Koroner bypass cerrahisinde kullanılan hiperoksik ve normoksik kardiyopulmoner bypass yöntemlerinin miyokardiyal hasar ve oksidatif stres açısından karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET CAN TOPÇU

Danışman: İlyas KAYACIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Çalışmamızda elektif izole koroner arter bypass greft ameliyatı yapılan yetişkin hastalarda hiperoksik ve normoksik kardipulmoner bypass tekniklerinin etkilerini karşılaştırmayı amaçladık. YÖNTEM: Kasım 2017 ve Nisan 2018 tarihleri arasında elektif izole on-pump koroner bypass ameliyatı planlanan yetişkin hastalar çalışmaya dahil edildi. Ameliyat öncesi son 7 gün içerisinde akut koroner sendrom geçiren, kardiyak aritmisi olan, kronik böbrek veya karaciğer hastalığı olan, karotis arter stenozu haricinde periferik arter hastalığı olan ve kritik preoperatif durumdaki hastalar çalışmanın dışında tutuldu. Planlanan kardiyopulmoner bypass yönetim tekniğine göre hastalar "hiperoksi" ve "normoksi" gruplarını oluşturdular. Hiperoksi grubundaki hastalar anestezi indüksiyonu sırasında %70, hipotermik bypass sırasında %50 ve ısınmada %70 FiO2 ile oksijenlendirildiler. Bu oranlar normoksi grubunda sırasıyla %35, %35 ve %45 idi. Kardiyopulmoner bypass öncesi ve reperfüzyon sonrası tüm hastalardan koroner sinüs kanı örneklemesi yapılarak miyokardiyal total oksidan ve antioksidan aktivite ölçüldü. Hastaların klinik seyirleri ve rutin biyokimyasal parametreleri izlendi. Primer sonlanım noktaları olan hastane içi veya 30 günlük mortalite, yoğun bakım ünitesi yatış süreleri ve hastane yatış süreleri not edildi. BULGULAR: Çalışma süresince hiçbir hastada hipoksemik bir ölçüm saptanmadı, hipoksiye bağlı herhangi bir komplikasyon yaşanmadı. Hiperoksi grubundaki hastaların miyokardiyal total oksidan aktivitesi anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,03). Primer sonlanım noktaları olan cerrahi mortalite, yoğun bakım ünitesi yatış süresi ve hastane yatış süresi açısından gruplar arasında anlamlı istatistiksel fark belirlenmedi. (sırasıyla p=1, p=0,82, p=0,54). SONUÇ: Normoksik kardiyopulmoner bypass, elektif koroner bypass ameliyatı yapılan yetişkin hastalarda güvenle uygulanabilir ve hiperoksik bypass'a kıyasla daha az miyokardiyal serbest radikal üretimine yol açmaktadır. İki yöntem arasında cerrahi mortalite, yoğun bakım ünitesi yatış süresi ve toplam hastane yatış süresi açısından anlamlı fark yoktur.