesi tüm kompresyon şiddeti evreleri ile iyi korelasyon gösterdiği, BSCÖ ile değerlendirilen semptom şiddeti ise; hafif vakalardan orta ve ağır vakaların ayrımında etkili olduğu için pratikte kullanılabilecek klinik değerlendirme yöntemleridir. Ek olarak; 1. web aralığı açısının azalmasının da, kompresyon şiddetini göstermede etkili bir yöntem olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Karpal tünel sendromu, elektrofizyoloji, antropometri, ultrasonografi