Aile Sağlığı Merkezine başvuran 30-65 yaş arası kadın hastaların idrar kaçırma durumunun değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA CEVDET KÖŞKER
Danışman: Berrin TELATAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç: Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan bu çalışma aile sağlığı merkezine başvuran 30-65 yaş arası kadınlarda üriner inkontinans sıklığı, tipi, şiddeti ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini İstanbul Sultanbeyli Manolya Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı 30-65 yaş arası kadınlar oluşturmaktadır. Toplam evren 4250 kişi olup basit örneklem hesaplamasıyla örnek büyüklüğü minimum 316 kişi olarak hesaplanmıştır. 15 Kasım 2023-15 Ocak 2024 tarihleri arasında aile sağlığı merkezine 30-65 yaş arası 620 hasta başvurmuş, başvuran hastalardan 258 kadın idrar kaçırma şikâyeti olduğunu beyan etmiş ve bu hastalar çalışmaya alınmıştır. Çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyodemografik özelliklerin yer aldığı 22 soru ve ifadeden oluşan form ve Uluslararası Üriner İnkontinans Sorgulama Kısa Formu kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir. Veriler parametrik testler ile analiz edilmiştir. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ki-kare testi, ikili grupların karşılaştırılmasında student t testi, ikiden fazla değişkenlerin karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA testi, ilişki analizinde Pearson korelasyon testi, etki analizinde Çoklu Doğrusal Regresyon testi yapılmıştır. Analizlerde p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmada 620 kadından 258'inde üriner inkontinans vardı ve sıklığı %41,6 bulundu. Üriner inkontinans tespit edilen 258 katılımcıdan 53 ünde (%20,5) semptomlar rahatsız edici düzeyde idi. Üriner inkontinans saptanan katılımcılarda semptomlara göre %76,7'sinin stres tip, %67,8'inin sıkışma tip ve %37,9'unun karışık tip Üriner inkontinans olduğu tespit edildi. Menopozda olmak, yaş, kilo, BKİ, toplam doğum sayısında artış üriner inkontinans ile ilişkili faktörler olarak tespit edildi. Evlilik yaşının küçülmesi sıklığı artıran bir faktördü. Rahatsız edici derecede inkontinansı olanlarda bu faktörlere ek olarak menopoz yaşının küçük olması anlamlı bulundu. Kadınlar arasında eğitim, çalışma, gelir durumu, alkol-sigara kullanımı, sık üriner enfeksiyon geçirme, kabızlık, kronik hastalık varlığı açısından bir farklılık tespit edilmedi. Kısaca obstetrik-menopoz öyküsü ve antropometrik özellikler anlamlı bulundu (p<0.05) Sonuç: Üriner inkontinans özellikle menopozla birlikte sıklığı artan bir problem olması nedeniyle Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran menopoza girmiş tüm kadınlarda sorulmalı ve derecesi-tipi belirlenerek müdahale gerektirenlerin ilgili branşlara gönderilmesi konusunda aktif davranılmalıdır. Özellikle obez ve doğum sayısı fazla olan kadınlarda üriner inkontinans görülme sıklığının yüksek olması nedeniyle menopoza girmemiş kadınlarda da bu şikâyetin sorulması unutulmamalıdır.