Malignite ve varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda yeni nesil oral antikoagülan kullanım sıklığı ve prognoza etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, DİYARBAKIR GAZİ YAŞARGİL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MAHSUM OZAN
Danışman: İhsan SOLMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Oral antikoagülan (OAK) ilaçlar; atriyal fibrilasyon (AF), venöz tromboemboli (VTE), pulmoner tromboemboli (PTE), mekanik kalp kapağı ve bazı hiperkoagülabilite durumlarında profilaksi veya tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Son yıllarda vitamin K antagonistlerine (VKA) birçok açıdan üstünlük sağlayan yeni oral antikoagülanların (YOAK) kullanım sıklığı giderek artmaktadır. Bu ajanların tamamı gastrointestinal sistem (GİS) kanaması için risk oluşturmaktadır. Çalışmamızda malignite ve varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalarda yeni nesil oral antikoagülan kullanım sıklığını ve prognoza etkisini belirlemeye çalıştık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Diyarbakır SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye ve Gastroenteroloji birimlerinin servislerinde ve/veya yoğun bakım ünitelerinde 18.04.2019 ile 01.06.2022 tarihleri arasında endoskopik olarak tanı konulmuş malignite ve varis dışı üst gastrointestinal sistem kanamalı hastalar dahil edildi ve retrospektif olarak incelendi. Hastalar yeni oral antikoagülan kullananlar ve kullanmayanlar olarak sınıflandırılıp; yaş, cinsiyet, toplam hastaneye yatış gün sayısı, yoğun bakım yatış gün sayısı, başvuru anındaki sistolik kan basıncı, başvuru anındaki diyastolik kan basıncı, başvuru anındaki nabız, majör komorbid hastalıklar, kullanılan ilaçlar, forrest skoru, rockall skoru, glasgow-blatchford skoru, eritrosit süspansiyonu replasmanı (ünite) ve mortalite açısından karşılaştırıldı. Yeni oral antikoagülan kullanan hastalar aynı kriterler açısından "varfarin kullananˮ ve "antitrombosit kullanan'' hastalar ile de karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 209 hastanın 55'i (%26,3) kadın, 154'ü (%73,7) erkek idi. Hastaların yaş ortalaması 60,32± 0,25 (18-100) idi. Hastaların 16'sında (%7,7) YOAK kullanımı mevcuttu. Tüm hastaların 13'ünde (%6,2) mortalite gelişti ancak, YOAK kullanan hiçbir hastada mortalite izlenmedi. İleri yaş, komorbidite varlığı, hipotansiyon ve taşikardi mortalite artışı ile ilişkili saptanırken; YOAK kullanımı mortalite artışı ile ilişkili değildi. YOAK kullanan hastaların yaş ortalaması ve rockall skoru, YOAK kullanmayan hastalarınkinden yüksekti (p<0,001 ve p=0,006). YOAK kullanan hastaların hastane yatış süresi ve yoğun bakım yatış süresi, varfarin kullanan hastalarınkinden daha düşüktü (p=0,01 ve p=0,007). YOAK kullanan hastaların yoğun bakım yatış süresi, antitrombosit ilaç kullanan hastalarınkinden daha düşüktü (p=0,031). Sonuçlar: Çalışmamız, YOAK kullanımının son yıllarda yaygınlaşmasıyla birlikte üst GİS kanaması etiyolojisinde rolünün arttığını göstermesi ve YOAK kullanan hastalarla; YOAK kullanmayan, varfarin kullanan ve antitrombosit ilaç kullanan hastalar ayrı ayrı karşılaştırıldığında kanamanın ciddiyeti, mortalite ve prognoz üzerine YOAK kullanımının olumsuz etkisi olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Peptik ülsere bağlı üst GİS kanamasında endoskopik müdahale ihtiyacı ve yeniden kanama riski yüksek olan lezyonlar YOAK kullanan hastalarda anlamlı olarak daha azdı ve literatürde peptik ülsere bağlı üst GİS kanamalı hastalarda YOAK kullanımı ile ilgili bir çalışma saptanmaması, çalışmamızın literatüre katkısı açısından önemlidir. Anahtar Sözcükler: Antitrombosit, üst gastrointestinal sistem kanaması, varfarin, yeni oral antikoagülan