Antihipertansif ilaç kullanan hipertansif hastalarda ortostatik hipotansiyon sıklığı ve ilişkili parametreler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKAN CAF

Danışman: Mevlüt KOÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Literatürde hipertansif hastalarda OH sıklığı ve neden olabilecek sebepler ile ilgili çok farklı veriler mevcuttur. Tilt table testi (TTT) özellikle gecikmiş tip OH olmak üzere OH tanısını koymada etkinliği kanıtlanmış bir inceleme yöntemidir. Çalışmamızda HT olan hastalarda antihipertansif tedavi altında TTT kullanarak OH sıklığı saptama ve OH' nun klinik, demografik, ekokardiyografik, ambulatuar kan basıncı parametreleri ve anti-hipertansif ilaç tedavisi ile ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Yöntemler: Çalışmaya Eylül 2014 – Nisan 2016 tarihleri arasında HT tanısı ile takip edilen ve antihipertansif tedavi almakta olan, 24 saat AKBT ile HT durumu değerlendirilmiş ve OH açısından Tilt table testi yapılan 297 (101 erkek, 196 kadın, ortalama yaşı 53.8 ± 10.7 ) hasta çalışmaya alınmıştır. Hastalarda klinik ve demografik verileri kayıt edildi, rutin biyokimyasal parametreleri alındı, tüm hastalara ekokardiyografi, 24 saatlik AKBT ve TTT incelemeleri yapıldı. Ortostatik hipotansiyon, hasta sırtüstü yatar pozisyondan baş yukarı pozisyonuna getirildikten sonra SKB' de en az 20mmHg ve DKB'de en az 10mmHg olacak şekilde düşme kabul edildi. Bulgular: 31 hastada (%10.4) OH saptandı. 2 hastada başlangıç OH, 7 hastada klasik OH, 20 hastada gecikmiş OH, 2 hastada gecikmiş OH + senkop saptandı. OH olan hasta grubunda tiazid tipi diüretik, alfa bloker ve tiazid tipi diüretikli tüm ilaç kombinasyonlarının daha fazla olduğu saptandı. OH olan ve olmayan hastalarda KKB, ARB/ACEİ veya bu ilaçların kombinasyonu kullanımının benzer olduğu tespit edildi. OH olan hastaların belirlenmesinde erken sabah SKB dalgalanması, diüretik ve alfa bloker kullanımdan bağımsız olarak OH olan hastaları belirlediği bulundu (sırası ile p<0.001, p=0.007 ve p=0.045). OH ile en yakın ilişkili olan Erken Sabah dalgalanmasının (ESD) nin her 10 mmHg artışı OH meydana gelme riskini %29.7 oranında artırdığı saptandı. ESD sınır değeri 30 mmHg olarak alındığında %61 duralılık ve %56 özgüllükle kişinin OH meydana gelme ihtimalini belirlediği bulundu. Tartışma: Çalışmamızın en önemli sonucu, AKBT ile kolayca saptanan ve birçok olumsuz kardiyak olay ile ilişkili olan ESD'nin, OH varlığını belirlemede bağımsız bir parametre olduğunun saptanmasıdır. TTT düşük maliyetli, girişimsel olmayan, kolay uygulanabilir ama zaman bağımlı olan ve HT hastaların özellikle gecikmiş OH olmak üzere OH varlığını saptamada ve önlemleri almada kullanışlı bir inceleme olduğu düşünüldü. OH tanısı konan veya semptomu olan hastalarda başka bir önemli endikasyon yok ise ilaç tedavisine ACEİ , ARB veya KKB monoterapisi ile başlanılması ve eğer kan basıncı kontrolü sağlanamadı ise bu iki ilacın kombinasyon tedavisine geçilmesinin önerilebileceği düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Ortostatik hipotansiyon(OH), Tilt table testi (TTT), Erken sabah dalgalanması (ESD), Hipertansiyon (HT) medikal tedavisi