Bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan araştırma görevlisi hekimlerde bel ağrısı sıklığı ve bazı ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MURAT BAYKUT

Danışman: Metin HASDE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bir eğitim ve araştırma hastanesindeki araştırma görevlisi hekimlerin bel ağrısı sıklığının saptanması, bel ağrısı rahatsızlığına sebep olan meslekle ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi ve bel ağrısının günlük ve çalışma hayatına etkilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışma, Nisan- Haziran 2021 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan 469 araştırma görevlisi hekim oluşturmaktadır. Evrenin tamamına ulaşmak amaçlanmış ve tüm hastane birimleri ziyaret edilmiş ve toplam 420 (%89,5) kişiye ulaşılmıştır. Veriler, sosyodemografik özellikler, uluslararası fiziksel aktivite anketi (IPAQ), bel ağrısı ile ilgili özellikler ve Oswestry Engellilik Endeksi olarak 4 bölümden hazırlanmış ve toplam 46 sorudan oluşan bir anket formu aracılığıyla, katılımcıların kendilerinin doldurması sağlanarak toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) sürüm 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Kişilerin tanımlayıcı özellikleri yüzdelik dağılımları, ortalama ± standart sapma (Ort ± SS), ortanca ve çeyrekler arası aralık (ÇAA) kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistik analizde Ki-kare, Shapiro-Wilk, Fisher, Student-t testi, Mann Whitney U, kullanılmış ve lojistik regresyon modellemesi yapılmış olup uyumu Hosmer-Lemeshow testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan araştırma görevlisi hekimlerin bel ağrısı nokta, dört hafta ve yıllık prevalans hızları sırasıyla; %45,5, %59,8 ve %71,0 olarak tespit edilmiştir. Bu hızlar non-spesifik bel ağrısı için sırasıyla %43,1, %57,7 ve %69,5 iken aktivite kısıtlayan bel ağrısı için %7,14, %15,95 ve %22,38'dir. Son dört haftada bel ağrısı yaşayan hekimlerin %96,8'i işe gelmeye devam etmiştir ve bu oran son on iki ayda bel ağrısı yaşayanlarda %96,0 olarak bulunmuştur. Çalışma grubunda yapılan iki değişkenli analizlerde; kadın cinsiyet, cerrahi bölümde görev yapma, IPAQ'a göre fiziksel olarak inaktif ya da çok aktif olma, hekim tanılı sürekli ilaç kullanımı gerektiren hastalığa sahip olma, psikolojik destek ihtiyacı olmasına rağmen destek almama, aylık 8 ve üzeri sayıda nöbet tutma ve kişinin kendisine rahatsız gelen bir sandalyede oturması ile bel ağrısı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p 0,05). Çalışma grubuna yapılan lojistik modelleme sonuçlarına göre, kadın cinsiyet erkek cinsiyete kıyasla 1,662 kat; evli olmak bekâr olmaya göre 1,873 kat; cerrahi bölümde olmak dahili bölümde olmaya göre 1,806 kat; psikolojik destek ihtiyacı olmasına rağmen destek almama, ihtiyaç duymayan gruba göre 3,327 kat; psikolojik desteğe ihtiyaç duyup destek almak, ihtiyaç hissetmeyen gruba göre 2,339 kat oranlarında bel ağrısı görülme olasılığını artırdığı gösterilmiştir. Sonuç: Bel ağrısı sıklığının yüksek bulunduğu araştırma görevlisi hekimlerde bel ağrısının etkin tedavisi için tıbbi tedavinin yanında psikolojik sorunlara yönelik de destek verilmesi gerekmektedir. Görev yapan hekim sayısının arttırılması ile aylık nöbet sayılarının azaltılması ve iş yükünün azaltılması, hastane içindeki ergonomik olmayan yerlerin tespit edilip, iş sağlığı ve güvenliği göz önüne alınarak bu durumlara yönelik müdahaleler geliştirilmesi önerilmektedir