COVID-19 nedeniyle tosilizumab almış ve C-reaktif proteini baskılanmış hastalarda bakteriyel enfeksiyonun erken tespitinde biyobelirteçlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EDA ÇETİN
Danışman: Kübra DEMİR ÖNDER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: SARS-CoV-2, sitokin salınım sendromu (Cytokine release syndrome- CRS) ile birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. IL-6'nın CRS patogenezinde önemli bir rol oynamaktadır. IL-6'nın reseptör blokörü olan tosilizumab CRS tedavisinde önerilen bir ajandır. Yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) yatan, mekanik ventilatör (MV) desteği alan COVID-19 hastaları sekonder enfeksiyon riski ile karşı karşıyadırlar. IL-6 yolaklarında üretilen CRP'nin tosilizumab ile baskılanması sekonder enfeksiyonu tanımayı ve tedaviyi geciktirmektedir. Çalışmamızda tosilizumab alan COVID-19 hastalarında gelişen sekonder enfeksiyonu ön görmede rutin laboratuvar tetkikleri içinden CRP dışında kullanılabilecek bir biyobelirteç varlığının araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi YBÜ'de tosilizumab alan hastalar dışlama kriterleri sonrası çalışmaya retrospektif dahil edildi. Hastalar tosilizumab aldıktan sonraki ilk 14 gün içinde enfekte ve non-enfekte olarak iki gruba ayrıldı. Enfekte hasta grubunun laboratuvar verileri tosilizumab verildiği gün, kültürde üremeden 48 saat önce, kültürde üremenin olduğu gün ve etkin tedavi verildikten 72 saat sonra olmak üzere dört zamanda kaydedildi. Non-enfekte hastaların verileri ise tosilizumab verildiği gün ve tosilizumab sonrası 7.gün olarak kaydedildi. Gruplar arasında karşılaştırma yapıldı. BULGULAR: Toplamda 198 hastaya tosilizumab verildiği saptandı. Hastaların 54'ü dışlama kriterleri ile çalışmadan çıkarıldı. Hastaların genel yaş ortalaması 52,7±14,2 (med=52) yıl idi. %51,4'ü (n=74) kadın cinsiyetten oluşmaktaydı. Enfekte ve non-enfekte hasta gruplarının kendi içlerinde ve gruplar arası detaylı karşılaştırmasında PCT'nin ≥0,1 ng/ml ve CRP'nin ≥7,5 mg/L değerlerinin bakteriyel enfeksiyonu yüksek ön gördürücü oldukları saptanmıştır. LDH'ın ise hem bakteriyel enfeksiyonu ön görmede hem de tedavi takibinde değerli olduğu, enfeksiyonu ön görmede ≥483 U/L değerinin %61,9 duyarlılık ve %69,1 seçiciliğe sahip olduğu saptanmıştır. SONUÇ: LDH'ın bakteriyel enfeksiyonu ön görmede ve tedavi takibinde değerli olduğu yine PCT için ≥0,1 ng/ml değerinin bakteriyel enfeksiyonu ön görmede yararlı olacağı, tosilizumab uygulandıktan sonraki ilk hafta içinde CRP baskılanmasına rağmen yine de CRP'nin ≥7,5 mg/L gibi düşük değerlerinin enfeksiyonu ön görmede yol gösterebileceği sonucuna varılmıştır. Tosilizumab sonrası laboratuvar parametreleri yanıltıcı şekilde baskılanabileceğinden hastaların mutlaka klinik bulgularındaki değişimlerinin sekonder enfeksiyonu göstermede önemli olduğu ve yakından takip edilmesi gerektiği düşünülmektedir.