Atriyal yüksek hızlı atak tespit edilen hastalarda atriyal fiblasyon gelişim sıklığının belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET HİLMİ ÜNÜVAR

Danışman: Abdullah Orhan DEMİRTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Atriyal fibrilasyon (AF) en sık görülen sürekli aritmidir. İlerleyen yaş ile birlikte görülme sıklığı artmaktadır. AF'nin prevalansı %2-%4 arasındadır. Atriyal fibrilasyonda tanı ve tedavisi için geliştirilen yöntemlere rağmen kardiyak kökenli inme, morbidite ve mortalite artışına yol açan en önemli hastalıklardandır. Atriyal fibrilasyon iskemik inmelerin yaklaşık olarak %20'sinden sorumludur. Atriyal yüksek hızlı atak (atrial high rate episode, AHRE) implante edilebilir kardiyak elektronik cihazlar (CİED) tarafından algılanan atriyal taşiaritmileri ifade eder. AHRE tanımlamasında süre ve atriyal hız için net bir değer yoktur. Çalışmalarda kabul edilen AHRE süresi ve atriyal hızı değişkenlik göstermiştir. 2024 Avrupa Kalp Cemiyeti (ESC) atriyal fibrilasyon kılavuzunda atriyal hız ≥170/dk ve süre ≥ 5 dk olarak kabul edilmiştir. ARTESİA çalışmasında atriyal hız ≥175/dk ve süre ≥ 6 dk olarak kabul edilmiştir. TRENDS çalışmasında ise atriyal hız >175/dk ve süre ≥20 sn olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızdaki amacımız pil kontrolünde AHRE tespit edilen ve daha öncesinde oral antikoagülan tedavi almayan hastaların çalışmaya alınması ve çalışmaya alınan hastalarda sık takip (tanı anında ve sonrasında 3. 6. 9. 12. aylarda EKG, 3. 6. 9. 12. aylarda ritim holter) ile birlikte klinik atriyal fibrilasyon tespit edilmeye çalışılmıştır. Klinik atriyal fibrilasyon gelişimindeki etkenler incelenecektir. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza CİED ile AHRE tanısı koyulan 108 hasta çalışmaya dahil edildi. 3 hasta takipler esnasında exitus olmasında dolayı çalışmaya 105 hastayla devam edildi. Çalışmaya alınan hastalara 3, 6, 9 ve 12. Aylarda 24 saatlik ritim holter ve EKG taramaları yapıldı. Transtorasik ekokardiyografi ve demografik verileri kayıt altına alındı. 1 yıllık takip süresi sonunda klinik atriyal fibrilasyon gelişim sıklığına bakıldı. Bulgular: Çalışmamızda AHRE kabulü için AHRE süresi ≥20sn, AHRE hızı ≥170/dk olarak belirlendi. Çalışmaya alınan hastalar 1 yıl takip edildi. 1 yıllık takip sonunda %16,2 hastada klinik atriyal fibrilasyon geliştiği izlendi. Atriyal fibrilasyon izlenen grupta NT-proBNP düzeyi istatiksel anlamlı olacak şekilde daha yüksekti (p=0,001), SR'li gruba karşı AF'li grupta ortalama CHA2DS2-VA skoru daha yüksekti (2,82±1,6 ya karşılık 3,94±1,6 p=0,013) LA çap değeri SR'li gruba karşı AF'li grupta daha yüksekti (38,1±4,3 mm'e karşılık 45,1±3,5 mm p<0,001).SR'li gruba karşı AF'li grupta EF değerleri daha düşüktü (%48,8±12,9'a karşı % 41,5±14,9 p=0,04). Sonuç: Çalışmamız sonucunda AHRE'li hastalarda 1 senelik takip sonrasında %16,2 oranında AF gözlendi. AHRE'li hastalarda AF tespit edilen grupta yüksek NTproBNP düzeyi, yüksek CHA2DS2-VA skoru, yüksek LA çapına sahip hastalarda klinik atriyal fibrilasyon gelişim sıklığı daha fazladır. Bu özelliklere sahip hastalara klinik atriyal fibrilasyon taraması açısından daha yakın takip edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, AF, Atriyal yüksek hızlı atak, AHRE, NTproBNP