KOAH alevlenme hastalarında DECAF skorunun mortalite üzerine etkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED SAMİ DURU

Danışman: Ertuğrul ALTINBİLEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), zararlı partikül veya gazlara maruziyet sonucunda gelişen, hava yolları ve/veya alveollerde genellikle ilerleyici ve kalıcı hava akımı kısıtlanması ile karakterize bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre KOAH, dünya genelinde üçüncü en yaygın ölüm nedenidir ve ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Hastalık, kronik semptomlar (nefes darlığı, öksürük, balgam) ve tekrarlayan alevlenmelerle seyrederek yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür. DECAF skoru (Dispne, Eozinopeni, Konsolidasyon, Asidoz, Atrial Fibrilasyon), KOAH alevlenmeleri nedeniyle hastaneye başvuran hastalarda mortaliteyi öngörmek için kullanılan klinik bir skorlama sistemidir. Yapılan çalışmalar, DECAF skorunun düşük riskli hastaları erken taburcu etmek ve yüksek riskli hastalarda yoğun bakım ihtiyacını belirlemek için etkili bir araç olduğunu göstermiştir. Bu skorlama, KOAH yönetiminde prognostik değerlendirme ve klinik karar desteği için kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, KOAH hastalarında DECAF skorunun mortalite ve klinik sonlanımlar üzerine etkisini değerlendirmektir. Materyal ve Metod: Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniğine 01.01.2021-01.06.2024 tarihleri arasında başvuran dahil edilme kriterlerine uygun hastaların verileri retrospektif olarak değerlendirilerek yapıldı. Hastalar mortalite ve risk gruplarına göre gruplara ayrıldı. DECAF skoru ile demografik, klinik, laboratuvar ve prognoz parametreleri arasındaki ilişki analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 72.9 ± 11.2 idi. Hastaların %48.3'ü kadın, %51.7'si erkekti. Hastaların %80.1'inde KOAH dışında ek hastalık vardı. DECAF skoru ortalaması 3.7 ± 1.0 olup, %90.1'i yüksek risk grubundaydı. Yüksek risk grubunda eozinopeni (%45.6), konsolidasyon (%65.4), asidoz (%54.4) ve AF (%27.9) oranları, orta risk grubuna göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0.05). Yüksek risk grubunda pH daha düşük (p<0.05), PCO2 ve WBC değerleri ise daha yüksekti (p<0.05). Yüksek risk grubunda mortalite oranı (%22.1), orta risk grubuna göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0.05). Taburcu olan grupta DECAF skoru ortalaması 3.1 ± 0.8, yatış olan grupta ise 4.1 ± 0.9 olarak saptandı (p<0.05). Yatış olan grupta eozinopeni (%51.7), konsolidasyon (%75.3) ve asidoz (%64.0) oranları taburcu olan gruptan anlamlı şekilde yüksekti (p<0.05). Yüksek risk grubu hastalarında eozinopeni, konsolidasyon, asidoz ve atriyal fibrilasyon (AF) oranları orta risk grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.05). Vital bulgular incelendiğinde, yüksek risk grubunda pH ve eozinofil değerlerinin anlamlı derecede düşük, PCO2 ve WBC değerlerinin ise anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Klinik sonlanım açısından, yüksek risk grubundaki mortalite oranı orta risk grubundan anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.05). Taburcu olan ve yatış alan hastalar karşılaştırıldığında, yatış alan grupta eozinopeni, konsolidasyon ve asidoz oranlarının taburcu olan gruptan anlamlı derecede yüksek olduğu gözlenmiştir (p<0.05). DECAF skoru da yatış alan grupta anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Bu bulgular, DECAF skorunun KOAH hastalarında mortalite riskini öngörmede etkin bir araç olduğunu ve bu nedenle acil servis ve yoğun bakım ünitelerinde kullanışlı bir ölçüt olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: KOAH, DECAF Skoru, Morbitide, Mortalite, Dispne, Eozinopeni, Konsolidasyon, Asidemi, Atriyal Fibrilasyon