Servikal sitolojide epitel hücre anomalisinin histopatolojik korelasyonu ve yüksek riskli HPV DNA genotip dağılımı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM YANIK

Danışman: Sibel BEKTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Servikal sitoloji ve HPV DNA genotiplendirmesi, servikal neoplaziler için tarama testi olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada servikal sitoloji örneği alınmış ve eş zamanlı HPV DNA genotip analizi yapılmış olguların epitel hücre anomalisi (EHA) oranını, EHA'nın histopatolojik korelasyonunu ve yüksek riskli HPV DNA genotip dağılımını saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kasım 2015-Mayıs 2019 tarihleri arasında SBÜ İstanbul Gaziosmanpaşa SUAM Tıbbi Patoloji Bölümü'nde servikal sitoloji ve eş zamanlı HPV DNA genotip analizi yapılan 13277 olgu dahil edildi. Bu olgular arasında EHA tanısı alan olgular yaş, Bethesda tanı kategorisi, atrofi, transformasyon zonu (TZ) durumu, inflamasyon ve mikroorganizma varlığı açısından yeniden değerlendirildi. EHA saptanan olguların histopatolojik korelasyonu ve HPV DNA genotip dağılımı belirlendi. Bulgular: 13277 olgunun %2,82'sinde epitel hücre anomalisi saptandı. Bu olguların %49,5'i ASCUS, %32,1'i LSIL, %5,88'i ASC-H, %9,09'u HSIL olarak tanı aldı. Tüm olguların %8,77'si, EHA olgularının ise %66,3'ünde yüksek riskli HPV DNA saptandı. EHA olgularında en yüksek oranda (%45,7) diğer yüksek riskli HPV DNA (genotip 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66, 68) belirlendi. EHA ile HPV genotipleri, bakteriyel vajinozis, kandida ve TZ varlığı arasında anlamlı ilişki belirlendi. Doku tanısı olan 161 EHA'da neoplazi saptanma oranı %67,7'dir. Pozitif öngörü değeri HSIL için %89,5 iken ASCUS için %54,3'tür. Sonuç: Yüksek dereceli neoplazilerde sitolojik tanı ile doku tanıları arasında yüksek uyum mevcuttur. EHA tanısı alan olguların %66,3'ünde ve dokuda neoplazi saptanan olguların %91,7'sinde HPV DNA saptanması, HPV'nin neoplazilerle yakın ilişkisini göstermektedir. Ayrıca çalışmamızdaki HSIL olgularında en sık HPV tip 16 varlığı, bu tipin onkojenik genotip olarak önemini koruduğunu ortaya koymuştur. Sitolojik materyalde saptanan EHA ve diğer nonneoplastik parametreler, klinik protokoller eşliğinde değerlendirilmeli, tedavi ve takibi yapılmalıdır.