Anksiyete bozukluğu eşlik eden ve etmeyen major depresif bozukluk tanılı hastalarda bilişsel ve üstbilişsel süreçlerin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KEVSER ALTINTAŞ

Danışman: Servet EBRİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Üstbiliş, bilişleri kontrol eden, düzenleyen, değerlendiren üst düzey bir bilişsel yapı, bilgi ve süreçler olarak tanımlanmaktadır. Üst biliş, kişinin kendi zihnindeki olay ve işlevlerin farkında olmasını, zihin olaylarını ve işlevlerini amaçlı yönlendirebilmesini içeren bir üst sistem bütünüdür. Üst biliş sistemi, insanın bilişsel süreçlerinin işlevsel ve uyuma yönelik çabasında önemli oranda rol oynar. Dolayısıyla bu sistemde meydana gelebilecek olası bir bozukluğun pek çok psikopatolojinin gelişmesi ve devam etmesinde önemli bir faktör olacağı düşünülmektedir. Major Depresif Bozukluk (MDB) yaygın görülen ruhsal hastalıklardan olmasıyla birlikte, sıklığının artması ve sebep olduğu yeti yitimi, kayıplar nedeniyle önemi daha da artan bir sağlık sorunu olmaktadır. Depresyonda tedaviye başvuru oranlarının az olması, tedavi için başvurunun geciktirilmesi, eş görülen hastalıklarla birlikte tanı zorluklarının olması hastalığın kronikleşme riskini ve ortaya koyduğu yeti yitimi ve ekonomik kayıpları artırmaktadır. Bizim bu çalışmamızda amacımız polikliniğimize başvuran Major Depresif Bozukluk tanısı alan kişilerde ve Major Depresif Bozukluğa eşlik eden Anksiyete Bozukluğu (AB) olan kişilerde üst bilişsel ve bilişsel süreçleri incelemektir. Yöntem: Araştırmaya MDB tanısı alan 50 olgu, MDB+AB tanısı alan 47 olgu ve 49 kişiden oluşan sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara DSM-IV Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I) uygulanmıştır. Hastalara SCID-2 uygulanarak eksen-2 tanısı alanlar dışlanmıştır. Ardından Sosyodemografik Veri Formu, Üst biliş Ölçeği-30(ÜBÖ-30), Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği (FOTÖ), Otomatik Düşünceler Ölçeği (ODÖ), Ruminatif Düşünce Biçimi Ölçeği(RDBÖ), Beck Depresyon Ölçeği(BDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği(BAÖ) özbildirim ölçekleri katılımcılar tarafından doldurulmuştur. Bulgular: MDB'ye AB eşlik eden hasta grubu, MDB tanılı hasta grubu ve kontrol grubu ÜBÖ-30, FOTÖ, ODÖ ve RDBÖ toplam puanları açısından karşılaştırıldığında MDB hasta grubu kontrol grubuna göre, MDB+AB hasta grubu kontrol ve MDB grubuna göre toplam puanları anlamlı olarak daha yüksekti(p<00,1). Üst biliş ölçeği alt boyutları açısından değerlendirme yapıldığında; MDB+AB hasta grubunda tüm alt ölçek puanları MDB tanılı hasta grubu ve kontrol grubuna göre yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p<0,05). MDB tanılı hasta grubunda olumlu inançlar alt ölçeği dışındaki alt ölçek puanları kontrol grubuna göre yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p<0,05). Depresyona eşlik eden anksiyetenin öngörücüleri bilişsel açıdan incelendiğinde ÜBÖ ve ODÖ anksiyetenin öngörücüsü olarak saptandı. Üstbiliş ölçeğinin alt boyutları açısından depresyona eşlik eden anksiyetenin öngörücüleri değerlendirildiğinde kontrol edilmezlik ve tehlike alt boyutu dışında diğer ölçekler anksiyetenin öngörücüsü olarak saptandı. Sonuç: MDB+AB tanılı hastalarda MDB tanılı hastalara göre bilişsel ve üstbilişsel faktörlerin hastalık oluşması ve şiddetini belirlemede daha fazla rol aldığı sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, ruhsal hastalıklara yönelik üstbilişsel yaklaşımın, psikoterapi yöntemlerini; uygun şekilde önleme, değerlendirme ve müdahale stratejileri belirleme açısından etkileme potansiyeline sahip olduğu ileri sürülebilir. Yeni metabilişsel tedavi tekniklerini birlikte ele almak, bilişsel terapinin klasik çerçevesini güçlendirir ve bu tür bilişüstü araştırmalar hem teori hem de pratik için umut verici bir alan gibi görünmektedir. Anahtar Kelimeler: majör depresif bozukluk, anksiyete bozukluğu, biliş, üstbiliş