Transkateter aort kapak implantasyonu (TAVİ) uygulanan hastalarda görüntüleme tabanlı parametrelerle 1 yıllık mortalitenin öngörülmesi: Yeni bir skor modeli


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BATIKAN YAZICI

Danışman: Mehmet Serkan ÇETİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı, transkateter aort kapak implantasyonu (TAVİ) uygulanan hastalarda işlem öncesi ekokardiyografi ve bilgisayarlı tomografi ile elde edilen görüntüleme parametrelerinin 1 yıllık mortalite ile ilişkisini incelemek, mortaliteyi bağımsız olarak öngörebilecek değişkenleri belirlemek ve bu değişkenler temelinde yeni bir görüntüleme destekli risk skor modeli oluşturmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nde ciddi semptomatik aort darlığı nedeniyle TAVİ uygulanan hastaların dahil edildiği, tek merkezli, retrospektif ve gözlemsel bir kohort çalışma olarak planlandı. Çalışmaya, işlem öncesi transtorasik ekokardiyografi ve TAVİ planlamasına yönelik bilgisayarlı tomografi incelemesi bulunan, ayrıca takip verilerine ulaşılabilen hastalar dahil edildi. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar, ekokardiyografik, tomografik ve prosedürel verileri hastane kayıt sistemi üzerinden geriye dönük olarak toplandı. Primer sonlanım noktası 1 yıllık tüm nedenli mortalite olarak belirlendi. Mortalite gelişen ve gelişmeyen hastalar klinik, laboratuvar ve görüntüleme parametreleri açısından karşılaştırıldı. Bir yıllık mortalite ile ilişkili değişkenler tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile değerlendirildi. Bağımsız öngördürücüler temel alınarak Bilkent-TAVİ Risk Skoru (BTRS) oluşturuldu ve skorun öngördürücü performansı ROC ve Cox regresyon analizleri ile incelendi. Bulgular: Çalışmaya toplam 566 hasta dahil edildi. Hastaların ortalama yaşı 77,0±7,8 yıl olup, 314'ü (%55,5) kadındı. Bir yıllık takip sonunda 56 hastada (%9,9) tüm nedenli mortalite saptandı. Mortalite gelişen hastalarda kronik böbrek hastalığı ve serebrovasküler olay öyküsü daha sık izlendi; proBNP, CRP, STS skoru ve EuroSCORE II değerleri daha yüksek, GFR, hemoglobin ve albümin düzeyleri ise daha düşük bulundu. Ekokardiyografik değerlendirmede mortalite gelişen grupta LVEF, aort kapak maksimum hızı ve aort ortalama gradiyenti daha düşük, sağ ventrikül disfonksiyonu daha sık saptandı. Bilgisayarlı tomografi parametreleri açısından mortalite gelişen grupta sinotübüler bileşke çapı ve minimal iliofemoral lümen çapı anlamlı olarak daha düşüktü. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde düşük albümin düzeyi, düşük hemoglobin düzeyi, sağ ventrikül disfonksiyonu, düşük aort ortalama gradiyenti ve düşük sinotübüler bileşke çapı 1 yıllık mortalitenin bağımsız öngördürücüleri olarak saptandı. Bu değişkenler kullanılarak geliştirilen Bilkent-TAVİ Risk Skoru'nda albümin düzeyinin 3,8 g/dL'den düşük olması ve aort ortalama gradiyentinin 40 mmHg'den düşük olması 2'şer puan; anemi varlığı, sağ ventrikül disfonksiyonu ve sinotübüler bileşke çapının 29 mm'den dar olması ise 1'er puan olarak tanımlandı. ROC analizinde BTRS'nin 1 yıllık mortaliteyi öngörmede anlamlı ayırt edici güce sahip olduğu görüldü (AUC: 0,707; %95 GA: 0,636–0,777; p<0,001). Aynı kohortta STS skorunun AUC değeri 0,613 olarak bulundu. Cox regresyon analizinde BTRS'nin STS skorundan bağımsız olarak mortaliteyi güçlü biçimde öngördüğü saptandı; skordaki her 1 puanlık artış mortalite riskinde anlamlı artış ile ilişkiliydi. Sonuç: TAVİ uygulanan hastalarda işlem öncesi ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi ve laboratuvar parametrelerinden elde edilen bazı değişkenler 1 yıllık mortalite ile anlamlı ilişki göstermektedir. Düşük albümin, düşük hemoglobin, sağ ventrikül disfonksiyonu, düşük aort ortalama gradiyenti ve düşük sinotübüler bileşke çapı mortalitenin bağımsız belirleyicileri olarak saptanmıştır. Bu parametreler temelinde geliştirilen Bilkent-TAVİ Risk Skoru, 1 yıllık mortaliteyi öngörmede klasik cerrahi risk skorlarına kıyasla daha yüksek ayırt edici performans göstermiştir. Bulgular, TAVİ öncesi görüntüleme ve biyokimyasal parametrelerin yalnızca prosedürel planlamada değil, aynı zamanda prognostik risk sınıflamasında da klinik değer taşıyabileceğini düşündürmektedir.