Pozitif idrar bulgusu olan ateşli 29-90 günlük bebeklerin menenjit yönünden risklerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLCAN KAYA

Danışman: Nilden TUYGUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Ateş bebeklerin acil servise en sık başvuru nedenlerinden biridir. Özellikle küçük yaş grubunda odağın öykü ve fizik muayene ile saptanamaması hasta yönetiminde sorun olmaya devam etmektedir. Bu bebeklerin yönetiminde geleneksel olarak Boston, Rochester, Philadelphia ve Step-by-Step kriterleri kullanılmaktadır. Pozitif idrar bulgusu olan bebekler bu kriterlere göre yüksek riskli olarak değerlendirilip lomber ponksiyon yapılması tartışılmaktadır. Son zamanlarda idrar yolu enfeksiyonuna eşlik eden bakteriyel menenjit riskinin oldukça düşük olduğu belirtilmektedir. Çalışmamızda ateş yakınmasıyla başvuran ve tetkik sonuçlarıyla idrar yolu enfeksiyonu ön tanısı alan 29-90 günlük bebeklerde eşlik eden menenjit risk faktörlerini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve yöntemler: Çalışmaya Ocak 2005-Ocak 2020 tarihleri arasında ateş nedeniyle hastanemiz çocuk acil servisine başvuran ve yapılan incelemelerde pozitif idrar bulgusu tespit edilen 29-90 gün arası bebekler dahil edildi. İdrar analizinde lökosit esteraz pozitifliği ve/veya nitrit pozitifliği ve/veya lökositüri olması pozitif idrar bulgusu olarak tanımlandı. Öyküsünde ek hastalık, son on gün içerisinde hastane yatışı ve/veya antibiyotik kullanımı ve prematüritesi olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların demografik özellikleri, idrar analizinde lökosit esteraz, nitrit, lökosit sayısı, kan beyaz küre (WBC), C-reaktif protein (CRP), kan kültürü, idrar kültürü, lomber ponksiyon yapılanların beyin omurilik sıvısında hücre sayımı, glukoz, protein, kültür, viral panel polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) dosya bilgilerinden kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 158 hastanın 64' ü (%40,6) kız, 94' ü (%59,4) erkekti. Yaş ortalamasının 60,7 gün ve yaş dağılımı %48,1'inin 29-59 gün arası, %51,9' unun 60-90 gün arası olduğu bulundu. Çalışmaya dahil edilen hastaların hiçbirinde bakteriyel menenjit tespit edilmezken iki hasta nihai olarak viral menenjit tanısı aldı. İdrar yolu enfeksiyonuna bağlı bakteriyemi 4 (%2,8) hastada gelişti. Bu hastaların lomber ponksiyonları travmatize sonuçlandı. Hastaların 67' sine (%42,4) LP işlemi yapıldı. Lomber ponksiyon yapılan hastaların 18' i (%26,9) travmatize sonuçlandı. Bir hastanın BOS biyokimya sonucu normal değilken, LP yapılan hastaların 21' inde (%31)pleositoz tespit edildi. Viral menenjit tanısı alan iki hastada idrar kültür üremesi olmadı ve steril piyüri olarak değerlendirildi. Lomber ponksiyon yapılma riskini artıran durumlar erkek cinsiyet, 29-59 gün arası olmak, lökosit esteraz pozitifliğinin yüksek olmasıydı. Hastaların acil servise başvuru anındaki genel görünümü, vücut sıcaklığı, antenatal hidronefroz öyküsü, geçirilmiş İYE öyküsü, kan WBC, idrar nitrit ve lökosit sayısının lomber ponksiyon yapılma olasılığını etkilemediği bulundu. Pleositoz risk faktörleri incelendiğinde; lökosit esteraz pozitifliği arttıkça pleositoz tespit edilme ihtimalinin artmış olduğu bulundu. Bunun dışında hiçbir faktörün pleositoz ihtimalini etkilemediği görüldü. Sonuç: İdrar yolu enfeksiyonu ile birlikte ciddi bakteriyel enfeksiyon görülme ihtimali oldukça düşüktür. Ateşli idrar yolu enfeksiyonu ön tanısı alan bebeklerin ciddi bakteriyel enfeksiyonlar açısından risk faktörleri iyi belirlenmeli, düşük risk sınıfına dahil olan hastalara gereksiz tetkik ve tedavi yapılmasından kaçınılmalıdır. Anahtar kelimeler: İdrar yolu enfeksiyonu, bakteriyemi, menenjit, bebek