Lateral matrisektomi uygulanan hastalarda müzik terapisinin anksiyete üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLAY BAŞTUĞ

Danışman: Zafer TÜRKOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Müzik terapinin literatürde, çeşitli girişimsel işlemler esnasında anestezi uygulanmış hastalarda anksiyeteyi azaltmak için non-farmakolojik bir yöntem olarak kullanıldığından bahsedilmiştir. Bu çalışmanın amacı, blok anestezi altında lateral matrisektomi yapılan hastalarda müziğin perioperatif anksiyete ve ağrı üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Prospektif, gözlemsel vaka kontrol çalışmamıza blok anestezi ile lateral matrisektomi yapılan ve yaş aralığı 18-65 yıl olan 80 tane hasta dahil edildi. Hastalar başvuru sırasına göre kontrol ve müzik dinletilen grup olarak ikiye ayrıldı. Çalışmaya dahil edilen hastalar ilk muayenede değerlendirilerek hastaların yaşı, boyu, kilosu, vücut kitle indeksi (VKİ), eğitim durumu, ek hastalıkları, kullandıkları ilaçlar, sigara alkol varsa madde kullanımı kaydedildi. Hastalardan ilk muayenede STAI-S ve STAI-T ölçeğini doldurmaları istendi. (STAI-S1, STAI-T). Ayrıca hastaların ilk muayenede arter kan basıncı, kalp hızı, SpO2, VAS skoru kaydedildi. Müzik dinletilecek hastaların operasyon anında hangi müzik türlerini dinlemek istedikleri ile ilgili bilgileri kaydedildi. Müzik dinletilen grupta hastaların önceden yazdığı şarkılar listelendi ve hastalar için sertifikalı müzikterapist tarafından özel olarak hazırlandı, steril bantlı kulaklıkla operasyon boyunca dinletildi. Her iki gruptaki hastaların operasyon anında arter kan basıncı, kalp hızı, SpO2, VAS skoru, STAI-S skoru (STAI-S2) kaydedildi. Hastalar postoperatif 30. dakikada değerlendirildi ve tekrar arter kan basıncı, kalp hızı, SpO2, VAS değerleri kaydedildi. Bu sürenin sonunda hastalardan tekrar anksiyete ölçeklerini doldurmaları istendi. (STAI-S 3). Ayrıca müzik dinletilen grupta hastalara Likert memnuniyet ölçeği çözdürüldü. Bulgular: Çalışmamızda yaş, cinsiyet, eğitim durumu, meslekler gruplar arasında benzerdi. Operasyondan önce ölçülen anksiyete skorları (STAI-S 1 ve STAI-T değerleri) gruplar arasında benzerdi. (p=0,557). Operasyon anında ölçülen sistolik kan basıncı değerinde gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p=0,017). Operasyon anında ölçülen diastolik kan basıncı değerlerinde gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=0,056). Operasyon öncesi ve sonrası sistolik ve diastolik kan basınçları gruplar arasında benzerdi (p>0.005). Müzik ve kontrol grubu kan basınçları ayrı ayrı incelendiğinde operasyon öncesi ve operasyon anında (p=0,012/0,001), tedavi öncesi ve operasyondan sonra (p=0,001/0,001), operasyon anında ve operasyondan sonra (p=0,001/0,001) istatistiksel anlamlı fark mevcuttu. Operasyon anında ölçülen anksiyete skorları değerlendirildiğinde (STAI-S 2) gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p=0,001). Operasyon öncesi ölçülen VAS1 değerleri gruplar arası istatiksel olarak benzerdi. (p=0,671). Operasyon anında ölçülen VAS2 değerlerinde gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark mevcuttu (p=0,001). Operasyon sonrası ölçülen VAS 3 skorlarında gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p=0,001). Hastaların operasyon anında ve sonrasındaki kan basıncı, OAB değeri, kalp atım hızı, SPO, VAS ve STAI-S değerlerinde dinletilen müzik türlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı(p>0,05). STAI-S 1-2-3 değerlerine bakıldığında müzik dinletilen grupta tedavi öncesi ve operasyon anında (p=0,001), tedavi öncesi ve operasyondan sonra (p=0,001), operasyon anında ve operasyondan sonra (p=0,001) istatistiksel anlamlı fark mevcuttu. Müzik dinletilen grupta STAI-S skorunun operasyon anında düştüğü gözlendi. Kontrol grubunda ise tedavi öncesi ve operasyon anında (p=0,003), tedavi öncesi ve operasyondan sonra (p=0,001), operasyon anında ve operasyondan sonra (p=0,001) istatistiksel anlamlı fark saptanmış olup STAI-S skorunun operasyon anında yükseldiği gözlendi. Sonuç: Çalışmamızda lateral matrisektomi operasyonu sırasında müzik dinletilen grupta anksiyete skorları ve ağrı skorları düzeylerinin ve sistolik kan basıncı değerlerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğunu saptandı. Bu bulgular müziğin anksiyete üzerindeki olumlu etkisini desteklemektedir. Müzik; uygulaması basit, ucuz, non-invaziv ve yan etkisi olmayan bir destekleyici tedavi yöntemidir. Müziğin anksiyeteye olan etkisini araştırmaya yönelik, farklı hasta popülasyonlarında daha fazla hasta ile daha geniş kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu; çalışmamızın bildiğimiz kadarıyla lateral matrisektomi hastalarında yapılan ilk müzik terapi çalışması olduğunu ve dermatocerrahide yapılacak olan müzik terapi uygulamaları ve çalışmalarına öncü olacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Lateral matrisektomi, Müzik terapi, Tırnak batması