Primer diz osteoartritinde yüksek yoğunluklu ve düşük yoğunluklu lazer tedavilerinin etkinliğinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİDA KOÇER NAZLIGÜL

Danışman: Sibel ÜNSAL DELİALİOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Birincil amacımız diz osteroartiti(OA) olan hastalarda düşük yoğunluklu lazer tedavisi(LLLT) ve yüksek yoğunluklu lazer tedavisinin(HILT) konvansiyonel tedaviye üstünlüklerini araştırmak, ikincil amacımız HILT ve LLLT'nin; analjezik etkilerini, fonksiyonel durum ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini ve femur kıkırdak kalınlığının üzerine etkilerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ankara Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanesi polikliniğine 01.10.2020- 01.06.2020 tarihlerinde başvuran, 55-75 yaş aralığında olan, Amerikan Romatoloji Birliği'ne göre primer diz OA tanısı konulan , Kellgren ve Lawrence radyolojik sınıflamasına göre evre 2-3 diz OA olan; en az 3 aydır devam eden görsel ağrı skoru 4 ve üzeri diz ağrısı olan toplam 72 gönüllü hasta dahil edildi. Çalışma prospektif, randomize, kontrollü, çift kör tek merkezli olarak tasarlandı. Hastalar randomize olarak 3 tedavi grubuna ayrıldı. Birinci gruptaki 24 hastaya 4 hafta boyunca haftada 3 gün sıcak paket tedavisi, Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu(TENS), eklem hareket açıklığı egzersizleri, düz bacak kaldırma egzersizleri,quadriceps güçlendirme egzersizleri, yastık sıkma egzersizleri,tek bacak üzerinde denge egzersizlerini içeren konvansiyonel tedavi , ikinci gruptaki 24 hastaya konvansiyonel tedavi ve HILT , üçüncü gruptaki 24 hastaya ise konvansiyonel tedavi ve LLLT uygulandı.Tüm gruplar tedavi başlangıcında, tedavi bitiminde ve tedavi sonrası üçüncü ayda klinik parametrelerle ve ultrasonografik olarak değerlendirildi. Değerlendirmeler uygulanan tedavi protokolünün ne olduğunu bilmeyen aynı klinisyen tarafından yapıldı. Klinik değerlendirmede hastaların etkilenmiş ekstremitede eklem hareket açıklığı gonyometri ile , hareketle ve istirahatle ağrı skoru görsel ağrı skoru (VAS) ile,yürüme mesafeleri yürüme mesafesi ve ağrı testi ile , fonksiyonel durumları Western Ontario and McMaster Universities Osteoartrit İndeksi(WOMAC), Lequesne İndeksi ile, yaşam kaliteleri Kısa form SF-36 ölçeği ile değerlendirildi.Ultrasonografik değerlendirmede femoral kıkırdak kalınlığı ölçüldü. Bulgular: Çalışmamıza katılan 72 hastanın %69,4'ü kadın(n=50), %30,6'sı (n=22)erkekti. Hastaların yaş ortalaması 57,9 yıl, beden kitle indeksi ortalaması 30,43 , hastalık süresi ortalaması 3,39 yıldı. Her üç grupta da eklem hareket açıklık ölçümleri birinci ay ve üçüncü ayda tedavi öncesine (TÖ) göre anlamlı derecede daha yüksekken birinci aydaki eklem hareket açıklık ölçümleri ile üçüncü aydaki ölçümler arasında farklılık saptanmadı. Her grup için TÖ istirahat ve hareketle VAS skorları ortalaması birinci aydaki VAS skorları ortalamasına göre daha yüksektir(p<0,05). Konvansiyonel tedavi alanlarda üçüncü aydaki istirahat VAS skorları ortalaması birinci aya göre anlamlı derecede daha yüksekken, lazer gruplarında birinci ve üçüncü ay istirahat VAS skor ortalamaları açısından farklılık saptanmadı. Konvansiyonel tedavi alanlarda birinci aydaki hareketle VAS skorları ortalaması üçüncü aya göre anlamlı derecede daha düşüktür. Konvansiyonel tedavi+LLLT alanların birinci aydaki hareketle VAS skorları ortalaması üçüncü aya göre farklılık göstermemektedir. Konvansiyonel tedavi+ HILT alanların TÖ hareketle VAS skorları ortalaması birinci aya ve üçüncü aya göre anlamlı derecede daha yüksektir. Her üç grupta da TÖ WOMAC skorları ortalaması birinci aya göre anlamlı derecede daha yüksek iken WOMAC skorları ortalaması üçüncü aya göre anlamlı derecede daha düşüktür. (p<0,05) Her grup için tedavi bitiminde TÖ'ye göre SF36 skorlarında iyileşme, yürüme mesafesinde artış ve yürüme sırasındaki ağrıda azalma saptanmıştır. Lazer gruplarında üçüncü ay kontrollerinde yürüme mesafesinde artma ve yürüme sırasında ölçülen VAS skorunda azalma devam etmektedir. Her üç grupta da TÖ Lequesne indeksi skorları ortalaması birinci aydakine göre anlamlı derecede daha yüksekken konvansiyonel tedavi ve konvansiyonel tedavi+LLLT alanların birinci aydaki Lequesne indeksi skorları ortalaması üçüncü aydakine göre anlamlı derecede daha düşüktür. Zamanlar arasında her grup için medial, lateral ve median kıkırdak kalınlığı skorları bakımından istatistiksel olarak anlamlı derecede bir farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Tüm gruplarda TÖ medial, lateral ve median kıkırdak kalınlığı skorları ortalaması birinci aydakine göre anlamlı derecede daha düşük ve birinci aydaki medial,lateral ve median kıkırdak kalınlığı skorları ortalaması üçüncü aydakine göre anlamlı derecede daha yüksektir. Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi grubunda lateral, median ve medial femur kıkırdak kalınlığında artış miktarı diğer gruplara göre daha fazla saptanırken; LLLT grubunda lateral ve median femur kıkırdak kalınlığındaki artış miktarı konvansiyonel tedavi alan gruba göre daha fazla olarak saptandı. Sonuç: Çalışmamız diz OA'da konvansiyonel tedavi modalitelerine HILT ve LLLT 'nin eklenmesinin iyileşmeye katkısının olduğunu klinik ve sonografik olarak göstermiştir. Lazer tedavilerinin ağrıya etkisi konvansiyonel tedaviden daha uzun sürmekte ve ağrı azaldığından hastaların yürüme mesafesinde artış sağlanmaktadır.Yüsek yoğunluklu lazer tedavisiyle konvansiyonel tedavi ve LLLT'ye göre yaşam kalitesinde daha fazla ve daha uzun süreli artma saptanmaktadır.Lazer tedavilerinin rejeneratif etkileri ile femur kıkırdak kalınlığında daha fazla artış sağlanmaktadır. İki lazer modalitesi arasında etkinlik üstünlüğü belirlemede optimal bir sonuç elde edilememiştir. Anahtar Kelimeler: Osteoartrit, Düşük yoğunluklu lazer tedavisi, Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi, Kas iskelet ultrasonografisi